Devlet Bahçeli'den "FETÖ" açıklaması: Partiyle ilişkisini keseriz

"FETÖ siyasette var mıdır?" diye soran MHP lideri Devlet Bahçeli, bunun araştırılması gerektiğini söyledi. Bahçeli, “Eğer MHP’de olan varsa partiyle ilişkisini keseriz” dedi. Bahçeli, Beştepe'deki adli yıl açılış törenine katılacağını da açıkladı.

ntv.com.tr - Anadolu Ajansı 29.08.2016 - 12:15 | Son Güncelleme : 29.08.2016 - 16:16

Devlet Bahçeli'den "FETÖ" açıklaması: Partiyle ilişkisini keseriz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

Cerablus hakekatının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Bahçeli, “Cerabus IŞİD’den temizlenirken PYD hemen kademeye girmiştir. IŞİD ne kadar tehditse, PKK, PYD, YPG o kadar tehdittir” diye konuştu.

ABD'YE TEPKİ

PYD konusunda ABD’ye tepki gösteren Bahçeli, “PYD’yi en fazla şımartan ABD’dir. Terör her yerde ve her zeminde terördür. ABD’nin PYD’ye sözcülük yapması, insafsızlık, saygısızlık ve art niyetlidir” dedi.

Bahçeli, “ABD’nin ortak düşman olarak IŞİD’i gösterip PYD’yi perdelemesi, FETÖ’yle ilgili hala üç maymunu oynaması sorumsuzluk, hukuksuzluk, aynı zamanda utanmazlıktır. Türkiye’nin IŞİD’le doğrudan mücadelesi, bu vahşi örgütün eylemlerini daha da kamçılayacak, PYD-PKK cenahını daha da kışkırtacaktır” diye konuştu.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm terör örgütleri sırayla Türkiye'ye saldırı düzenlemektedir ve korkarım ki bu kanlı süreç genişleyerek devam edecektir. Bu itibarla devletin teyakkuzda bırakılması, her türlü güvenlik tedbirini tüm vatan sathında alması yararlı ve hayatidir.

Milliyetçi Hareket Partisi TSK’nın başarılı olması, Türkiye’nin terörizmle savaşından alnının akıyla çıkması hususunda elinden gelen her türlü katkı ve manevi desteği eksiksiz verecek, hükümetin arkasında sağlam şekilde duracaktır. IŞİD, PYD-PKK’yı yok etmek için Türk milleti artık ayaktadır. Terörizmi akıttığı kanda boğmak, Türk milletine meydan okuyan alçakları bataklıklarına gömmek Türkiye için tarihe, ecdada ve milli varlığımıza namus borcudur. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde hareket edilerek terör örgütleri tamamıyla tasfiye edilmelidir. Vakit terörü bitirme vaktidir. Kahramanlarımıza diyorum ki, ne kadar katil örgüt varsa gidin bulun, alayını birden imha edin. Biz yanınızdayız, biz sonuna kadar arkanızdayız.”

Bahçeli, Türkiye’ye yönelik terör eylemlerine ilişkin şöyle konuştu:
“Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru açılması an meselesidir ve bunun önemli bir bölümünün alt yapı inşaatı tamamlanmıştır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ne pahasına olursa olsun bu ihanet oyununu, bu batıl hesabı gerekirse kanıyla, gerekirse canıyla bozmalıdır ve bozacaktır. Buna göre 15 Temmuz FETÖ saldırısını kolektif terör eylemi olarak değerlendirmek abartı görülmemelidir.

PKK, PYD, IŞİD, FETÖ tamamıyla küresel ve bölgesel vahşet politikalarını hayata geçirmenin, Türkiye’yi zaafa düşürmenin, toplumsal direnci kırmanın hem kuklaları hem de kirli maşalarıdır. Anadolu’nun istilası, bağımsızlığımızın itlafı yeniden masadadır. Yeni bir fetret devrine girilmesi ve dağılıp parçalanması amaçlanmaktadır.

15 Temmuz'da milli tepki doğmamış olsaydı, düşmanla boğuşa boğuşa teyit edilen milli hak ve çıkarlarımız, az kalsın terörizmin kanlı dişleri arasına sıkışarak öğütülmüş olacaktı. Emperyalizmin dört bir koldan kiraladığı katillerle saldırması, rehavetimizi ve boşluğumuzu kollaması tesadüf değildir. Üst akla, milli akılla cevap vermenin zamanı da çoktan gelmiştir. Türk milletinin zillet ve hezimet yaşamasını projelendirenler, boşuna sevinmemelidir; çünkü hevesleri haram ve hıyanet kursaklarında mutlaka kalacaktır.”

“KİMİNLE MUTABAKAT KURACAKSINIZ?”

Bahçeli, "FETÖ'nün siyasetten de temizlenme sürecinde, 40-50 milletvekili giderse sayısal anlamda iktidarın hükümetten düşmesi gibi bir riskten söz ediliyor. MHP, milli mutabakat anlamında hükümete desteğini sürdürür mü?" şeklindeki bir soruyu şöyle yanıtladı:

“Siyasi iktidar FETÖ örgütlenmesi ve buna benzer terör örgütleri ile mücadelesini sürdürürken siyasi alanda da neyin ne kadar olduğunu kamuoyu ile paylaşırsa o zaman sizin bu yorumunuza cevap verebilecek bir veri elde edilmiş olur.

316 milletvekiliyle Mecliste çok geniş bir desteğe sahip olan bir hükümet var. Bunun üzerine hangi milli mutabakatı kuracaksınız? Kiminle kuracaksınız? PKK'nın uzantıları ile milli mutabakat olur mu veya FETÖ'nün kalıntıları ile milli mutabakat olur mu? Bunları görmek ve anlamak lazımdır. Her türlü fedakarlığa da hazırız. Tabii fedakarlık hangi noktada, bize neyi düşürüyorsa ona hazırız anlamı taşır.

Türkiye Cumhuriyeti devleti sahipsiz değildir, Türkiye'nin bölünmesine, parçalanmasına müsaade edilmeyecektir. Edenler olursa, onları da karşımıza alır var olan gücümüzle milliyetçi ülkücü hareket olarak her türlü mücadeleyi kanla, canla veririz."

İKİNCİ DARBE İHTİMALİ

Genel Başkan Bahçeli, "İkinci bir darbe girişiminden bahsediliyor, sizin böyle bir beklentiniz ya da öngörünüz var mı?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Bu bilgiye sahip olan, basınla paylaşanlar her kimlerse, içlerinde siyasetçiler var, köşe yazarları var, basın mensupları var, stratejist uzmanlar olarak televizyonlarda her gün görünen insanlar var ama bu ülkenin de başsavcıları var. Bu tür bir müdahalenin ikinci defa olacağını söyleyen insanlara başvurup, sahip oldukları bilgileri sormaları ve gerekli tedbiri almak için de hükümeti uyarmaları lazımdır."

“EĞER MHP’LE İLİŞKİSİ OLAN VARSA...”

Devlet Bahçeli, "Fetullah Gülen ile görüşmediği için mi MHP'ye kaset komplosu kurulduğunun" sorulması ve Şerif Ali Tekalan ile görüşmesine yönelik medyada çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine, 2009 Haziranı'nda Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Akça'nın kendisinden randevu istediğini, yanında tıp fakültesinin bir mensubu olarak takdim edilen Şerif Ali Tekalan olduğu halde geldiğini bildirdi.
Ziyarette Tekalan'ın o zaman bazı konularda düşüncelerini kendisiyle paylaşmak istediğini anlatan Bahçeli, Tekalan'ın kendisinin Fetullah Gülen ile görüşmediğini söylediğini anlattı.

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben kendilerini sonuna kadar dinledim arkasından şunu söyledim; 'Bazı faaliyetleriniz milletçe olumlu karşılanmıştır ancak bazı faaliyetleriniz o olumlu karşılananları da silip atmıştır. Türkiye'nin bütün kültürel değerlerini, milli ve manevi değerlerini tahrip eden yayınlarınıza şahit olmaktayız. Mehtap televizyonunda bazı aydın diye geçinenler sürekli bunu yapmaktadırlar. Bu böyle devam eder, toplumumuzun bütün değerlerini tahrip ederseniz bir gün Ülkücü hareketle karşı karşıya kalmanız mukadderdir' diye cevap vermişimdir.

Kendileri, bu cümlem karşısında 'Yakında bir seyahatim olacak, bu görüşmeyi aktarabilir miyim ' demişlerdir. Biz de 'Bunu istediğiniz yere aktarabilirsiniz ama devam ederseniz tekraren ifade ediyorum ülkücü hareketle karşı karşıya gelmeniz mukadderdir.' dedik. Bundan 1,5-2 ay sonra MHP'de bir fitne, fesat yaygınlaşmıştır. Bazı kişiler bu manada araç olarak kullanılmıştır. Söylenenler Anadolu'da;'MHP'nin genel başkanı dinsizdir, namaz kılmasını bilmez, şudur, budur, sonuç; değişmelidir.'Yani bugün 'değişme, dönüşüm' diye de söylenen laflar 2009 yılının Ekim ayından itibaren söylenenlerdir. Allah'a çok şükür bu dönüşümü ne bu manada algılamışız ne de değişimde bu manada oyunun içerisine düşmüşüzdür.
FETÖ denen örgütlenme yedi ayakla genişlemiştir. TSK’dan tutun, eğitim kurumlarına, emniyete ve iş alanlarına kadar vardır. Bir de siyasi alanda da olduğu ifade edilmektedir. Herkesin sorduğu soru şudur; toplumu oluşturan her alanda var olanlar, acaba siyasette de var mıdır Eğer 'vardır' deniyorsa bugün FETÖ ile mücadele edenlerin, siyasi alanı da gözden geçirmeleri lazım. Eğer böyle bir gözden geçirme içerisinde MHP ile ilişkisini bildiğimiz, tanıdığımız kim varsa ilişkisini keseriz. MHP ile birlikte yol alması söz konusu olamaz.”

“ADLİ YIL AÇILIŞINA KATILACAĞIM”

Devlet Bahçeli, adli yıl açılış töreniyle ilgili soruya "1 Eylül'deki Adli Yıl Açılış Töreni'ne katılacağımı ifade ediyorum" yanıtını verdi.

Bahçeli şunları kaydetti: "Geçmiş dönemlerde davetiye aldığımız günler olmuştur, almadığımız günler olmuştur ancak Türkiye'de birçok kurumun birbirleriyle birlikte ve beraber hareket etmesini kazandırabilecek olan bir değerlendirmeyi önce hayra yorumlayıp sonra vazgeçmenin anlamı yoktur. O sebepten dolayı başta Barolar Birliği olmak üzere anamuhalefet liderinin de madem ki Cumhurbaşkanı ile 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin gündemini konuşmak için Beştepe'ye gidiyorlarsa Beştepe'nin içerisindeki bir salona gitmekte hangi tür sakıncayı görüyorlar onu da anlamak zordur."

GAZİANTEP’TEKİ SALDIRI

Bahçeli, Gaziantep’teki saldırıya ilişkin, “Bu tip bir canavarlığın eşi ve emsali henüz görülmemiştir. Tablo dehşet vericidir” diye konuştu.

FETÖ soruşturmalarını da değerlendiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

Öğretmen, öğretim üyesi gibi mesleklere mensup binlerce kişi FETÖ’ye biat etmiş, ama bunu devleti yönetenlerin ruhu bile duymamıştır. Aralarında holdingler, şirketler, bankalar, dergiler, gazeteler, televizyonlar, radyolar, sivil toplum kuruluşları, okullar, hastaneler, üniversiteler ve dershanelerin bulunduğu çok sayıda kurum ve kuruluşa FETÖ yıllarca sahip olmuştur. Ve deyim yerindeyse devlet içinde devlet kurmuştur.

FETÖ başarısız olup durdurulunca kanlı devriyeye, cinayet vardiyasına diğer örgütler çıkmış ve çıkarılmıştır. Türkiye içinden ve dışından sarılmıştır. Gerçekten tehlike devasadır. Bunu görmek, bunu idrak etmek lazımdır. Şu anda her türlü siyasi ve ideolojik beklenti ikinci plandadır. Türkiye’nin güvenliği, Türk milletinin beka ve birliği milli şuurla sahiplenilmeli, korkusuzca savunulmalıdır. Siyasi çekişme ve kutuplaşmalarla geçireceğimiz vakit yoktur. Yenikapı uzlaşması, TBMM’de tezahür eden müşterek irade süreklilik kazanmalıdır. Vatan kaybının sınırında olduğumuz görülmelidir. Küresel linç kampanyasının ülkemizin omurgasını çökertme, eksenini kaydırma, tarihi yürüyüşünü durdurma gayesi güttüğü ortadadır. Türkiye’nin derhal, çok acil milli huzur ve iç barış ortamını temin etmesi şarttır.

Asılsız ihbarlarla insanlarımızın saygınlık ve gururlarıyla oynanmasına, uyduruk şikayetlerle insan onurunun ezilmesine son verilmelidir. Devletteki tahribatı gidermek için AKP ortak akla, demokrasinin ilkelerine, hukukun temel kurallarına harfiyen riayet etmelidir. Yeni sosyal ve siyasal bölünmelere tahammülümüz yoktur. Yeni cepheleşmeler şu güne kadar işlenen suç ve cinayetlere ortak olmak demektir. Türkiye’nin toplumsal dirliği hep beraber sağlanmalı, üzerimize serpilen ölü toprağı topyekun kaldırılmalıdır. Türk milletinin tarihte kurduğu 16 devlet vardır. Bunların yıkılışları az çok birbirine benzerdir. Ne var ki, 17. Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir. Türk milleti, Türklüğün, tüm Türk vatandaşlarının şan ve şerefidir. FETÖ, PKK, IŞİD, DHKP-C küresel saldırganlığın hesabına çalışan infaz görevlileri, eli ve vicdanı kanlı cellatlarıdır.”

Milli kurtuluşun iki yolu olduğunu savunan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Ya bütün haklarımızı en son zerresine kadar koruyarak kurtuluşun sancağını mahşere kadar taşıyacağız, ya da tarihsel hak ve mirasımızdan ödünler vererek çözülmeye, erimeye, manda ve himayeye göz yumacağız. Birincisi elbette gerçek ve kalıcı bir kurtuluştur. Türk milleti egemenliğini göz bebeği gibi koruyacaktır.
Ülkemiz çok hassas bir süreçtedir. Adeta sırat köprüsünden geçilmektedir. Türkiye hiç böyle bir döneme şahit olmamıştır. Siyaset bir ve beraber olmazsa, heyecan ve hedefler milli ahlakla bütünleşmezse Türkiye Suriye’nin yerine ikame edilecektir. Sonuçta, Allah muhafaza, bölünmemiz sağlanacak, son yurdumuz ateşe verilecektir. Asırlardır çevremizde ihanet kuyusu kazanlar amaçlarına böylelikle ulaşmış olacaklardır. Bozgun akşamlarını tarih kitaplarında okuyan nesiller, derlenme toparlanma olmazsa bir yenisine hayattayken tanık olacaklardır.

Biz sorumlu ve milli muhalefetimizi yine yapacağız; ama siyasi mücadelenin ahlaki ve vicdani dengeden mahrum olmasına izin vermeyeceğiz. Bu devlet bizimdir. Bu millet biziz. Görüşlerimiz ayrı da olsa hükümet Türkiye Cumhuriyeti’nindir. Ve de desteğimiz sürecektir. Uzlaşalım, anlaşalım, sıkılı yumrukları açalım, geleceği birlikte ve beraberce inşa edelim. Az oy aldım, çok milletvekilim var sözleri eskilerde kalmış, mana ve muhtevasını çoktan kaybetmiştir.

Düşmanları güldürmeden, hangi yanlış politika varsa; başta Suriye olmak üzere, dönmek, tamir etmek, nedamet göstermek erdem ve elzemdir. İçeride birliğimizin hamurunu büyük Türkiye ve Türk milleti özlem ve iradesiyle yoğurursak, dışarıdan hiçbir tazyik ve tertip kalemizin burçlarından aşamayacaktır.

Kardeşliğimizi pekiştirelim, etnik ve mezhep fitnesine göğüs gerelim. Türkiye geleceğe umutla bakmalıdır. Türkiye gelecekte bugünden daha da güçlü olmalıdır ve olacaktır. Bu sorumluluk hepimizin sırtındadır. Aykırı görüşleri, çatlak sesleri, afaki talep ve ters düşünceleri demokrasi kültürü içinde makul ve kabul edilebilir sınırlara çekelim. Hukuk devletine bağlı kalarak, insan hak ve onurunun çiğnenmesine sessiz durmayalım. Türk Silahlı Kuvvetlerini türbülanstan çıkaralım, üzerinde titreyelim, hassasiyetleriyle oynanmasına, hedef yapılmasına, itilip kakılmasına mutlaka engel olalım. Ve de terörle aynen kurtuluş yıllarında olduğu gibi yediden yetmişe mücadele edelim, bu belanın, bu ifritin, bu kanlı döngünün kökünü tümden kurutalım.

Terörizmle mücadele edildiği sürece; darbecilere, fitnecilere, devlet içine yuvalanmış hainlere haddi bildirildiği müddetçe partimiz devletinin ve hükümetin yanında sapasağlam duracaktır. Gerekirse de her fedakarlığı yapmaktan kaçınmayacaktır.”

Sayfa Yükleniyor...