Bahçeli'den hükümete sert eleştiri

MHP Lideri Bahçeli, Başbakan Davutoğlu ve AK Parti'yi sert sözlerle eleştirdi: ''AKP'nin soysuz politikaları yüzünden milli güvenlik duvarlarımız yıkılmıştır. Davutoğlu Ankara patlamasından sonra oyumuz arttı diyordu. Be ey gafil, be ey densiz, be ey yüreksiz insanlarımız ölüyor sen hala oy hesabı yapıyorsun.''

bahçeli.jpg

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Ankara mitinginde konuştu.

Bahçeli, 1 Kasım'da yapılacak milletvekilli genel seçimlerinin barış, huzur, olgunluk, güvenlik ve demokratik yarış içinde geçmesini temenni ederek, siyasi partilere ve milletvekili adaylarına başarılar diledi.

Türkiye'nin zor durumda, geleceğin ise bıçak sırtında olduğunu öne süren Bahçeli, "Huzurumuz darboğazda, iç barış ve kardeşlik ortamı buhrandadır. Terörizm, Türkiye'yi kana bulamış, adeta ölüme yatırmıştır. Bölücülük, mevki ve mevzi elde etmiştir. Türkiye, çıkmazdadır. Türkiye, sıkıntı ve sorun yumağıdır" diye konuştu.

''AKP'NİN SOYSUZ POLİTİKALARI YÜZÜNDEN...''

Devlet Bahçeli, ülkenin her değerinin, mirasının ve kutsalının "AK Parti saldırısına maruz kaldığını" savunarak, ''AKP'nin soysuz politikaları yüzünden milli güvenlik duvarlarımız yıkılmıştır, milli his ve hassasiyetlerimiz aşındırılmıştır. Milli kimlik ve geleceğimiz rehin alınmıştır'' dedi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

"Tehlike, büyüktür. Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanmıştır. 10 Ekim günü Ankara'nın göbeğinde canlı bombalar patlamıştır. Bu, sıradan bir hadise değildir. Canlı bombalar, hükümetin acziyetinden, güvenlik ve istihbarat zafiyetinden azami ölçüde yararlanmışlardır. Terör örgütleri, AKP'nin kötürüm ve körlüğünü fırsat bilmişlerdir. İntihar bombacıları, Suriye'den Ankara'ya kadar rahatlıkla geliyor, Başkentte saldırılarını icra edebiliyorsa, ortada hükümetin ağır bir kusuru ve ihmali var demektir. Gaziantep'te çarıkçılığa özenen, Şanlıurfa'da dama oynayan, Gazali ve Hegel ile rüyalarda buluşan Davutoğlu, ne iş yapmaktadır Sarayda, muhtarlarla düzenlediği toplantılarda yalan ve aldatma kompozisyonu yazan Erdoğan, daha ne kadar sorumluluktan kaçacaktır Paralel operasyonu ile dengesi bozulan Emniyet, Saraya özel hizmet sunan İstihbarat Teşkilatı, neyle meşguldür Böylesi rezil bir yönetim, tarihimizin hiçbir döneminde vasat bulmamıştır. Böylesi düşkün ve korkak bir iktidar, ne duyulmuş ne de görülmüştür. Türkiye, teröristlerin cirit attığı, bekamıza, beraberliğimize, birlik hukukumuza meydan okuduğu üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline gerilemiştir. Suçlu, Başbakanlığı kağıt üstünde kalan Ahmet Davutoğlu'dur. Suçlu, 17-25 Aralık'ta yakayı kurtarmak için devlet hayatını tarumar eden, bu da yetmezmiş gibi teröristlere kol kanat geren Recep Tayyip Erdoğan'dır."

"TERÖRİSTE GELİNCE HUKUK DEVLETİ, MİLLETE GELİNCE HÜLLE ADALETİ..."

Canlı bombaların kimliğinin bilindiğini, Başbakan Davutoğlu'nun açıklamalarının da bu yönde olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

"Fakat birden hukuk devleti olduğumuzu hatırlayan Davutoğlu, teröristleri kollarcasına 'Eylem yapmadan harekete geçemeyiz' diyerek Başbakanlığa layık olmadığını, üstlendiği yetkiyi kötüye kullandığını göstermiştir. Canlı bombalar hedeflerini imha için etrafta gezerken, Başbakan sabırla eylem yapmalarını beklemektedir. Böyle bir devlet idaresi, nerede görülmüştür Düşmana buyur eden, ikramda bulunan bir hükümete dünyanın neresinde rastlanmıştır Teröriste gelince hukuk devleti, millete gelince hülle adaleti uygulayan bir Başbakan ve hükümetine nasıl güveneceğiz, nasıl inanacağız Madem hukuk devletiyiz, o zaman hırsızlar, rüşvetçiler, komisyoncular, yüzdeciler, kasacılar, kutucular, villacılar, arazi yağmacıları, haksız servet edinen soygun çeteleri niçin dışarıdadır Madem hukuk devletiyiz, o halde kanun kaçakları, altın kaçakçıları, kollarında yüzbinlerce liralık rüşvet saat takan ahlaksızlar, Kur'an ile alay eden namertler ne hakla koruma altındadır Hukuk devleti idiysek, polisleri kovalayan, yandaşlık tasmasını reddetmiş hakim ve savcılara zulmeden adalet katliamcıları, nasıl özgürce dolaşmaktadır Davutoğlu, sanal hukuk hatırlatması ile vakit geçirirken daha kaç insanımızın ölmesi, hangi saldırıların vuku bulması lazımdır Bunların hukuk diye bir meselesi yoktur. Şu anda hakim olan Habur, Kandil, İmralı, Oslo hukukudur. Anayasayı çiğneyen, yasalara
başkaldıran, zulmü alkışlayan, zalimlere kul köle olan AKP ile Türk Milleti'nin işi ve geleceği olamaz, olmamalıdır."

"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ VARKEN BOMBACILAR, SUİKASTÇİLER KAÇACAK DELİK ARAYACAKTIR"

Devlet Bahçeli, milliyetçi-ülkücü hareketin varlığının her kirli kampanyanın parçalanmasına yeteceğini belirterek, "Türk Milliyetçileri varken bombacılar, suikastçiler, saldırganlar, kaçacak delik arayacaktır. MHP varken batı planlarına uşaklık yapanlar, rahat yüzü göremeyeceklerdir" dedi.

Alandakilere, "1 Kasım'da bayrağa, vatana, istikbale sahip çıkacak mısınız? 1 Kasım'da terör baronlarına, terörist himayecilerine, yıkım ve çözülme siyasetine kesin ve kesif bir darbe vuracak mısınız 1 Kasım'da AKP'yi kenara ve kızağa çekip, MHP'yi seçecek misiniz Ülkenin geleceğine, tertemiz vicdanlarınızla oy verecek misiniz " diye soran ve "Evet" yanıtı alan Bahçeli, "Bu 'evetler', 1 Kasım'da Türkiye'nin kurtuluş habercisidir. Bu 'evetler', Türk Milleti'nin bağımsızlık ve var olma tercihidir" değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları ifade etti:

''Serok Ahmet, ustasından öğrendiği yalanlara bel bağlamıştır, sattırmak konusunda uzmanlaşmıştır. Davutoğlu'nun öğüttüğü iftira, savurduğu hayaldir. Yalanla yaşayan, yalana yaslanan, yalancılığı kılavuz yapan, yalandan bir başbakan karşımızdadır. Davutoğlu, Şanlıurfa'da IŞİD'e 'nankör' demektedir, PKK'yı 'korkaklık ve hainlikle' itham etmektedir. Davutoğlu, Ankara'daki bombadan sonra 'oylarının artığını' söyleyecek kadar da aklını ve ahlakını kaybetmiştir. IŞİD'e nankör diyen Davutoğlu, bu sözünü açıklığa kavuşturmak durumundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu, IŞİD'e hangi iyilikleri yapmış, hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir.''

Bahçeli, Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu basıldığında ve Süleyman Şah Türbesi tahliye edildiğinde, Davutoğlu'nun aklına IŞİD için "alçak, terörist ve hain" demenin gelmediğini ileri sürdü.

Bahçeli, küresel çevrelerin terör imalatı olan IŞİD, vatan toprağı sayılan dış misyonun ablukaya alıp, Türk bayrağını indirirken Başbakan Davutoğlu'ndan çıt çıkmadığını iddia etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, 30 Eylül 2014 tarihine kadar IŞİD'e terörist diyemediğini savunan Bahçeli, bu vahşi çetenin tehditlerinin devamlı alttan alındığını söyledi.

Bahçeli, "Arkasından Esat nasıl 'Esed' olduysa IŞİD de birden bire 'DEAŞ' olarak tanımlanmıştır. Davutoğlu, şimdi IŞİD'e nankör demektedir, peşinden ağır sözleri bir bir saydırmaktadır. Geçmişte AKP'nin ne gibi bir bağlantısı olmuştur IŞİD militanlarını Türkiye'de ağırlayan, tedavi imkanı sağlayan, sınırlarımızdan giriş çıkışlarına göz yuman AKP değil midir AKP hükümeti, hangi iyilikleri yapmıştır da IŞİD buna layık olamamıştır Serok Ahmet, Selefi veya harici Ahmet şeklinde anılmak istemiyorsa, bu sorularımıza dosdoğru cevap vermekle mükelleftir" ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE, TERÖR PARANTEZİNE ALINMIŞ, TERÖR BOYUNDURUĞUNA GİRMİŞTİR"

Devlet Bahçeli, "Ankara saldırısını IŞİD, PKK ve Suriye istihbaratına yıkma çabası, Erdoğan ve Davutoğlu'nu fazlasıyla cezbetmiştir" dedi.

Ankara Garı'nda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin, Başbakan Davutoğlu'nun "kokteyl terör", Erdoğan'ın da "kolektif terör" ifadelerini kullandığına işaret eden Bahçeli, şunları söyledi:

"Hükümet, mazrufla değil, zarfla ilgilenmektedir. Bu cılız ve aciz zihniyet, Ankara saldırısının maksat ve mesajlarını okumaktan, yorumlamaktan, gerekli tedbirleri almaktan oldukça uzaktır. Asıl sorun, asıl çarpıklık, asıl vahim tablo da budur. İhmaller serisi sonucunda hangisi olursa olsun, terör örgütleri Ankara'ya taşınmıştır. İhanetler zinciri, canlı bombalara yeşil ışık yakmıştır. Türkiye, terör parantezine alınmış, terör boyunduruğuna girmiştir. AKP, körle yatmış, şaşı kalkmıştır. Ülkemiz, böyle gidemeyecek, bu şekilde yönetilemeyecek, canilerin oyuncağı olamayacaktır. Biliniz ki teröre dur demek ülkenin geleceğine hizmettir. Teröristleri bu aziz vatandan temizlemek, denge ve düzeni sağlamak, ülkenin geleceği için mecburiyettir. Davutoğlu'nda bunu yapacak cesaret, dirayet ve hamiyet yoktur. Erdoğan'da bunu başaracak niyetten, mizaçtan ve sicilden iz ve eser kalmamıştır. Türkiye'nin önüne kim geçerse, Türk Milleti'nin ufkunu kim perdelerse, milliyetçi hareketin kahır ve azmiyle tanışacaklardır. Terörü amasız, şartsız, fakatsız, bahanesiz bitirecek, kökünü kurutacak yegane kudret milliyetçi harekettir. Biz, müzakere etmeyiz, mücadeleyi gittiği yere kadar sürdürürüz. Biz, teröristlerden insaf beklemez, merhamet dilenmez, kiralık katillere hak ettiği ders ve cezayı korkusuzca veririz. Çünkü biz, Türkiye'nin yılmaz bekçileri, milliyetçi hareketiz."

"AYAKLARINI DENK ALSINLAR"

MHP'nin, teröre, teröriste, bölünmeye, dağılmaya, ufalanmaya, küresel planlara "hayır" dediğini, geleceğe yürüdüğünü belirten Bahçeli, "Davutoğlu bunları bilsin, Erdoğan bunları duysun, duysunlar ki ayaklarını denk alsınlar, hadlerinin, hudutlarının farkına varsınlar" dedi.

Bahçeli, Türkiye'nin açık artırmada kazanılan, ikinci el toprak parçası olmadığını, Türk Vatanı'nın her karışının şehitlerin aziz hatıralarıyla perçinlendiğini belirterek, "Biz bu berekete toz kondurmayız, bu muazzez anıya leke sürdürmeyiz. Davutoğlu'na bu söylediklerimin masal gibi geldiğini biliyorum. Zira o, kimlik ve kişilik muammasıyla çırpınmakta, çırpındıkça da batmaktadır" diye konuştu.

''BE EY GAFİL, BE EY DENSİZ...''

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Ankara'daki patlamadan sonra oyumuz arttı" dediğini öne süren Bahçeli, şunları kaydetti:

"Be ey gafil, be ey densiz, be ey yüreksiz, insanlarımız ölüyor, sen hala oy hesabı yapıyorsun. Mehmetçikler, polisler şehit ediliyor, sivil ve masum vatandaşlarımızın canı alınıyor, sen oy çetelesi tutuyorsun. Hiç mi vicdanın sızlamaz, yüreğin yanmaz, hiç mi Allah'tan korkmaz, kuldan utanmazsın? Bu, nasıl bir söz, beyan ve düşüncedir Bombalar patlıyor ve bu AKP'ye yarıyorsa, o zaman azmettiren bellidir. Katliamlar yapılıyor, insanlarımız tabuta sokuluyor ve bu AKP'nin oyunu yükseltiyorsa, canilere hedef çizen, saldırı emrini veren de uzaklarda aranmamalıdır. AKP, kanlı döngünün bir numaralı sorumlusudur. AKP, terörizmin, her neviden terör örgütlerinin gizli rehber ve lideridir. Dünyanın neresinde bu kadar can gitmişken, bu kadar ana ağlamışken, bu kadar felaket yaşanmışken bir hükümet partisinin oyu artmıştır?"

''MHP, HDP DIŞINDA HER PARTİ İLE İKTİDAR KURMAYA HAZIR''

''1 Kasım'dan sonra Türkiye hükümetsiz bırakılmayacaktır. MHP 4 ilkesi çerçevesinde HDP dışında her parti ile iktidar kurmaya hazırdır'' diyen Bahçeli, ''Oylarımızın düştüğünü ahlaksızca söyleyenler, içimizden devşirilen dönek ve devşirmeler 1 Kasım akşamı rezil, rüsva olacaklardır. Kaygıları, telaşları bu yüzdendir. MHP tuzakları bozarak geliyor. MHP; AKP, CHP, HDP kuşatmasını yararak geliyor. MHP 1 Kasım'da iktidara geliyor'' şeklinde konuştu.

"TOROS'U BIRAK, ÇIĞ GİBİ ARTAN TOZ TİCARETİNE BAK''

Başbakan Davutoğlu'nun partisinin Van mitinginde söylediği ve tartışmalara neden olan 'Beyaz Toros' ifadesini eleştiren Devlet Bahçeli, "Şimdi de, 'biz gidersek beyaz toroslar gezer' diyorlar. Dün 'biz gidersek maaşlar ödenmez' diyenler, şimdi milleti torosla korkutmaya çalışmakta, gizli bir örgütlenmenin şifrelerini vermektedir. Toroslar gezmiyor ama, çeteler her yere konuşlanıyor. Toroslar gezmiyor ama, doğu ve güneydoğudan devlet geri çekiliyor" görüşünü savundu.

Türkiye'nin 1919 şartlarına çoktan girdiğini öne süren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Davutoğlu, torosu bırak, devri iktidarınızda doğudan batıya çığ gibi artan toz ticaretine ve trafiğine bak. Torosu bırak, haram limanlarından demir alan rüşvet ve zillet gemiciklerine, kasalarından silah çıkan tırlara kafayı tak. HDP eşbaşkanı devlete 'katil' derken, Davutoğlu'nun beyaz Toros hatırlatması tıpkısının aynısıyla devleti faili meçhul cinayetlerin azmettiricisi olarak göstermektir. Bu bir PKK üslubu, PKK ağzıdır. Terörü azdıran, bölücülüğü havaya kaldıran AKP yönetiminin içine PKK kaçmıştır. 'PKK terör örgütü değildir' diyen Kandil vizeli milletvekilleri, gazeteci ve yarım aydınlar AKP'nin kanatları altındadır. Biz 'AKP eşittir PKK' derken boşuna söylemedik, boş yere iddiada bulunmadık. Torosu bilmeyiz, bu millet dolmuşa binmeyecek, dolduruşa asla gelmeyecektir."

Sayfa Yükleniyor...