Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, "Türkiye'de Anne Olmak, Annelerimiz" paneline katıldı.

Eşi Semiha Yıldırım ile birlikte katıldığı panlede bir konuşma yapan Yıldırım, annesi ile ilgili anılarını ve ölümünden duyduğu üzüntüyü anlattı.

Lise öğrencisiyken annesinin vefat ettiğini belirten Yıldırım, "Allah rahmet eylesin, ahirete göçen tüm annelerin mekanını cennet eylesin. Sağ olsa sırtımda hacca götürürdüm. Annemiz bizi çok sevdi. Biz kalabalık bir aileyiz, 7 kardeşiz. Bizim onu seveceğimiz dönemi maalesef yaşayamadık" diye konuştu.

İstanbul'da akrabalarının yanında orta ve lise öğrenimine devam ettiğini belirten Yıldırım, annesiyle yaz döneminde hasret giderdiğini dile getirdi.

Annesinin 1969 yılında İstanbul'a yanına geldiğini belirten Yıldırım, daha sonra yüksek tansiyonla felç olduğunu, annesinin tedavi sürecinde geceleri Çapa Tıp Fakültesi Fizyoterapi bölümünde yanında kaldığını, sabahları da okuluna gittiğini söyledi.

Yıldırım, "Sonra sürdürülemeyen bir tedavi olduğu anlaşılınca memlekete götürdüler. Ölümü içine doğunca (oğluma haber vermeyin derslerinden kalmasın) demiş. Onlar da beni çağırmadılar. Benim hayatta aileme en çok hayıflandığım konu onun cenazesine katılmamam. Bu yaşa geldim, bir türlü annemin öldüğüne bile inanamıyorum" diye konuştu.

'ÖF BİLE DEMEYİN'
Anneliğin lafla anlatılacak bir şey olmadığını belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Anneleri yaşayanların, hayatta olanlara benim diyeceğim, öf bile demeyin, yüzünüzü de ekşitmeyin. Çünkü kaybettiğinizde bir daha yerine getirme şansınız yok. O duyguları yaşamış biri olarak söylüyorum. Annelerimiz bize hal ile örnek oluyorlar, laflarıyla değil. Davranışları, bakışlarıyla arkamızda bekleyişleriyle bize örnek oluyorlar."