Ergenekon soruşturmasında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a ait olduğu iddia edilen günlükler internette yayınlandı. Tempo 24 adlı internet sitesi "İşte Balbay'ın tartışılan günlüğü" başlıklı bir özel haber girdi. Mustafa Balbay'ın notlarının tutuklama nedeni sayılıp sayılmayacağı tartışılıyordu ama notların içeriği bilinmiyordu.

İlişkili Haberler


Yayınlanan günlükte, Balbay'ın da katıldığı bazı toplantılarda üst düzey komutanlarla bazı gazetecilerin muhtemel bir darbe üzerine sohbet ettikleri anlaşılıyor. Çoğu askeri tesislerde yapılan ve günü saati özenle not edilen bu toplantılara ait tutanakların, daha önce yayınlanan "Sarıkız" ve "Ayışığı" kod adlı darbe planlarıyla paralellik arzettiği görülüyor.

Bu notlarda da oradaki gibi dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur'un adı öne çıkıyor ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök aleyhine kimi zaman hakarete varan ifadeler yer alıyor.

Günlüklerden gazetecilerin bir müdahale için komutanlara yol gösterdiği, komutanların da muhtemel darbe için basının desteğini talep ettiği anlaşılıyor.

Gün ve saatlerin özenle not edildiği bu tutanakların yayınlanmasının, yargıya müdahale olup olmadığı ve medya etiği açısından durumu Canlı Gaste'de tartışıldı. Günlüğü yayınlayan internet sitesinin yöneticisi gazeteci Mehmet Yılmaz ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Ali Sirmen, günlüklerin yayınlanmasını değerlendirdi.

YILMAZ: KAYNAĞIMIZDAN KUŞKUMUZ YOK
Hürriyet Yazarı Mehmet Yılmaz:

"Günlüklerin üzerinde arkadaşlarımız 4 gündür çalışıyordu. Tempo 24'ün yayın yönetmeni Doğan Akın bizzat üzerinde durdu. Doğan Akın, günlüklerin özel sayılabilecek bölümlerini ayıkladı.

4 gün hem ayıkladık hem de tartıştık ve sadece Mustafa Balbay'ın da tutuklanmasına neden olan bölümleri yayınladık. Okunduğu zaman görülecektir ki bu bir gazetecilik faaliyeti sayılabilir ama gazetecilik faaliyetinin ötesinde de farklı bir ilişkinin varlığını da ortaya koyuyor. Günlüklere ulaştığımız kaynağımıza herhangi bir yönlendirme kuşkusu duymadık, çünkü güvenilir.

Günlüklerde yer alan benzer toplantılara ben de gazeteci olarak bulundum. Balbay'ın yaşadıklarını, kişileri günü gününe belirterek yazmış olması bende Balbay'ın bu süreçle ilgili bir kitap yazmaya hazırlandığı izlenimi uyandırdı. Ve onun için bu kadar detaylı bir not tuttu. Balbay, böyle bir darbe planının içinde olsaydı bu şekilde günlük tutmazdı, kişisel olarak inancım bu. Ancak şöyle bir durum var ki, bulunduğu toplantılarda şahit olduğu şeylerin önemli bir bölümünü de yazmadı gazetesinde. Bir gazeteci olarak o tür toplantılarda bulunduğunuzda bunu bir şekilde yazmanız gerekir."

SİRMEN: GİZLİLİĞE VE ETİĞE AYKIRI
Cumhuriyet Yazarı Ali Sirmen:

"Hukuk devletinde gizli olan soruşturmanın gizliliğine riayet edilir. Türkiye'de gizliliğe riayet edilmemektedir. Günlükleri sızdıranlar ve yayınlayanlar hapis cezasıyla cezalandırılacak bir suç işlemişlerdir. Ayrıca meslek etiğine fevkalade aykırı davranmışlardır. Unutmayın, bir ülkenin Başbakan'ı 'Ben bu davanın savcısıyım' dedi, burada bir sakatlık yok mu? Dünyanın hangi hukuk devletinde böyle bir şey iddia edebilir bir Başbakan.

Basın da bu konuda bir habercilik yarışına girdi. Bu büyük haberci arkadaşların hepsini de kutlarım, hepsine de tavsiye ederim, kendi patronlarıyla ilgili haberleri de yapmakta aynı derecede titiz davransınlar ve aynı derecede insan haklarını çiğnemeye özen göstersinler. Bütün bunlar benim kabul edemeyeceğim şeyler.

Bir gazetecinin her şahit olduğunu yazması diye bir kural mı var? Hayret ve dehşet içinde izliyorum yaşananları."