'Balyoz'da ilk beraat

Aralarında emekli kuvvet komutanlarının da yer aldığı 196 sanıklı Balyoz davası Silivri'de başlarken, emekli Orgeneral Çetin Doğan duruşmaya girmeden "Lütfen davaya ilgi gösterin" dedi. Sanıklardan birine yanlış tebligat gönderildiği için, sanık hakkındaki dava düştü.

NTV Haber 16.12.2010 - 08:03

Türkiye'nin gözü kulağı bugün bir kez daha Silivri'de... Emekli kuvvet komutanları Özden Örnek ve İbrahim Fırtına'nın aralarında olduğu 196 sanıklı Balyoz davasının ilk duruşması başladı.

Dava için sanıklardan birine yanlış tebligat gönderildiği anlaşılınca, sanık hakkındaki suçlamalar düştü.

İlk duruşma öncesi emekli Orgeneral Çetin Doğan açıklama yaptı. Doğan, "Lütfen davaya ilgi gösterin. Bu davanın meşru bir zemini kalmamıştır. Bunu halkımıza göstereceğiz. Bir hukuk cinayeti işleniyor dedim. Bu hala devam ediyor. Bütün delillerimizle ortaya çıkacağız. Gerçek nedir ortaya çıkacak" dedi.

Doğan, şunları söyledi:

''Mahkemede savunma zamanı gelince 'temel olarak bu davanın meşru bir zemini kalmamıştır' diyeceğim. Çünkü kamuoyuna yansıtıldığı gibi valizle gelen dokümanlar içerisinde yasal ve imzalı olmayan bir şey yok. İddianamede yazılanları söylüyorum, bir kısmı 1980'de, bir kısmı da benim dönemim de yazılmış resmi evraklardır. Bunlarda herhangi bir sıkıntı yoktur. Bunlar iddianamede yazılanlardır. Verilere dayanılarak dünyanın hiçbir yerinde kimse tutuklanamaz. Bu işin başında da söylemiştim kopyalayıp yapıştırmışlar. Seminerdeki konuşmalarımızdan belli bir bölümü koymuşlar. Bir montaj almışlar. Daha doğrusu 1980 darbe planını önlerine koyarak yeni bir darbe planı sözüm ona yapmışlar. Fakat yaptıkları şey acemice olmuş.''

Bir gazetecinin ''196 sanık var. Bu sanıkların hepsi 2003 yılında bu seminere katıldı mı?'' diye sorduğu emekli Orgeneral Doğan, ''Sadece 48 kişi sanık durumunda ama bunun yanı sıra 148 kişi sanık değil. Bunlar içerisinde seminere katılan, konuşma yapan, aynı durumda tugay komutanlığı yapan arkadaşlarımız var. Onlar yok. Buna karşılık kimler var? Dışarıdan tanımadığım kişiler. Ankara'da birlik komutanına görev veriliyor, Ege'de şunları yapacaksın, bunları yapacaksın... Ankara'da ona bağlı birlik de yok. Özellikle sıkıyönetim planını ele alarak bir plan yapmışlar ama iş denize, havaya gelince çuvallamışlar'' dedi.

''Davanın sonunu nasıl görüyorsunuz?'' diye sorulan Doğan, ''Hak yerini bulacaktır, er ya da geç... Ancak bulunmasında ne kadar debelenir, ne kadar uzatılırsa, bunları düzenleyenlerin sonuçlarının daha kötü olacağına inanıyorum. Ben çok rahatım. Çünkü ben haklı olan yandayım. Ben doğru olan yandayım ve hiçbir zaman gayrimeşru bir zeminde bulunmadım ve bulunmam. Ben darbelerin adamı değilim, ben meşru zeminin adamıyım. İşte kitabım ortada. 2004 yılından beri yazdığım şeyler belli. Askeri Şura'da yaptığım konuşmalar belli, her şey bellidir. Seminerde yaptığım konuşmalar aslında çok iyi incelenirse Türk Silahlı Kuvvetleri'nin doğrudan doğruya ülke savunma mesellerine ne kadar derinliğine incelediği görülür'' şeklinde cevapladı.

Bir gazetecinin redd-i hakim talebinde bulunup bulunmayacaklarını sorusuna ise Doğan, ''Hayır'' yanıtını verdi.

ÖRNEK VE FIRTINA GÖRÜNTÜLENDİ
Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek duruşma salonuna girerken görüntülendi.

Davanın ilk duruşmasında eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu bazı sanıkların kimlik tespiti yapıldı.

ÇETİN DOĞAN: AYLIK GELİRİM 4 BİN 500 LİRA
İddianame sırasına göre ilk olarak emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın kimlik tespiti yapıldı. Evli ve 2 çocuğu bulunduğunu belirten Çetin Doğan, aylık gelirinin 4 bin 500 lira olduğunu, devlet lojmanında kaldığını ve sabıkasının olmadığını söyledi.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek de aylık gelirinin 7 bin lira olduğunu, 2 çocuğunun bulunduğunu, kendi evinde oturduğunu belirtti.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına da, 2 çocuğu olduğunu, 6-7 bin lira aylık geliri bulunduğunu ve kendi evinde oturduğunu söyledi.

Korgeneral Nejat Bek ise Muhabere Destek Eğitim Komutanı olduğunu ifade ederek, aylık gelirinin 5 bin 500 lira olduğunu ifade etti.

Bu arada Heyet Başkanı Diken, sanıkların kalabalık olmasından dolayı iddianamenin kabul kararını okumayı unuttuklarını belirtti. Diken, daha sonra iddianamenin kabul kararını okudu.

Kimlik tespiti sırasında, Genelkurmay Muhabere ve Elektronik Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanı Koramiral Kadir Sağdıç, halen bu görevini sürdürdüğünü söyledi.

Ali Deniz Kutluk da emekli asker olduğunu, özel bir şirkette çalıştığını belirterek, aylık gelirinin 10 bin liranın üzerinde olduğunu belirtti.

İddianameye öğle arası vermeden 100 sanığın kimlik tespiti tamamlandı.

VERMEK İSTERDİK AMA ELİMİZDE YETERİ KADAR CD YOK
Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, bazı sanıkların iddianamenin ellerine ulaşmadığı şeklinde yakınmalarda bulunduklarını belirterek, ''Duruşma salonu Silivri'de, mahkeme kalemi Beşiktaş'ta olunca, buraya yeteri kadar iddianamenin yer aldığı CD getirilmedi. Bugün vermek isterdik ama elimizde yeterli yok. İlk başvurunuzda imza karşılığında alabilirsiniz'' dedi.

KÜÇÜKŞAHİN OTURUNCA HAKİM UYARDI
Milli Savunma Bakanlığı tarafından açığa alınan Tümgeneral Gürbüz Kaya ise kimlik tespiti sırasında muvazzaf asker olduğunu belirterek, ''Aylık gelirim 4 bin 700 lira. Ancak dava nedeniyle açığa alındığım için 3 bin 200 lira alıyorum'' dedi.

Eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık da kendi evinde oturduğunu ve aylık gelirinin 4 bin 500 lira olduğunu belirtti.

Ahmet Küçükşahin ise oturduğu yerden Harp Akademileri'nde görevli olduğunu söylemesi üzerine Başkan Ömer Diken, ''Bir rahatsızlığınız yoksa ayağa kalkar mısınız'' diye uyardı.       Bunun üzerine ayağa kalkan Küçükşahin'in, kimlik tespiti tamamlandı.

Yaklaşık bir saat boyunca 50 sanığın kimlik tespitini yapan mahkeme heyeti, duruşmaya 10 dakika ara verdi. Aranın ardından süren duruşma, sanıkların kimlik tespitleri ile devam ediyor.

Bu arada, rahatsızlığı nedeniyle hastanede olduğu belirtilen emekli Orgeneral Ergin Saygun'un avukatı tarafından mahkemeye sağlık raporu sunulduğu öğrenildi.

Yine davada sanık olarak yer alan muvazzaf askerlerin Merkez Komutanlığı'na bağlı bir minibüsle, emekli subayların bir kısmının ise Fenerbahçe Orduevi'nden kalkan araçla duruşmaya geldikleri belirtildi.

REDDİHAKİM BEYANLARI ALINDI
''Balyoz Planı'' iddialarıyla ilgili duruşmaya katılan 190 sanığın kimlik tespiti tamamlandı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, öğleden sonra katılanlarla birlikte 190 kişi hazır bulundu. Sanıkların kimlik tespitlerinin tamamlanması yaklaşık 3 saat sürdü.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, sanık avukatlarından bir kısmının dün mahkemelerine dilekçe vererek, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde tazminat talep ettikleri gerekçesiyle mahkemenin üye hakimleri Ali Efendi Peksak, Davut Bedir ve Murat Üründü hakkında reddihakim talebinde bulunulduğunu söyledi.

Başkan Diken, bu nedenle, savunmalara geçilmeden önce bu konudaki taleplerin alınacağını kaydetti.

Yasa gereği duruşmaya ara verilip talebin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Diken, sadece reddihakim konusuna ilişkin talepte bulunabileceğini ifade etti.

Bunun üzerine söz alan tutuklu sanıklardan Albay Dursun Çiçek, reddihakim taleplerini destekleyici açıklamada bulunacağını belirterek, bu iddianameyi kabul eden hakimler hakkında da reddihakim talebinde bulunmak istediğini söyledi. Duruşma, sanık avukatlarının bu konuya ilişkin beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Bu arada, avukat Cahit Özkan'ın Hukukçular Derneği adına, avukat Necip Kibar'ın da Rıdvan Kaya ve Hamza Türkmen adına davaya müdahil olmak için talepte bulunduğu bildirildi.

Birinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı emekli tuğgeneral Veli Küçük'ün kızı Zeynep Küçük ile eşi Necla Küçük de duruşmayı izledi.

DİLİPAK MÜDAHİL OLABİLECEK Mİ?
Duruşmada 186 sanık arasına sonradan Kemal Dinçer de katılırken, Abdurrahman Dilipak'ın avukatı Salih Döğücü müdahillik talebinde bulunacaklarını söyledi. Avukat Döğücü'nün müvekkilinin şu anda duruşma salonunun izleyicilere ayrılan bölümünde olduğunu, müdahil bölümüne girip giremeyeceğini sorması üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, Dilipak'a izin verdi. Dilipak, salonda müdahillere ayrılan bölümde oturdu.

Ancak bu arada, bazı sanık avukatlarının itiraz ederek Dilipak'ın müdahillik talebinin kabul edilmesinden sonra müdahallik bölümüne alınması gerektiğini bildirdi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Diken ise müdahillik talebi değerlendirildiğinde, Dilipak'ın kalıp kalmayacağının belli olacağını aktardı. Duruşmada, ayrıca Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneğinin avukatı Necip Kibar, davaya müdahil olmak için talepte bulunacaklarını belirtti.

28 ARALIK'A ERTELENDİ
Reddi hakim taleplerinde bulunulması üzerine verilen aranın ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti, bazı sanıkların reddi hakim taleplerine ilişkin değerlendirmenin yapılması amacıyla dosyanın, bir üst mahkeme olan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmedildiğini bildirdi.

Mahkeme heyeti, diğer taleplerin ise reddi hakim talebi karara bağlandıktan sonra değerlendirileceğini ifade ederek, duruşmayı 28 Aralık Salı gününe erteledi.

'ORDU YARGIYI YORDU' PANKARTLARI
Bu arada, bir grup avukat ''Balyoz Planı'' davasının görülmeye başlanması nedeniyle darbe girişimlerini protesto etti. Davanın görüldüğü Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde toplanan ''Yargıda Reform Grubu'' üyesi bir grup avukat, ''Yargı Balyoza El Koydu'' ve ''Ordu yargıyı yordu'' yazılı pankart ve dövizler açtı.

Daha sonra grup adına açıklama yapan Tülay Sofu, bugün siyasi ve hukuk tarihi açısından milat oluşturacak sayılı günlerden birinin yaşandığını belirtti.

HAKİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞILIYOR
Davanın başlamasına 48 saat kala mahkeme hakiminin değiştirilmesi de tartışılmaya devam ediyor. Balyoz davasında 20 sanığın tutuklu kalmasına gerek olmadığı yönünde görüş bildiren, Mehmet Haberal’ın tahliyesi yönünde oy kullanan hakim Zafer Başkurt'un Gebze'ye atanması kararı HSYK'da oy birliği ile alındı. Yerine 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyetinden Ömer Diken getirildi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin değişikliğin balyoz davası ile ilgisinin olmadığını söyleyerek tartışmalara yanıt verdi.

NTV ana habere katılan eski HSYK Başkanvekili Kadir Özbek ise hakimlerin geçmişte neden yer değişikliği istediğini anlattı. Özbek konuyla ilgil, olarak, "Bizim gerekçemizle şu anki kurulun gerekçesi farklı. O zaman, yoğun bir şekilde soruşturma baskısı altında kaldıkları gerekçesiyle görev yerlerinin değiştirilmesini istemişlerdi" diye konuştu.

NELER VAR?
Peki bu kadar tartışılan Balyoz davasının içeriğinde neler var? Davada 196 sanık bulunuyor. 968 sayfalık iddianamede, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı’nda yapılan seminerin bir darbe tatbikatı olduğu ifade ediliyor.

Balyoz adı verilen yapılanmanın, askeri bir müdahale için kaos ve kargaşa ortamı yaratmayı planladığı öne sürülüyor. Soruşturma aşamasında eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski kuvvet komutanları emekli Oramiral Özden Örnek ve emekli Orgeneral İbrahim Fırtına’nın da aralarında bulunduğu 66 muvazzaf ve emekli subay gözaltına alınmıştı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...