Başbakan Binali Yıldırım, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 13. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nın açılışına katıldı.

Burada bir konuşma yapan Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Soğuk savaş sonrası ve 2001'deki terör saldırısının ardından güvenliği ilgilendiren büyük değişimler yaşanıyor. Dünyadaki bütün gelişmeler ülkemizi yakından ilgilendiriyor. Demokrasi, barış, huzur, adalet için yürekli devlet ve bilimadamlarına ihtiyaç vardır. Türkiye olarak kendi güvenliğimiz ve başkalarının güvenliğini korumanın mümkün olduğunu söylüyoruz. Kendi güvenliğimiz için istediğimizi herkes için istiyoruz. Sınırlarımızın güvenliğini, toprak bütünlüğümüzü, can ve mal emniyetimizi nasıl önemsiyorsak, bütün ülkelerin de emniyet ve güven içerisinde olmasını önemsiyoruz, istiyoruz.

Güvenlik politikalarımızı; insanı ve hayatı savunmak üzere belirliyoruz. Ülkemizin güvenliğini sağlarken aynı zamanda milyonlarca savaş mağduruna kucak açmamız, bütün insanlığın görmesi gereken bir gerçektir, bir fedakarlıktır. Birleşmiş Milletler'in kayıtlarına göre, en fazla mülteci barındıran ülke Türkiye'dir. Sadece insani yardımlarla değil, terörle mücadelede de bütün dostlarımızla iş birliği esasında bir politika sürdürüyoruz. Hiçbir terör örgütüne asla sempatiyle bakmıyoruz, bakanları da hoş karşılamıyoruz. Sınırlarımız ve Suriyeli kardeşlerimizin güvenliğini sağlamak için Fırat Kalkanı operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. 2 bin km'lik alandan terör unsurlarını temizledik.

Terör örgütleriyle ülke topraklarında ve sınır ötesinde mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. Herhangi bir tehdir ülkemize içeriden ve dışarıdan gelsin gereğini yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Güvenlik güçlerimizin başarılarında teknolojik araçların kullanılması büyük fark ortaya koydu. Yeni teknolojilerle savunma alanımızdaki başarılarımıza yenilerini eklemeyi sürdürüyoruz. Birçok alanda olduğu gibi savunma alanında da gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 15 yıl önce savunma sanayiinde dışa bağlılığımız yüzde 80'lerdeyken bugün yüzde 40'ların altına düşmüştür. Savunma sanayii ihracatımız 1.7 milyar dolara çıktı.

Milli Uzay Ajansının kurulma aşamasındayız. Yerli haberleşme uydusunu da yine yerli kaynaklarla yapmak için çalışmalara başlamış durumdayız. Savunma sistemlerinin yenilerini envantere dahil etmek için çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.

Yeni halk oylamasıyla getirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, artık ülkede sürekli istikrar ve güçlü iktidar döneminin başlangıcı olacaktır. Böylece siyasi istikrarsızlıklardan ve zayıf iktidarlardan kaynaklı otorite boşluğundan, vesayetlerden kurtulmuş bir Türkiye, hedeflerine emin adımlarla yürümeye devam edecektir.

Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde artık işimiz; daha fazla üretim, daha fazla istihdam, daha fazla ihracat ve daha fazla refahtır. Bu, sadece Türkiye için değil, bölge için olan bir ihtiyaçtır. Türkiye, yapacağı her şeyi bir yandan kendi halkının barışı, huzuru, kardeşliği için yapıyor ama aynı zamanda dost ve kardeşlerimizin geleceğini, güvenliğini teminat altına alacak her türlü desteği şartsız, kayıtsız, zor zamanda da iyi zamanda da vermeye devam edecek. Bu sadece Türkiye için değil bölge için ihtiyaçtır. Birinci hedefimiz terörün ülke gündeminden düşmesidir. Bu yönde mücadelemizi sürdürüyoruz. Yakın bir gelecekte Türkiye terörü kontrol altına almış, enerjisini daha fazla büyüme ve üretim için ayıran bir ülke haline gelmiş olacaktır."