AK Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım, seçim çalışmaları kapsamında İstanbul'da Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçelerinde konuştu.

Başbakan Yıldırım ilk konuşmasını, Sultanbeyli'deki Kent Meydanı'nda yaptı.

Buradaki konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin önemini anlatan Yıldırım, 24 Haziran'da, halk oylamasının, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hayata geçirilmesi için bir seçim yapılacağını söyledi.

"Buna göre ne yapıyoruz? Hükümeti siz seçiyorsunuz. Hükümeti Ankara'ya bırakmıyorsunuz. Alavere dalavereye bırakmıyorsunuz. Siz diyorsunuz ki, 'Ben hükümeti sandıkta kurdum.' Karar da sizin seçim de sizin, hayırlı uğurlu olsun." diyen Yıldırım, böylece darbeler, vesayetler ve kumpaslar dönemini bitirmiş olacaklarını kaydetti.

''İMAR BARIŞI İÇİN 2 MİLYONUN ÜZERİNDE MÜRACAAT OLDU''

Başbakan Yıldırım, Sultanbeyli'deki imar sorununa değinen ve ilçeye özel kanun çıkardıklarını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sultanbeyli'nin en önemli sorunu neydi? Tapu, 2B, imar. Belediye Başkanımız Hüseyin Keskin'e çok teşekkür ediyorum. Sizin için Ankara'yı su yolu yaptı. Gitti geldi, 'Sultanbeyli'nin tapu işini çözmemiz lazım' dedi. Biz de ne yaptık? Sadece Sultanbeyli'yi ilgilendiren özel bir kanun çıkardık. Sultanbeyli'ye özel bir kanun çıkardık, başka yerde bunu yapmadık. Çünkü ben Sultanbeyli'yi bilirim, burada benim de yerim var. 80'li yıllarda, Fatih Mahallesi'nde insanların ne çile çektiğine yakından şahidim. Onun için sizin bu derdinizi çözmek boynumuzun borcudur dedik, yasayı çıkardık. Şimdi tapularınız dağıtılacak. Her şey tamam, protokol de yapıldı, işler düzeldi. Niye uzadı? Çünkü burada 2B var, orman arazisi var, vatandaşın arazisine yapılmış binalar var. Biliyorsunuz değil mi, bir firma var, adını zikretmeyeyim. Onların sorunlarını ancak çözebildik ve artık bu iş bitti. Sizden sonra bütün İstanbul'un, bütün Türkiye'nin, 13 milyon vatandaşımızı ilgilendiren imar sorununu çözecek imar barış yasasını da yürürlüğe koyduk. Şu anda talepler toplanıyor, bugüne kadar 2 milyonun üzerinde müracaat oldu. Toplam 13 milyon bekliyoruz. Böylece ister köyde, ister kasabada, ister şehirde, nerede olursa olsun sorunlar bir bir çözülecek ve artık vatandaşla devlet, kavgalı olmaktan çıkacak."

Yıldırım, bakanlığı döneminde buraya üstgeçit ve yollar yaparak ilçenin trafiğini rahatlattıklarını söyledi.

Üsküdar-Ümraniye metrosunu açtıklarını, Çekmeköy metrosunun da ağustosta hizmet vermeye başlayacağını dile getiren Yıldırım, Sancaktepe-Sultanbeyli metro çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

Başbakan Yıldırım, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden İstanbul içinde ikinci bağlantıyı Sultanbeyli'den yaptıklarını belirterek, Sultaneyli'nin gelişmesi, büyümesi ve kalkınmasını istediklerini kaydetti.

İstanbul'un kendilerinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sevdası olduğunu anlatan Yıldırım, 7 tepeli İstanbul'a 7 büyük eser kazandırdıklarını söyledi.

Yıldırım, yüksek hızlı tren, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray ve Avrasya Tüneli'nin yapıldığını, 3. havalimanının inşasının devam ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Yalova'ya gideceksiniz. Muharrem İnce, eskiden Körfez'i dolana dolana gidiyordu, dolandıkça başı dolanıyordu. Şimdi Muharrem İnce, bizim yaptıklarımıza karşı çıkıyor diyor ki; 'Köprü pahalı.' Kardeşim en pahalı hizmet olmayan hizmettir. Köprü olmazsa ne yapacaksın. İzmit'e gideceksin, Gölcük'e gideceksin, dolanacaksın, 3 saatte Yalova'ya gideceksin. Şimdi Yalova'dan atlıyorsun AK Parti'nin yaptırdığı köprüden geçiyorsun Sultanbeyli'ye 40 dakikada geliyorsun. Kullanırken ses yok, siyaset yaparken, 'Pahalı, niye yaptınız, niye ettiniz?' Olur mu böyle bir şey."

''TÜRKİYE ÜZERİNDEN BİR OYUN OYNANIYOR"

Başbakan Yıldırım, Türkiye'de, Türkiye üzerinden bir oyun oynandığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu unutmayın. Oynanan oyun şudur; bazı emperyalistler, Türkiye'nin güneyinde bir terör devleti kurmak istiyorlar, bunu da Kürt kardeşlerimizin kanı üzerinden yapmak istiyorlar. Burada açıkça söylüyorum. Kürtler, Türkler, Lazlar, Çerkezler, Romanlar da 72 millet, biz bin yıldır beraber yaşadık. Bir olduk, savaşlarda yurdumuzu beraber savunduk. Barışta beraber kucaklaştık. Bizi birbirimize düşürebilirler mi? O halde bırakın. Size mi kaldı Kürtlere devlet kurmak. Kürtlerin devleti var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Türklerin bayrağı var. Ay yıldızlı şanlı bayrağımızdır. Onun için Kürt kardeşlerim bu oyunlara lütfen gelmeyin."

Çukur ve hendek siyasetini hatırlatan Başbakan Binali Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kobani olaylarını hatırlayın. Milletin nasıl birbirine düşürdüklerini hatırlayın. 40 yıldır, her türlü melaneti yapan PKK'yı, bölücü terör örgütünü hatırlayın. Ülkemizin, güvenliğini bozmaya, milletimizin kardeşliğine zarar vermeye çalışan bütün şer odaklarına vereceğimiz en güzel cevap; 24 Haziran'da bir olmak, beraber olmak, diri olmak ve birlikte Türkiye olmaktan geçiyor."

''KİLİSELERDE TOPLANIP DUA EDİYORLAR, KİLİSELERDEN MEDET UMUYORLAR''

Başbakan Yıldırım, Sultanbeyli'nin ardından Sancaktepe Kadir Topbaş Kültür Merkezi'nde kanaat önderleri ve STK temsilcileriyle buluştu.

Burada konuşan Yıldırım, İstanbul'a sevdayla bağlı olduklarını ve başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, ömürlerinin en güzel günlerini bu şehirde geçirdiklerini anlattı.

Seçimlere 9 gün kaldığını hatırlatan Yıldırım, bugün de Sancaktepe'nin desteğini almaya geldiğini kaydetti.

Yıldırım, Sancaktepe'nin bu seçimin Türkiye için öneminin farkında olduğunu ifade ederek, bu salondaki insanların da bunu gösterdiğini söyledi.

Gençlerin 16 yıl boyunca bu memleketi şaha kaldırmak için verdikleri mücadelede hep kendileriyle beraber olduğuna işaret eden Yıldırım, Recep Tayyip Erdoğan'a, AK Parti'ye bu kutlu yürüyüşe sahip çıktığı için Sancaktepe'ye bir kez daha teşekkür etmek istediğini anlattı.

Yıldırım, 15 Temmuz'da doğrudan Türkiye'nin varlığına kasteden FETÖ örgütüne karşı 81 milyonun bir ve beraber olduğuna dikkati çekerek, "Sizler Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi o gece ay yıldızlı bayrağımızı indirtmediniz, ezanlarımızı dindirtmediniz, Cumhurbaşkanımıza, milletin adamına, hükümetimize, demokrasimize sahip çıktınız" diye konuştu.

"ŞİMDİ AMERİKAN BAYRAĞINI ÖPÜYORLAR"

Salondakilerin "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganı üzerine, "Şehitler bizim başımızın tacıdır" diyen Yıldırım, "Şehitlerimiz sayesinde huzur ve rahat içinde milletimiz yaşıyor. Doğu'da, Batı'da Güney'de, Kuzey'de, elhamdülillah, bayrağımız artık her yerde dalgalanıyor. O gece hainlere diz çöktürdünüz" dedi.

Anadolu Ajansı'nın ABD'deki FETÖ üyelerinin ABD bayrağını öpüp kilisede toplanmalarına ilişkin haberine işaret eden Yıldırım, "O milleti dinle imanla aldatmaya çalışan FETÖ'cüler, şimdi Amerikan bayrağını öpüyorlar. Bunların gerçek kimliği ortaya çıktı. Kilisede toplanıp dua ediyorlar, kiliselerden medet umuyorlar. Yıllarca Müslümanın parasını, pulunu, hayrını, hasenatını, toplaya toplaya günün birinde döndü geldiler, silah olarak, tank olarak bu milletin üzerine mermiler, yağdırdılar. Alçak bunlar alçak" ifadelerini kullandı.

"ARAMIZA FİTNE FESAT SOKMAYA ÇALIŞANLARA FIRSAT VERMİYORUZ"

Bu ülkenin iyiliğini istemeyenlerin oyunlarının bitmediğini aktaran Yıldırım, Türkiye'nin üzerinde yeni bir planın olduğunu söyledi.

Bu planın da emperyal devletlerin Türkiye'nin güneyinde kurmaya çalıştıkları terör devleti olduğunu aktaran Yıldırım, "Bununla akılları sıra Türkiye'yi terbiye edecekler. Türkiye'nin enerjisini boşa tüketecekler ve bölgedeki emellerine ulaşacaklar. Bunu yaparken nasıl yapıyorlar? Kürt kardeşlerimizin, Kürt vatandaşlarımızın kanı, canı üzerinden yapıyor. Kürtler, Türkler hangi mezhepten, hangi meşrepten olursa olsun, biz kardeşiz, Rabbimizin yarattığı kullarız. Onun için biz bin yıldır bu topraklarda kader birliği yapmışız. Savaşlarda beraber olmuşuz, sevinçte beraber olmuşuz, zor günlerde de iyi günlerde de hep beraber olmuşuz. Aramıza fitne fesat sokmaya çalışanlara fırsat vermiyoruz" şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım, terörü tamamıyla gündemden çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

"Kürtlerin tek sorunu var, o da PKK'dır" diyen Yıldırım, şunları kaydetti:

"PKK bölücü terör örgütünden başka Kürtlerin bir sorunu yoktur. Kürtlerin diğer bir sorunu da PKK'ya iradesini teslim etmiş siyasi uzantılardır. Yapmamız gereken bunları Kürtler ile aramızdan çıkarmaktır. Bakın yıllardır köyler boşaltıldı, insanlar göçe zorlandı. 'Kobani olayları' dediler, bahaneler uydurdular, orada 53 masum insanımızın hayatına mal oldular. Çukur ve hendek siyasetinde şehirler, köyler, kasabalar yerle bir edildi. 50 ton patlayıcı ile 16 masum vatandaşımızın kanına girdiler. Peki bu mudur, Kürtlerin sorununa sahip çıkmak?"

Bölücü terör örgütüyle mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Yıldırım, "Bağımsızlığımız, bayrağımız, vatanımız, devletimiz ve milletimiz için yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Kürtlerin ve Türklerin etle tırnak gibi olduğunu dile getiren Yıldırım, "Hepimiz kardeşiz. Bizi, birbirimize düşürmeye çalışan kalleşlerden de teker teker hesap soruyoruz. Yurt içinde terör belasını gündemimizden ç��kardık. Şimdi sıra dışarıdaki uzantılarında. Nasıl Afrin'de kafalarını ezdiysek, nasıl Fırat Kalkanı'nda aynı şeyi yaptıysak şimdi de Kandil'de, Kandil'i başlarına yıkacağız. Bir daha bu alçakların milletimize zarar vermemesi için ne gerekiyorsa, her türlü tedbiri alacağız" şeklinde konuştu.

Binali Yıldırım, "Bu millet bunlara prim vermez. Asla oyuna gelmeyeceğiz. Gün birlik günüdür. Gün kardeşlik günüdür. Gün, bir olmak, iri olmak, diri olmak ve birlikte Türkiye olmak günüdür" dedi.

"Cumhur İttifakı nereden çıktı?" diye soran Yıldırım, şunları söyledi:

"Cumhur İttifakını çıkaran alçak darbe girişimidir. Türkiye'nin beka meselesi var. Onun için Yenikapı ruhu ile başlayan, daha sonra darbeleri, vesayetleri, kumpasları, krizleri üreten bu hükümet sistemini değiştiren bir süreçtir. O arada MHP ile birlikte hareket ettik. Meclis'te Türkiye'nin 94 yıllık yönetim sistemini değiştirdik. Niye değiştirdik? Bu çift başlı sistem, 1960 darbesini getirdi, 1970 muhtırasını getirdi, 1980 darbesini, 28 Şubat'ı, 27 Nisan elektronik e-muhtırasını getirdi, 17/25 Aralık yargı darbe girişimini getirdi ve nihayetinde 15 Temmuz alçak darbe kalkışmasını getirdi. Bundan kim kaybetti? Türkiye kaybetti. Türkiye, eğer bu darbeleri yaşamasaydı, bugün dünyanın 16 büyük ekonomisi değil, dünyanın 7. ekonomisi olacaktı. Hedefimiz zaten 10 ülke arasına girmek değil mi? Çoktan girmiştik, bu müdahalelerden gecikti. Son 15 yılda çok telafi ettik. 15 yılda 4 basamak birden atladık ama yetmez. Geçen 80 yılın hesabı ne olacak? Kim verecek? O 80 yılda sahnede olanlar, o vesayet ve müdahalelerin parçası olanlar, şimdi çıkmış nutuk atıyorlar."

"YATIYORLAR, KALKIYORLAR 'RECEP TAYYİP ERDOĞAN' DİYORLAR"

Cumhurbaşkanı adaylarının hiçbirisinin yapacak bir şey söylemediğini dile getiren Yıldırım, "Hiçbirisi bu ülke için yapacak bir fikri olduğunu söylüyor mu? Yatıyorlar, kalkıyorlar 'Recep Tayyip Erdoğan' diyorlar. Dertleri, Recep Tayyip Erdoğan. Birisi ayağını kaldırıyor, öbürü aynı yere basıyor. 'Recep Tayyip Erdoğan'ı indirelim de ne olursa olsun' bundan başka hiçbir şey söylemiyorlar. Ne tesadüf ki, yurt dışında diğer bazı dost bildiğimiz bazı ülkeler aynı şeyi söylüyor. Bu bir tesadüf mü acaba? İyi düşünmemiz lazım. Onlar da diyorlar, 'Türkiye ile bir problemimiz yok ama Recep Tayyip Erdoğan gitsin' Recep Tayyip Erdoğan giderse istedikleri gibi Türkiye'ye ayar vereceklerini düşünüyorlar. Bu millet buna müsaade eder mi? Sancaktepe müsaade eder mi? Gençler müsaade eder mi?" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de yaptıkları icraatlar hakkında bilgi veren Yıldırım, muhalefette olanların derdinin Türkiye'ye hizmet etmek olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Aslında bunların durumuna acıyorum. Önlerine evrakları seriyorlar ve 'Acaba ne vadedelim?' diyorlar? 'Acaba yol mu yapsak?' diyorlar, bakıyorlar AK Parti yapmış. Türkiye'yi baştan başa yollarla donatmışız. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldük, gönülleri birleştirdik. Yolları böldük, Türkiye'yi birleştirdik. Yolları böleriz de Türkiye'yi böldürmeyiz. Bunu herkes böyle bilsin. Baktılar orada bir şey yok, bu sefer de 'Hastane yapalım' diyorlar. O da yapmış. 'Okul yapalım' diyorlar. Okullarda bitmiş. Ondan sonra, dönüyorlar, 'TOKİ, gençlik merkezi, stat, yapalım' diyorlar. Hepsi yapılmış. 'Metro, Marmaray, Avrasya, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, dünyanın en büyük havaalanı, Osmangazi Köprü' yapılmış. 'Osmangazi Köprüsü pahalı yapılmış' diyor. En pahalı hizmet, olmayan hizmettir. Bunu herkesin bilmesi lazım. Muharrem İnce'nin Osmangazi Köprüsü'ne laf etmesine aldırış yapmayın. Açılır açılmaz, en önce o geçti. Bunların en büyük faaliyeti budur. Hem istemezler hem de en önce onlar kullanırlar. Nasıl kullanmasın kardeşim? 6 dakika köprüyü geçecek 40 dakikada Sancaktepe'ye gelecek. Böyle bir rahatlık var mı dünyada?"

Muhalefet adaylarının yapacak bir şey bulmadıklarında sinirlendiğini belirten Yıldırım, "Gençlere sağlık hizmeti getirelim' diyorlar. Bakıyorlar yapılmış, bu sefer sinirleniyorlar. Bunların dikili taşı da dikili ağacı da yok. Şimdi bakıyorlar ki, söylenecek bir şey yok, her şey yapılmış sinirleniyorlar. Sinir krizi geçiriyorlar. O zaman da 'Biz bu yapılanları yıkalım' diyorlar. Başlıyorlar yıkmaya. Külliyeyi yıkıyorlar. 'Kanal İstanbul'u yaptırmayacağız' diyorlar. 'AK Parti ne yaptıysa yıkacağız' diyorlar. Bunların adı yıkım ekibidir. Bir yapım ekibi var, bir de yıkım ekibi var. Türkiye, tercihini her zaman doğru yönden yana yapmıştır. Yapım ekibine durmak yok, yıkım ekibini yolcu etmek. Yıkım ekibini sandığa gömecek miyiz? AK Parti'yi sandıktan zaferle çıkaracak mıyız?" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasını Sancaktepe için yapılanları anlatarak noktaladı.