NTV

Başbakan Yıldırım'dan Rakka tepkisi: Neler olmuş neler

ntv.com.tr

Türkiye

Başbakan Yıldırım, DAEŞ'li teröristlerin Rakka'dan çıkmasına izin verildiği haberlerine değindi. YPG/PYD'yi destekleyen ABD'yi eleştiren Yıldırım, silahlarıyla birlikte kaçmalarına izin verilen teröristlerin başta Türkiye olmak üzere dünya için tehdit olduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkan Vekili ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. 

Yıldırım, konuşmasında ABD destekli YPG/PYD'nin DAEŞ'li teröristlerin Rakka'dan güvenli bir şekilde çıkmasına izin verdiği yönündeki haberlere değindi. 

"Bu sabah haberlerde belki fark etmişsinizdir. Rakka'da yeni bir rezalet ortaya çıktı" diyen Yıldırım, "YPG ve koalisyon güçleri Rakka'yı DEAŞ'tan temizleyecekler ve bölge insanları yerleşecekti. Ancak gel gör ki neler olmuş neler... Rakka'da DEAŞ'lıları temizlemek yerine, DEAŞ'lılara silahlarıyla birlikte Rakka'dan çıkmaları için destek olmuşlar. 50 TIR, 13 otobüs, 100 tane araçtan oluşan kanvoy Rakka'nın kuzeyinden DEAŞ terör örgütü üyeleri çıkarılmış" ifadelerini kullandı.

YPG/PYD'ye verdiği destek üzerinden ABD'yi eleştiren Başbakan Yıldırım, "Bu ne demek? Biz ne dedik Amerika'ya? Bir terör örgütüyle başka bir terör örgütünü yok etmek için mücadele, devletlerin yapacağı iş değildir, akla ziyan bir iştir" diye konuştu.

Yıldırım, silahlarıyla birlikte serbest bırakılan teröristlerin dünyanın çeşitli yerlerinde saldırılarda bulunabileceği uyarısında bulunarak şöyle devam etti:

"İşte sonuçları ortaya çıkıyor. Şimdi oradan çıkan, silahlarıyla serbest bırakılan bu DEAŞ mensupları başta Türkiye olmak üzere Avrupa, Amerika, dünyanın her tarafından kim bilir yeni masum insanların katline sebep olacaklar. Teröristten fayda gelmez. Böyle devam ederseniz bela gelir sizi bulur. Teröre karşı devletlerin işbirliği önemlidir. Teröristler silahlarıyla gittiler, PYD/PKK gelip yerleşti. Bir terör örgütü çıktı, başka terör örgütü yerleşti. Türkiye bir kez daha haklı çıktı. Avrupa ve dünya DEAŞ teröristleri ne zaman gelecek ve eylem yapacak diye düşünsün." 

"DEPREM BÖLGESİNE İLK BİZ ULAŞTIK"

Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

"Halepçe yakınlarında meydana gelen depremde ölen kardeşlerimize mevlamdan rahmet yaralılar acil şifalar diliyorum. İlgili unsurlarımız süratle bölgeye intikal etmiştir. Depremzedelere ilk ulaşan ekipler bizim ekipler olmuştur. Irak ile koordineli çalışan AFAD, Kızılay'ın halen bölgede çalışmaları devam ediyor. İran ve Irak halkının acılarını paylaşıyoruz.

Dün Antalya'da yoğun bir yağış ve fırtına meydana geldi. Ekiplerimiz hemen müdahale ettiler. Antalyalı vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. En büyük tesellimiz can kaybı yok. Yaralanma ve maddi hasarlar var bunları en kısa zamanda gidermiş olacağız.

ABD'YE TEPKİ: HALA NE KANIT SORUYORSUN?

9 Kasım'da ABD Başkan Yardımcısı Pence ile bir görüşme yaptık. FETÖ ve bölgesel konulardaki beklentilerimizi açıkça ortaya koyduk. FETÖ elebaşının tutuklanarak ülkemize iadesi talebimizi yeniden ilettik. Bize kanıt diyenler, '11 Eylül sonrası Afganistan'a giriyoruz, ABD'nin arkasında olan bizimle gelsin' dedi. Biz de kanıt sormadık. Oraya asker gönderdik. Şimdi 15 Temmuz'un faili olduğunu sağır sultanın bile bildiği FETÖ'nün geriye verilmesi konusunda kırk dereden su getirmenin ne alemi var? Ne delili soruyorsun? 250 şehidimiz var, 2 bin 194 gazimiz var daha ne delil soruyorsunuz? Bunların ADB Türkiye müttefikliğine yakışmadığını ifade ettik. 

YPG ile işbirliğinin de geldiği kontayı bir kez daha ifade ettik. Bu örgüt orada DEAŞ ile mücadele adına ABD ile faaliyet gösterirken aynı zamanda elde ettiği gelişmiş silahları amcası olan PKK terör örgütüne aktarmaktan da geri kalmıyor. Bu işbirliğinin artık daha fazla sürdürülmesinin ilişkilerimizde tamiri imkansız hasarlar oluşturacağını bir kez daha yalın bir dille ifade ettik.

ABD ile ilişkileri germek ve daha da kötüleştirmek gibi bir niyetimiz yok. Müttefik olarak gördüğümüz ABD ile olumlu gündem üzerinde yol almayı arzu ediyoruz. Vize konusunun kısıtlı olarak başlaması ilk adım olmakla beraber normal seviyeye dönmesi beklentimizdir.

"AK PARTİ KURULDUĞU GÜNDEN BU YANA ANITKABİR'E GİDİYOR"

ABD ziyareti sırasında 10 Kasım için anma töreni düzenlendi. Birileri Türkiye'nin ortak değeri olan Atatürk'ü tekellerinde görmeye devam ediyor. Ne yazık ki bazı medya çevreleri de bu tekelleşmeye çanak tutarak toplumda bir ayrışmayı körüklemeye çalışıyor. Bazı basın yayın organlarına bakarsanız akıl almaz ifadeler var; AK Parti Anıtkabir'de... Bre ahmaklar AK Parti kurulduğu günden bu yana Anıtkabir'e gidiyor. 

Parti mensuplarımızın Atatürkçülüğünü kanıtlamak gibi bir ihtiyacı yok. Ellerinde bunların sanki Atatürkçilük dedektörü var gibi ortalıkta gezinen siyaset hafiyeleri milleti fişlemeye çalışıyorlar. Çok şükür ki bu sefer de çakıldılar. Atatürk hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşun tekelinde değildir. Atatürkçülük lafla olmaz.

Atatürkçülük Türkiye için eser üretmektir. Atatürk bu toplumun ortak değeridir. Toplumu bunun üzerinden ayrıştırmak vatanseverlik değildir. Türkiye'yi hedeflerine ulaştırmak için kararlılıkla çalışacağız. Türkiye kökleri bir saksıda yetişmiş cılız bir ülke değildir. Fatih Sultan Mehmet ne kadar bizimse Mustafa Kemal Atatürk de o kadar bizimdir. 

RAKKA OPERASYONUNDAKİ KİRLİ SIR ORTAYA ÇIKARILDI



"HÜSRANLA SONUÇLANDI"

Bölgemizdeki gerilimin yükseldiği bir dönem yaşıyoruz. Irak'taki yasadışı referandumdan sonra Türkiye'nin uyarılarının ne kadar doğru olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin oldu bitti macerası hüsranla sonuşlanmıştır. Körfez ülkelerindeki siyasi dalgalanmalar ve Suudi Arabistan'daki gelişmeler de dikkat çekicidir ve takip edilmektedir. 

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanımız dün Soçi'de Putin ile bir araya geldi. Bölgesel ve iki konular ele alındı. Amacımız ve hedefimiz bölgede acıların son bulması ve milyonlarca göçmenin tekrar yurtlarına dönmeleridir. Türkiye olarak aynı anlayışla çalışmalarımız devam edecektir.

2018 İÇİN UYARI

Darbe ile kaos planını gerçekleştiremeyenler Türkiye ekonomisi üzerinde istikrarı bozmak için algı operasyonlarını başlattılar. Darbe sonrası kredi derecelendirme kuruluşları sözleşmiş gibi notları düşürdüler. Döviz ve Türk Lirası üzerinde dalgalanma başlatıldı. Buradan bir sonuç alamayan kriz tacirleri 2017'nin kötü bir yıl olacağı söylentilerine devreye soktular. Buna rağmen ilk 9 ayda Türkiye'ye gelen yabancı sermaye 8 milyar doları buldu. Finans piyasasında yılbaşından bu yana 13 milyar dolar piyasaya para girdi. Ne söylerlerse söylesinler Türkiye ekonomisi güçlüdür ve iş aş üretmeye devam edecek. Baktılar ki işler sitediği gibi gitmiyor bu sefer Türkiye'nin büyüme notunu düşüren kuruluşlar art arda büyüme oranını yükseltme yarışına girdiler. Onların derdi kendi itibarlarını kurtarma çalışmasından başkası değildi. Şimdi de 2018 ekonomik kriz kaos senaryosunu devreye sokmaya çalışıyorlar. Herkes rahat olsun, gerekli tedbirlerimizi aldık alıyoruz. Hedefimiz 2018'de enflasyonla mücadele. Hangi hileye başvururlarsa vursunlar ülkemiz üzerinde oynanan oyunları bozmaya devam edeceğiz.

"İSMAİL KAHRAMAN'IN YANINDAYIZ"

Biliyorsunuz bazı belediye başkanlıklarımızda nöbet değişimi oldu. Yaptıkları güzel işlerden dolayı onlara teşekkür ediyoruz. Yeni görev alan belediye başkanlarımıza da başarılar diliyoruz. AK Parti halka hizmeti hakka hizmet gören köklü bir siyasi geleneğin temsilcisidir. Sayın İsmail Kahraman ikinci dönem için de Meclis Başkanı adayı oldu. AK Parti olarak yanındayız, hayırlı uğurlu olsun."

ETİKETLER