Balyoz soruşturması sürecinde eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Çetin Doğan ile eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ü karşı karşıya getiren en kritik belge İstanbul’da Balyoz soruşturmasını yürüten savcıların elinde.

Belge, üst düzey emekli ve muvazzaf komutanların gözaltına alınmasının ardından Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nı Çankaya Köşkü’nde biraraya getiren zirvede de gündeme geldi.

Bu belgedeki imza, dönemin Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı; bugünün ise Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral İlker Başbuğ’a ait.

Hürriyet gazetesinin haberine göre söz konusu belgede Orgeneral Başbuğ, seminerin özel bölümünde, Orgeneral Çetin Doğan’ın oturumu yönetirken, resmi ve yasal çerçevenin dışına çıktığına dair ciddi çekince ve eleştirilerde bulunuyor.

Başbuğ bu belgeyi, Aytaç Yalman’ın Kara Kuvvetleri Komutanı, Özkök’ün de Genelkurmay Başkanı olduğu o dönemde “Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı” sıfatıyla durumla ilgili yapılan inceleme, gelen bilgiler ışığında hazırlıyor.

Başbuğ’un değerlendirmesinde, Çetin Doğan’ın 4-7 mart 2003’de Genelkurmay kayıtlarına göre Meriç olarak görünen ve yasal sınırlar içinde gerçekleşen toplantının devamında, mevcut senaryoya gerçek isim ve kişilerle devam ettiğine ve yasal olmayan bu durumun sakıncalarına işaret ediliyor.

Zamanında ilgili komutanlıklara da sunulan değerlendirmede, EMASYA planı bazlı oluşturulan senaryoda, gerçek isim ve koşullarla devam edilmesinin, TSK’nın görev alanı içinde olmadığı gibi seminer yönetmeliklerine de aykırı olduğu ifade ediliyor.

Bazı askeri personelin, “Gerçek kişiler ve yerlerle devam edelim” emri üzerine bizzat isimler vererek, “Ben o zaman hemen filanca belediye başkanını, şu ismi hemen görevden alıyorum, şunu yapıyorum, bunu ediyorum’ gibi kastını aşan ifadeleri kullanma durumuna girdiği anlatılıyor.