Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Karargahı'nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

İlişkili Haberler


"Bu toplantının 1,5 saat olmasını planladım. Sorularınızı almadan önce bir konunu üzerinde açıklama yapacağım. Konu da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmada bulunan mühimmat ve silahlardır. Bu bulunan silahlarla ilgili gerek kamuoyunun gerekse medyanın haklı olarak bilgiye ihtiyacı var. Bazı konuların cevaplandırılmasına gerek var. Haklı bir istektir.

Konuyu doğru temele oturtmak için ilk önce silahla mühimmat arasındaki farkı ortaya koymak gerek. Ne farkeder diyebirilirsiz ama bu farkı anlamazsak sağlıklı değerlendirme yapamayız.

POYRAZKÖY'DE BULUNAN 45 SİLAH TSK'YA AİT DEĞİL
Burada silahın önemli olan noktası şu; her silahın üzerinde ona ait stok numarası var. Silah askeri malzeme olarak envantere girdikten sonra uzun süre kullanılan bir maddedir. Bu soruşturma kapsamında 45 adet silah var. Hiçbiri TSK envaterine ait değil, TSK ‘ya ait değil.

Bizim için önemli olan bu silahların TSK’nın envanterinde olup olmadığı. Silah ordunun namusudur.

LAW silahı ise mühimmattır. Mühimmatın üzerinde kafile numarası vardır. Örneğin üretilen 6 bin LAW'ın üzerinde kafile numarasıdır. (LAW silahını gösteriyor.) Korkmayın bu boş LAW. Bu bir kez kullanılır. İkinci defa kullanılamaz. Sadece kafile numarası vardır. Bunu eğitimde birliklerde kullanılırsınız. Onun dışında çöpe atılır, başka bir işe yaramaz. Etkili midir? Etkilidir. 200 metrede 30 cm zırhı deler.

BULUNAN LAV SİLAHLARI KULLANILAMAZ DURUMDA
Poyrazköy’de yaplan kazılarda 5 tane boş LAW silahı paketlenmiş olarak bulundu. Gömülmüş bu beş LAW'ın kullanım olanağı yok. Acaba bunun yapanlar kim? Bu 5 tane boş LAW'ı niye gömdüler. Ben bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Kesinlikle merak için soruyorum. 5 tane boş LAW. Hiçbir işe yaramaz. Paketlenerek gömüldü. Neden (Tabii buna yargı karar verecek) gömüldü?

Üretilen mühimmatın hepsi TSK envanterine girmiyor. Bazıları Emniyet Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için gidiyor. Örneğin el bombası, LAW, RPG, aydınlatma fişeği, tahrip kalıpları, hakem bombaları sadece TSK envanterine giren kayıt değil. Ben bu bulunan malzeme şuradandır, buradandır imasında bulunmuyorum. Mühimmatla ilgili konunun karmaşıklığını çizmek istemiyorum.

1998'DEN BERİ GÖMÜLÜ SİLAHIMIZ YOK
1986 yılına kadar TSK’nın Özel Kuvvetler komutanlığı’na ait gömülü silah ve mühimmatı vardı. 1986’da alınan kararla bu silah ve mühimmatın tümünün toplatılarak depolara alınması emri verildi. Bu işlem 1998 yılında tamamlandı. TSK’nın Türkiye sathında hiçbir yerde gömülü silah ve mühimmatı yoktur.

Mühimmatın kontrolü konusunda bazı sorunların olduğunu sizler de anladınız. Mühimmata ilişkin sistemimizi gözden geçirerek daha sağlıklı hale sokmalıyız. En çok zarar gören biziz. Bir şey olduğu zaman ilişki kuruluyor. Bu kafile numarası sistemini değiştirme işlemine başladık.

EL BOMBALARI VE LAW SİLAHLARINA ÖZEL NUMARA VERİLİYOR
Yeni üretilenlerden başlamak üzere el bombalarına ve LAW silahlarına silinmeyen özel numara verilmeye başlandı. Kafile numarası sistemi değişmiştir, elimizdeki mühimmata özel numara verilmesi için tüm sistemimizi zorluyoruz.

KAYITLARIMIZA GÖRE MÜHİMMAT EKSİĞİMİZ YOK
Bizim kayıtlarımıza göre mühimmat eksiğimiz gözükmüyor. Bulunan mühimmatlar nereden geldi? Maalesef ilk şüphe Irak. Diğer şüphe ise iç güvenlik harekatımızda bazı güçlüklerimiz var, bu realiteyi de gizleyemem. Operasyona çıkan birliğin üzerindeki mühimmatı operasyonun ardından kontrol etmemiz güç, orada bazı zorluklarımız var. Ancak bu zorlukları ben mazeret olarak söylemiyorum. Operasyona çıkan personel, elindeki el bombasını saklıyor ve sonra bunu memlekete götürüyordu, şimdi azalsa da bu da olabilir.

Bunun için ne yapıyoruz? Mühimmat sarf malzemesinin daha üst komutanlar tarafından onaylanması zorunluluğunu getirdik. Silahlar ve mühimmatlarla ilgili her iddia üzerine askeri yargıyı çalıştırıyoruz, savcılar hemen soruşturma açıyor. Şimdiye kadar soruşturma açılmayan hiçbir iddia yoktur bu konuyla ilgili.

ARAZİ İKİNCİ DERECE ASKERİ BÖLGE
Poyrazköy’deki arazi ile ilgili de bilgi vermek de isterim. Poyrazköy’deki arazi Milli Savunma Bakanlığı’na ait arazi değildir. Bir vakfa ait bir arazidir. Statüsü nedir. İkinci derecede askeri yasak bölge statüsündedir. İkinci derece askeri yasak bölgelere sadece yabancılar giremez. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes girer . Hatta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları imar iznini alırsa , TSK’dan da izin de alırsa; burada bina da yapar, oturur da, faaliyet de yapar. Bu konuda karışık bilgiler var."