Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) yürütülen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyi bünyesindeki CMS deneyinde görevli İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Ali Demir, Türkiye'nin CERN'e üye olması halinde açılan ihalelere Türk firmalarının da girmesinin önünün açılacağını, firmaların buna hazırlıklı olması ve ülkenin ödeyeceği yıllık bedelin karşılığını ne oranda alabileceğinin hesabını iyi yapılması gerektiğini söyledi.

İlişkili Haberler


Prof. Dr. Demir, CERN'de yürütülen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyi ile ilgili Türkiye kamuoyunun yeterince doğru bilgilendirilemediğini belirtti.

Dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı CERN'in, 2. Dünya Savaşı sonrası AB'yi birleştiren bir proje olarak ortaya çıktığını ve Avrupa'nın en üst bilimsel ve teknoloji kurumu haline geldiğini kaydeden Prof. Dr. Demir, 20 üyeli kurumun, birisi Türkiye olan 8 gözlemci üyesi bulunduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Demir, CERN'de evreni anlamaya yönelik araştırma ve deneylerin yan ürünlerinin hayatı kolaylaştırıcı bir çok buluşu beraberinde getirdiğini, internetin bu deneylerle ortaya çıkan bir buluş olduğunu, kanser tedavisinde kullanılan hadron terapisinin de yine deneylerin yan ürünü olarak bulunan teknolojiler arasında yer aldığını belirtti.

CERN'de yapılan yeni deneylerle yakın bir dönemde büyük toplumsal döngüler yaratacak buluşlar yapılmasının beklendiğini dile getiren Prof. Dr. Demir, son dönemde Büyük Hadron Çarpıştırıcısı Deneyi'nin de benzeri ürünler ortaya çıkaracağına dikkat çekti.

FİZİKÇİLERİN REKABETİ
Prof. Dr. Demir, Çarpıştırıcıdaki ATLAS deneyine Ankara ve Boğaziçi Üniversiteleri, CMS deneyine Boğaziçi, Çukurova ve ODTÜ'den grupların katıldığını, İYTE'nin Boğaziçi Üniversitesi üzerinden katıldığı CMS deneyinde Türkiye'den verilen ilk fizik projesini hazırladığını kaydetti.

CMS'deki deney kapsamında dünyada toplam 3 bin 557 fizikçinin yeni kuvvet kanunlarını araştırdığını, bu alanda ülkelerin oluşturduğu grupların büyük rekabet içinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demir, deneyde elde edilen verileri alarak analiz ettiklerini, yeni kuvvet kanunlarıyla ilgili bilgileri ortaya koyacak bu analiz sonrası bulunan sonuçları zorlu bir sürecin ardından bilimsel yayın haline getirebildiklerini ifade etti.

Prof. Dr. Demir, gözlemci üye Türkiye'nin deneyde elde edilen analizleri değerlendirebilir durumda olduğunu ve bu deneyden öncelikle bilimsel değil teknolojik olarak faydalanma hesapları yapması gerektiğini savunarak şöyle devam etti:
''Deney üyeliğinin Türkiye'ye getireceği yıllık mali bir yük var. Bu yatırımın karşılığını alabileceğimiz ortamı oluşturmamız gerekiyor. Ülkemizde CERN'de yapılan yüksek teknolojideki çalışmalara katkıda bulunacak ve burada elde edilen verilerden faydalanabilecek firmalarımız var mı, bunu iyi irdelemek gerekiyor.

Türkiye'nin bu büyük deneyden sağlayacağı faydanın artması için firmalarımızın daha ilgili olmasını bekliyoruz. Şu ana kadar Türk firmaları CERN'de sadece küçük inşaat işleri ve bazı parçaların üretiminde yerini alabildi. Türkiye'nin CERN'e üye olması halinde açılan ihalelere Türk firmalarının da girmesinin önü açılacak. Firmalarımızın buna hazırlıklı olması gerekiyor. Bu nedenle üniversitelerin yanında firmaların da CERN ile ilişkileri özendirilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.''

YENİ BÖLÜM TALEBİ
CERN deneylerinin sadece fizikçilerin bir çalışma alanı olarak görülmemesini, elde edilen verilerin teknolojiye daha hızlı uyumlanması için Türkiye'deki mühendis ve kimyagerlerin aktif katılımının gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Demir, üniversitelerde yeni bölümlerin açılmasına da ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Demir, YÖK'e sundukları raporla CERN'den alınacak bilgilerin ülkeye katkısının katlanması için Hızlandırıcı Teknolojileri Mühendisliği, Dedektör Teknolojileri Mühendisliği, Bilgi Teknolojileri Mühendisliği, Tıbbi Teknolojiler Mühendisliği ve Fen Fakültelerinde Bilgi Bilimi bölümlerinin kurulması gerektiğini ifade ettiklerini belirterek, ''CERN'deki deneylere katılmak ülkemize bilimsel, teknolojik, ekonomik, kültürel ve politik yararlar sağlayacaktır'' dedi.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyleriyle ilgili haberlerin Türkiye kamuoyuna daha çok magazinel bakış açısıyla ele alındığını savunan Prof. Dr. Demir, ''Kamuoyuna deneyle ilgili yanlış bilgiler verildi. Magazin ağırlıklı bakış açısı nedeniyle fizikçiler olarak insanların güvenini kaybetmekten korkuyoruz''.