'Başkent'e görkemli kutlama

İstanbul, resmen '2010 Avrupa Kültür Başkenti' oldu.

16.01.2010 - 10:12

'Başkent'e görkemli kutlama

''İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti'' resmi açılış töreninde, koreograf Yekta Kara'nın bu gece için özel olarak tasarladığı ve yönettiği ''İstanbul Büyüsü'' adlı özel performans sahnelendi.

İstanbul'un çok katmanlı kültürel yapısını şiir, dans, müzik, şehrin ses ve görüntülerinden oluşan 5 farklı unsurla anlatan ve 65 dakika süren gösteri, izleyenlerden büyük alkış aldı.

Sahne önünde 303 sanatçının görev aldığı gösteride, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Sultan Abdülaziz, Wolfgang Amadeus Mozart, Ahmed Adnan Saygun, Münir Nurettin Selçuk, Orhan Veli Kanık, Ferit Düzün ve Fahir Atakoğlu gibi farklı isimler tarafından İstanbul hakkında yapılan 24 eseri seslendirdi.

Tarihi boyunca üç imparatorluğa ev sahipliği yapan İstanbul'un tüm değerlerini içeren gösteride, sanatçılar Aynur, Bekir Ünlüataer, Cüneyt Türel, Dilek Türkan, Fatih Erkoç, İncesaz Grubu, Kevork Tavityan, Kubat, MFÖ, Sertab Erener, Yetkin Dikinciler ve Zuhal Olcay solist olarak yer aldı.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasına, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Yarkın Perküsyon Grubu, Devlet Opera Korosu sanatçıları, Çocuk Korosu, Devlet Balesi dansçıları ve Pulathane Halk Oyunları Grubu da eşlik etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde yapılan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin resmi açılış töreninde konuştu.

Erdoğan, konuşmasına başlarken, bütün İstanbulluları selamladığını, yurt dışından gelen katılımcılara da aynı zamanda bir İstanbullu olarak ''hoşgeldiniz'' demek istediğini söyledi.

''Bugün İstanbul adına, Türkiye adına, Avrupa adına büyük bir heyecanı, büyük bir coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz'' diyen Erdoğan, insanlığın ortak mirası İstanbul'un bugün muhteşem bir törenle Avrupa'nın kültür başkenti olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan, ''Bir yıl boyunca gururla taşıyacağımız ve her türlü zengin etkinlikle hakkını vermeye çalışacağımız bu payeyi bize kazandıran herkese teşekkür ediyorum'' dedi.

İstanbul dostlarına, sevdalılarına, İstanbul'a emeği geçenlere, katkı verenlere, alın teri dökenlere en çok da İstanbul'a ve İstanbullulara teşekkür ettiğini belirten Erdoğan, ''Kurulduğu günden bugüne İmparator Konstantin'den Fatih Sultan Mehmet'e, Sultan Süleyman'dan Gazi Mustafa Kemal'e, ta buralara kadar İstanbul'u bir nakış gibi işleyen, güzelliğine güzellik katan herkesi saygıyla anıyor, şükranlarımı sunuyorum'' diye konuştu.

GÖZ NURU DÖKMÜŞ TÜM SANATÇILARI SELAMLIYORUM
Başbakan Erdoğan, ''Ayasofya'yı imar eden İsidoros ile Anthemios'u, Süleymaniye'nin mimarı Sinan'ı, Sultanahmet'in mimarı Sedefkar Mehmet Ağa'yı, tüm mimarları, İstanbul'u ifade eden tüm şairlerimizi, Fuzuli'yi, Baki'yi, Nedim'i, Nefi'yi, Mehmet Akif'i, Yahya Kemal'i, Necip Fazıl'ı, Ziya Osman Saba'yı, Nazım Hikmet'i, Attila İlhan'ı, Orhan Veli'yi, İstanbul için göz nuru dökmüş tüm sanatçıları hürmetle selamlıyorum'' dedi.

Tarihi bir şehir olan İstanbul'un aynı zamanda bir kültür ve medeniyet şehri olduğunu vurgulayan Erdoğan, kentin her köşesiyle tarih koktuğunu belirtti. Erdoğan, ''Roma'ya, Bizans'a, Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış bu kentin her katmanı, tarihin bir sayfasıdır. İstanbul, her zerresi ile her an canlı, her an dipdiri bir şehirdir'' diye konuştu.

İstanbul'un rengi, kokusu ve seslerinin tüm dünya şehirlerinden farklı olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Evet, İstanbul biraz, Saraybosna'dır, biraz Kudüs'tür, biraz Paris'tir, Viyana'dır, Madrid'dir, Bağdat'tır, Şam'dır, Amman'dır. Ama İstanbul en çok da İstanbul'dur'' ifadesini kullandı.

Erdoğan, 5 kıtanın esintilerini, ezgilerini, seslerini, tatlarını ve renklerini yansıtan İstanbul'un, 5 kıtanın şehirlerine esin kaynağı olacak kadar özel ve özgün olduğunu da dile getirerek, ''İstanbul sevinirse Kahire sevinir, Beyrut sevinir, Bakü sevinir, Üsküp sevinir. İstanbul hüzünlenirse insanlık hüzünlenir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, dünyada ortasından ırmak geçen nice şehirler bulunduğunu, ancak ortasından deniz geçen yegane şehrin İstanbul olduğunu dile getirerek, bir yarısı Asya'da diğer yarısı Avrupa'da olan yegane şehrin de yine İstanbul olduğunu söyledi.

İSTANBUL BİR MASAL GİBİ....
Başbakan Erdoğan, nice ressama esin kaynağı olan İstanbul'un binlerce fotoğrafçı tarafından, milyonlarca kez her köşesinin pozlandığını, bu şehrin her köşesinin şairlere ilham kaynağı olduğunu, nice şairlerin İstanbul'a methiyeler düzdüğünü ve güzellemeler yazdığını ifade etti. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Yahya Kemal'in dediği gibi azizdir İstanbul. 'Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul/ Görmediğim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer/ Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul/ Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer'. İstanbul bir masal gibi gerçek üstü bir şehirdir.

Cemal Süreyya'nın dediği gibi, bu şehirden tramvaylar Laleli'den dünyaya kalkar. Sezai Karakoç'un dediği gibi İstanbul bu yeryüzünden ve gökyüzünden öteki bir şehirdir. Necip Fazıl'ın dediği gibi 'Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar/ Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar/ Gecesi sümbül kokan, Türkçesi bülbül kokan İstanbul İstanbul'.

Nazım Hikmet'in dediği gibi 'Sen ki topraksın seni sevmeyi bilmeli/... Sen ki topraksın durup dinlenmeden değişirsin' ve Nedim'in dediği gibi 'Bu şehri İstanbul ki misli benzeri yoktur/ Bir taşına bütün Acem mülkü fedadır.''

Başbakan Erdoğan, bu sözlerinin ardından ''İnşallah simültanede bir yanlışlık olmuyordur'' diyerek espri yaptı.

Yolların kesiştiği İstanbul'da kültürlerin, medeniyetlerin, ırkların, renklerin kaynaştığını vurgulayan Erdoğan, İstanbul'u yegane yapan bir başka özelliğin de bu şehirde camilerin, kiliselerin ve havraların aynı sokak ve mahallede sırt sırta, barış, anlayış ve hoşgörü içinde varlıklarını sürdürmeleri olduğunu kaydetti.

Başbakan Erdoğan, İstanbul'da minarelerin birer estetik şaheser olarak gökyüzüne süzüldüğünü dile getirerek, şöyle devam etti:

''O minarelerden yükselen ezan sesi, çan ve hazan sesini bastırmaz. İstanbul, bir kültür başkenti olduğu kadar hoşgörü başkentidir. İstanbullu yazar Berberyan'ın dediği gibi; İstanbul, görmesini bilen göz için orkideler ile güllerin, leylaklarla mimozaların, papatyalarla kır çiçeklerinin ve yabani otların bir arada derlendiği koca bir çiçek demetidir. İstanbul medeniyetler doğurduğu kadar, medeniyetlerin kesiştiği noktada bulunduğu kadar, medeniyetlerin ittifakına ev sahipliği yapan şehirdir. İstanbul, özgürlük şehridir.''

SEVGİ MEDENİYETİMİZİN EN SOMUT YANSIMASI
İstanbul'da hiçbir anıtın, hiçbir eserin gölgede kalmayacağını ifade eden Erdoğan, İstanbul'da hiçbir kimliğin de baskı altına alınamayacağını söyledi. Bu şehirde her kültürün kendine geniş bir yer bulduğunu, her kültürün kendi kimliğiyle özgür şekilde var olduğunu ve kendini özgürce temsil ettiğini belirten Erdoğan, ''Bize göre büyük şehirler medeniyetin aynasıdır. İstanbul, bizim sevgi medeniyetimizin en somut yansımasıdır'' diye konuştu. İstanbul'un fatihi Sultan Mehmet'in, fethin hemen ardından yayımladığı Galata Ahitnamesi'ne de değinen Erdoğan, ahitnamenin, İstanbul'da her topluluğun kendi dillerini kullanma, kendi dillerinde eğitim görme, dinlerini ve inançlarını serbestçe yaşama, kültür ve ananelerini yaşatma, tarihi varlıklarını huzur ve güven içinde sürdürebilme teminatı verdiğini anlattı.

Başbakan Erdoğan, ''557 yıl boyunca millet olarak bu ahdi düstur edindik, edinmeye de devam ediyoruz. Biz, insanı sadece ve sadece insan olduğu için, yaradılanı yaradandan ötürü seven bir kültürden geliyoruz'' diye konuştu.

Erdoğan, 81 vilayetin tamamında yaşayan vatandaşların, onlarla birlikte tüm dostlarının ve misafirlerinin emniyeti, hürriyeti, inanç özgürlüğü ve kutsal değerlerinin teminatları altında olduğunu vurgulayarak, ''Bizde ve bizim şehirlerimizde hoş görülmeyen yegane şey, insanın insana zulmüdür'' dedi.

İSTANBUL, AVRUPALI BİR ŞEHİR
İstanbul'un Avrupalı bir şehir olduğuna dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''İstanbul, bir Avrupa şehridir. İstanbul, tarihi, kültürü, medeniyeti ve insanlarıyla, geçmişi ve geleceğiyle yüzü Avrupa'ya dönmüş bir şehirdir. İstanbul, Avrupa kültürünü özümsediği kadar, Avrupa kültürünü şekillendirmiş bir şehirdir. İstanbul sadece bir yıllığına Avrupa Kültür Başkenti payesini taşıyacaktır, ancak var olduğu sürece Avrupa'nın bir kültür merkezi olma payesini hiç kaybetmeyecektir. Sadece İstanbul bile Türkiye'nin bir Avrupa ülkesi olduğunun, AB'nin tabii üyesi olduğunun somut göstergesidir.''

Bir yıl boyunca burada yapılacak etkinliklere katılmak için, İstanbul'u gezip görmek için gelecek misafirlerin Türkiye'yi AB üyeliğine bir adım daha yaklaştıracağına gönülden inandığını dile getiren Erdoğan, İstanbul'un son dönemde çok başarılı organizasyonlara imza attığını anlattı. İnşa ettikleri kongre, spor ve sanat merkezleriyle bu güzel şehri geleceğe hazırladıklarını kaydeden Erdoğan, ''Tarihi birikim üzerinde modern bir gelecek imar ediyoruz. İstanbul'u dünyanın finans merkezi haline getirmek için de yatırımlarımız sürüyor'' diye konuştu.

Açılış törenine katılan konuklara da seslenen Erdoğan, ''İstanbul'da lütfen kendinizi evinizde gibi hissedin. İstanbul'da kendinizi kendi şehrinizde gibi hissedin. İstanbul'un sesinde sizin sesiniz, İstanbul'un nefesinde sizin nefesiniz var. Tekrar hoş geldiniz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin ülkeye, millete ve dünyaya barış, kardeşlik ve hayırlar getirmesini temenni ederek, 2010'da İstanbul ile aynı unvanı taşıyacak Macaristan'ın Pecs ve Almanya'nın Essen kentlerine de başarılar diledi.

TAKSİM, KADIKÖY, SULTANAHMET'TE KUTLAMALAR
İstanbullular, 2010 Avrupa Kültür Başkenti unvanını, kentin büyük meydanlarında verilen konserlerle kutladı.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından ''Yedi Tepeli Kent'' sloganından yola çıkarak şehrin 7 bölgesinde etkinlikler düzenlendi.

Haliç Kongre Merkezi'ndeki resmi açılış töreni sonunda gerçekleştirilen havai fişek ve ışık gösterisinin dev ekranlarından sunulduğu 6 merkezde, ünlü sanatçılar izleyiciyle buluştu.

Taksim Meydanında Fransız grup F'in gerçekleştirdiği Ateş Tiyatrosu, etkinliğe katılan İstanbullular tarafından ilgiyle izlendi. 45 dakika süren gösteride akrobat, cambaz ve aktörler yer aldı.

Gösterinin ardından sahneye çıkan pop müziğin ünlü ismi Tarkan, sevilen şarkılarıyla meydanı dolduran kalabalığı coşturdu.

Kadıköy'de iskeledeki İSPARK Otoparkı'nda kurulan platformda Fransız grup F'in gerçekleştirdiği Balon Tiyatrosu, seyirciye unutulmaz anlar yaşattı. ''Ay Avcısı'' adlı tiyatro topluluğunun gösterisinde de onlarca dev balon, gökyüzünde 20 metre yükseklikte yer aldı.

Etkinlikte daha sonra ''Mor ve Ötesi'' grubu konser verdi.

Sultanahmet'te de Ayasofya Meydanında kurulan platformda Mehteran takımı gösteri sundu. DJ performans gösterisinin ardından konser veren Mercan Dede'nin şarkıları, tarihi meydanın atmosferiyle bütünlük oluşturdu.

İstanbullular, Beylikdüzü'nde Nil Karaibrahimgil, Pendik'te Kıraç ve Bağcılar'da da Zara'nın konseriyle Avrupa Kültür Başkenti unvanını kutladı.

Yağışlı havaya rağmen konserlere yoğun katılım olduğu gözlendi.

HAFTA İÇİNDE İSE BU ETKİNLİKLER VAR
Bugün, Yenikapı Mevlevihanesi'nde ''Mevlevi Kültürü Anlatımı ve Sema Kültürü'' gösterisi, ''İst'te Yaşıyor ve Çalışıyor-Antoni Muntadas Çalıştay'' Sergisi ise 18 Ocak-14 Şubat tarihleri arasında sanatseverlerce Tophane-i Amire'de görülebilecek.

''Yerel Yönetimler için Kültür Yönetimi Profesyonel Formasyon Programı 2. Dönem'' kapasite geliştirme toplantısı 19 Ocak'ta, ''Müzik Nasıl Konuşur'' konulu basın toplantısı 20 Ocak'ta, kent kültürü başlığı altında ''Yerel Yönetimler için Kültür Yönetimi Profesyonel Formasyon Programı 2. dönem'' kapasite geliştirme toplantısı 21 Ocak'ta yapılacak.

23 Ocak'ta ise ''Fotoğraf Geçidi-İstanbul Sanat ve Fotoğraf Seminerleri'' 2010 Sanat Üretim Merkezinde, ''Europa Nostra Meeting (Bizim Avrupamız-İstanbul 2010) Kentsel Uygulamalar Semineri'', ''Yüzde Yüz Ekolojik Pazarın Geliştirilmesi ve Tüketici Bilinçlendirme Feriköy Ekolojik Pazar'' etkinliği ise Bomonti Şişli'de gerçekleştirilecek.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...