Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Tunceli'de bu yıl onuncusu kutlanan geleneksel Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nde düzenlenen panelde konuştu.

Tartışma yaratacak cümleler kullanan Baydemir'in konuşmasından satır başları şöyle:

"Açık bir ifade ile egemenliğin yerelde paylaşılması meselesidir. Egemenliğe kimliksel olarak, kolektif olarak katılma meselesidir. Bunun da artık açıkça söylenmesi lazım. Demokratik Özerklik Projesi, Kürtlerin de iradesiyle birlik ve beraberlik projesidir. Bölünmenin, kavganın 21. yüzyılda panzehiri Demokratik Özerkliktir. Partimizin Demokratik Özerklik anlayışı Avrupa yerel yönetimler özerkliği değildir. Bunu karıştırmamak gerekir. Bizim Demokratik Özerklik anlayışımız ondan daha ileridir. En azından ben öyle anlıyorum.

Demokratik Türkiye, bütün etnik kimliklerin, emekçilerin, inançların, hiçbirinin kendini dışarıda görmediği, baskılanmadığı, özgürce ifade ettiği, gelir dağılımında adaletin sağlandığı demokratik refah içinde bir Türkiye oluşturma projesidir. Böyle bir Türkiye nasıl olacak, Özerk Marmara, Özerk Doğu Akdeniz, Özerk Batı Karadeniz, Özerk Kürdistan'la olacak. Arkadaşımız çıkıp, Başkan sen yanlış anladın diyebilir ama ben böyle anladım.

Artık her şeyi karnından değil açık ve beyninden konuşmanın zamanı geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi var olmaya kesinlikle devam edecektir. İstiklal Marşı Türkiye'de okunmaya devam edecektir. Türk bayrağı Türkiye'de dalgalanmaya devam edecektir. Ama bununla birlikte her bölgede bölgesel parlamento olacaktır. Bu bölgesel parlamentolardan biri de Kürdistan Bölgesel Parlamentosu olacaktır. Türk bayrağı yanında benim yerel renklerin olan Kürt bayrağı da olacaktır. Dersim'de, Sayın Başkan, ay yıldızlı Türk bayrağı yanında Kürt bayrağı yan yana dalgalanması fena mı olur? Kıyamet mi kopar? Diyarbakır, Hakkari, Van, Mardin, Dersim halkı Ankara'ya daha çok bağlanır."