NTV

Baykal: Cumhurbaşkanı da 'uygun değil' diyebilir

30.06.2009 14:54

Baykal: Cumhurbaşkanı da 'uygun değil' diyebilir

CHP lideri Baykal, askere sivil yargı yolunu açan düzenleme için Cumhurbaşkanı'nın da 'uygun değil' diyebileceğini söyledi.

CHP lideri Deniz Baykal partisinin Meclis grubu toplantısında konuştu.

Baykal açıklanan büyüme rakamlarıyla ilgili "2001’deki krizden daha büyük bir daralma var" değerlendirmesini yaptı.

Baykal şunları söyledi: "Ekonomide görüyoruz ki 2009'un ilk çeyreğindeki daralma oranı tarihi bir düzeydedir. Yüzde 13,8 daralma yaşanmıştır. 2008'deki daralma 2009'da yeni rekorla ortaya çıktı. Bu hepimiz tarafından dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Türkiye dünyanın krizden en çok etkilenen ülkelerinin başında gelmektedir. Oran çok yüksektir. 2001’deki krizden daha büyük bir daralma var. Bu tablo bütçede daha ağır biçimde kendini hissettirecek. Çıkış yolu, kaynakları daha geniş ölçüde seferber ederek el parasıyla değil, kalkınmaya kendi kaynağını ayırarak olur.

Bu yıl daralma hesaplarını 4,6 büyüme olarak kabul etmişlerdi. Sonra tam tersi durum hakim oldu. Şimdi Türkiye için söz konusu küçülme 5,9 oldu. Bu yıl kayıp yılı olacaktır. Başbakan ve Hükümet krizin Türkiye'yi teğet geçtiğine inanmaktadır. 1 Temmuz geldi. Hala ekonomik kalkınma programı yoktur. Bu türkiye ile alay etmektir."

SAHTE BELGE KARARI
Deniz Baykal 'İrtica ile Mücadele Planı' belgesi hakkında askeri savcılığın kararını açıkladığını hatırlatarak "Hükümet sahte belgelerin peşine düşüyor. Sahte belge yerine ekonominin durumunu gösteren belgeyi değerlendir" dedi:

"Askeri Savcılık 'Geçerliliği yoktur' diyor. Buna rağmen Başbakan, geçerli olmaması onu üzecek bir şeymiş gibi, 'Ah keşke doğru olsa' diyerek doğru olduğunu kanıtlama gayreti içine giriyor.

Bu belge olayı olmaktan çıkıp Türkiye’nin temel iç dengeleriyle ilgili hesaplaşma konusuna dönüştürüldü. Belge değildir demeye Başbakan'ın dili varmıyor, Askeri Savcılığın kararını içine sindiremiyor. Bunu söylerken o savcılığın parçası olduğu sisteme yönelik suçlama yaptığının farkında mı, değil mi?"

ASKERLERE SİVİL YARGI DÜZENLEMESİ
CHP lideri Baykal askerelere sivil yargı yolunu açan düzenlemenin oldu bitti ile geçirildiğini belirtti: "Parlamentonun tatile gireceği son günün son saatlerinde bu düzenleme geçirildi.

'İki önerge var' dediler. 'Mutabakat sağlayalım', dediler. Önergelerden biri sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını engellemeye yönelik. Buna biz CHP olarak destek veriyoruz. Tereddüt yok.

Diğeri bir oldu bittiyle Meclis’ten geçirildi. Komisyonlarda görüşüldü mü, karara bağladı mı, komisyonda çalışma yapıldı mı?.. Hayır...

Milli Savunma Bakanlığı'na Genelkurmay'a, Askeri Yargıtay'a bu konuda bilgi verildi mi? 'Ne diyorsunuz bu tasarıya' dendi mi?' Denmedi...

Meclis Başkanı’nın haberi yok, komisyonun haberi yok, ilgili mercilerin haberi yok.

Bizim de kabahatimiz var. Arkadaşlarımızın da kabahati var. Meclis'te bir centilmenlik anlaşması yapılmış. Meclis tatile girmeden neler yapılacağı mutabakata bağlanmış. Ama siz karşınızdaki insanların o mutabakata uyacağı güvenini gösterirseniz yanlış yaparsınız. Çünkü onların ne zaman ne yapacağı belli değil.

Bu iktidar CHP milletvekillerini değil, Türkiye’yi aldatma peşinde. Özgüvenleri yok. Vur-kaçla sonuç almaya çalışıyor. Çık söyle açıkça. 'Askeri yargı, sivil yargı düzenlemesi yapacağız' de...

Başbakan bize 'Mahkeme kapılarında dolaşıyorlar' diyor. Haklı... Baktım, biz mahkeme kapılarında dolaşıyoruz. Başbakan da dolaşıyor. Başbakan kendi şahsi şikayetleri için, biz de milletin hakkı için, Türkiye’nin hukuku için mahkeme kapılarındayız.

GÜL DE 'UYGUN DEĞİL' DİYEBİLİR
Çıkan yasayla ilgili ne olacak sorusu herkesin kafasında... Bir bakarsınız, önümüzdeki birkaç saat içinde Cumhurbaşkanı da bu yasanın hiç uygun olmadığını anlama noktasına gelir. Cumhurbaşkanı da zaten Anayasa'ya aykırı diye tespit yapma aşamasına gelebilir. Mayın yasasında da Cumhurbaşkanını göreve çağırmıştık. O çağrı Cumhurbaşkanın'ın takdirine mazhar olmadı. Bir bakarsınız Cumhurbaşkanı da o takdiri kullanabilir.

Sonuçta ya Cumhurbaşkanı, ya Anayasa Mahkemesi tarafından bu gece yarısı baskın girişimi etkisiz kalacaktır.

SANA GÜVENİM YOK
Niye gizli gizli aldatarak, tuzak kururak sonuç almaya çalışıyorsun? Nitekli yalancılık yapıyorlar. Yargı kurumunun içini boşaltmayı demokrasi sanıyorlar. Askeri yargıda, sivil yargıda zaaflar varsa üzerinde durursun. Anayasamızda 145’nci madde var. Bu madde askeri yargının nasıl işleyeceğini ortaya koyuyor. Yapılan düzenleme Anayasa’ya aykırıdır.

Ne akıllılar... Ne yapmak istiyorsunuz? Belli davaları kendi elinize almak mı istiyorsunuz? Askeri Yargıtay’ın alacağı kararlarda tereddütü niçin taşıyorsunuz? Askeri mahkemeye mi, askeri mahkemeye yansıyan anlayışla mı hesaplaşmak istiyorsunuz? Bu hesaplaşmanın anlamı nedir? Kurumlar arasında tam uyum varsa, gece yarısı kanunlarıyla ne uğraşıyorsun? Bunun anlamı ne? Askeri yargıya güvenin var mı bilmiyorum ama benim sana güvenim yok.

Siyasetçi kendi işini yapacak. Medyaya, yargıya burnunu sokuyor; elini TSK’ya uzatıyor. Elini TSK’dan çek, yargıyı mıncıklama! Darbeye en uzak olunan dönemlerdeyiz. Böyle bir olay hiçkimsenin aklından geçmiyor. Darbe sözünü istismar etmek, darbe edebiyatıyla siyaset yapmaya çalışıyorlar. İktidar bu anlayışı bir an önce bırakmalıdır. İktidarın kendisini rahat ve huzurlu hissedemediğini görüyoruz. İktidar tedirgin, kuşkulu ve devlet kurumlarını rahatsız eden bir tavır içindedir. Yargıda yaşanan olaylar çok acıdır. İktidarın bu çabalardan vazgeçmeli, demokratik meşruiyet içinde görev yapmalıdır. Ülkenin gerçek sorunların çözmeye çalışmalıdır.

KARARI ALMIŞ ASKER OLSA SİVİL OLSA NE YAZAR
Başbakan, Savcı’yla o kadar bütünleşmiş ki, hakimin karar almasına rağmen ‘Ergenekon Terör Örgütü’ diyor. Bu sözüyle savcılıktan hakimliğe terfi etmiştir. Başbakan mahkeme adına kararı hükme bağlamıştır. Başbakan almış kararını sivil olsa ne yazar, asker olsa ne yazar...

BAŞBAKAN ÖNCE KENDİSİ HESAP VERSİN
Başbakan önce sen kendin bir yargıya çıksana, hesap versene. Kendisi yargı kaçağı ama yargı önüne yargı çıkarıyor. Kimse askerin arkasına saklanmıyor. Saklanarak siyaset yapan bizzat kendisidir. Dokunulmazlık zırhının arkasına saklanarak siyaset yapıyor."