CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili, ''Ortada çok geniş bir arazi elde etme ve bunu yabancı şirkete devretme hazırlığı var'' dedi.

Deniz Baykal, Star TV ana haber bülteninde katıldığı canlı yayında, Türkiye'de imha edilmesi gereken 900 bin mayın olduğunu, bunlardan 600 bininin de Suriye sınırında bulunduğunu söyledi.

Baykal, geriye kalan 300 bin mayının nasıl ortadan kaldırılacağı konusunda hükümetin bir proje ortaya koymadığını bildirdi.

Geriye kalan 300 bin mayının, Suriye sınırındaki mayınlar gibi Türkiye'nin bereketli ve verimli topraklarına değil, kırsal ve kayalık bölgelere yerleştirildiğini aktaran Baykal, ''Oralarda bir tarımsal proje için olanak bulunmadığı düşünülüyor. Peki oralardaki daha güç koşullardaki mayınları kim ortadan kaldıracak. Eğer Silahlı Kuvvetler ortadan kaldıracaksa, orada 300 bin mayını ortadan kaldıran Silahlı Kuvvetler buradaki 600 bin mayın için niçin devreye girmiyor? Ya da başka bir model varsa 300 bin mayınla ilgili, buradaki 600 bin mayın niçin aynı anlayışla ele alınmıyor?'' diye sordu.

Suriye sınırındaki arazinin herkesin 'iştahını kabarttığını', Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin herkesin ilgisini çektiğini ifade eden Baykal, 1 Mart 2003'te de Güneydoğu Anadolu'ya başka bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin yerleştirilmesinin söz konusu olduğunu, ancak TBMM'nin aldığı kararla buna fırsat vermediğini kaydetti.

Mayınların temizlenmesi için yine bu bölgeye yabancı bir şirketin 50 yıl el konmasına yönelik bir projenin konuşulduğunu belirten Baykal, projenin hiçbir haklı zemini olmadığını savundu ve bölgede yaşayan vatandaşların bu konudaki duyarlığının da yüksek olduğuna işaret etti.

Genelkurmay Başkanlığı'nın, Suriye sınırlarındaki mayınların NATO'nun teknik idari birimi NAMSA tarafından temizlenmesi önerisinin makul olduğunu vurgulayan Baykal, dünyanın türlü yerlerindeki 6 milyona yakın mayının bu birim tarafından ortadan kaldırıldığını anlattı ve ''Böyle önemli bir konuda Genelkurmay ile hükümet yaklaşımı arasında böylesine büyük bir farkın bulunması son derece kaygı vericidir'' diye konuştu.

TOPRAKLARIN İŞLETİLMESİ
Mayınların temizlenmesinin ardından bu toprakların işletilmesi konusundaki önerisinin sorulması üzerine de Baykal, bunun çok büyük bir proje olduğunu söyledi.

Baykal, ''Kanundaki bir maddeye dikkatinizi çekeyim. Kanun sadece 510 kilometrelik sınırda mayınlanmış alanı değil, ona bitişik bölgedeki Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği dahil olmak üzere devletin mülkiyetindeki müstakil arazileri de buna bağlamayı öngörüyor. Ortada çok geniş bir arazi elde etme ve bunu yabancı şirkete devretme hazırlığı var. Böyle bir proje yabancı şirkete devredileceğine, Türkiye'nin orada iddialı bir tarım projesini uygulamak için işin teknolojik boyutunu gözönünde bulundurarak, köylü, çiftçi, toprak ilişkisini tekrar düzenlemeyi düşünerek, bölgenin ihtiyaçlarına köylünün özlemlerine cevap verecek, organik tarım modellerini ortaya koyacak, kooperatifleşme modelini gerçekleştirme şansı getirecek iddialı bir tarım projesi haline döndürme imkanı var'' dedi.

Tarımda kalitenin, ihracat kabiliyetinin, prodüktivitenin önemine dikkati çeken Baykal, 40 yıldan beri ekilmeyen ve oldukça verimli olan bu arazinin devletin ciddi katkısıyla muazzam bir başarı örneğine dönüştürülebileceğini kaydetti.

Türkiye'nin toprak reformunu yapamadığını ifade eden Baykal, ''Bu bölge, halen feodalitenin etkisi altında. Bunu ortadan kaldırmaya yönelik bir pilot proje olarak buradaki toprak varlığını, topraksız ve dar gelirli çiftçilerin ileri teknoloji ve çağdaş yöntemlerle buluşturulduğu, ihracatın yapıldığı muhteşem bir proje ortaya konabilir. Bu, Türkiye ve dünya için örnek olur. sosyal sorunların aşılması için de muhteşem bir fırsattır. Burayı sadece tarım ve toprak reformu değil sosyal reform projesi olarak ele almak mümkündür'' şeklinde konuştu.