Baykal, partisince Mersin Metropol Miting Alanı'nda düzenlenen mitingde, çiftçinin, esnafın, işçinin, işsizlerin, emeklinin ve iş adamlarının sorunlarına dikkati çekti.

Baykal, konuşması sırasında mitinge katılanlara, ''İyi misiniz, keyfiniz yerinde mi, durumunuz iyi mi, işler yolunda mı, kazancınız masrafınız birbirini tutuyor mu, geliriniz harcamanız birbirini karşılıyor mu, borçlar ödeniyor mu, kredi kartları borçları ödenebiliyor mu, gençler iş bulabiliyor mu, çiftçiler rahatladı mı, sırtından yük kalktı mı, narenciye üreticisi Mersinli çiftçi kardeşlerim 'oh be dünya varmış, bir iktidar geldi yüzümüzü güldürdü' diyebiliyor mu, yüzünüz gülüyor mu'' diye sordu.

Çiftçinin sorunlarının sürekli arttığını savunan Baykal, şunları söyledi:

''Çiftçisinin aldığı sattığı birbirini tutmuyor öyle mi? Çiftçi sulama yapıyor, devlet yapmadığı için. Çiftçi kuyudan suyunu çıkarıyor, elektrik parasını ödeyemiyor. Ödeyemediği için çiftçinin kapısına icra memuru mu geliyor, haciz mi geliyor, traktörünü ve tarlasını mı haczetmek istiyorlar, bu noktaya mı geldi çiftçi?''

Esnafın durumunun da farklı olmadığını belirten Deniz Baykal, şunları kaydetti:

''Esnaf hayatından memnun mu, ticaret canlandı mı, piyasa canlandı mı, çekler senetler ödeniyor mu? Esnafı yanında çalışan çocukların pirimini stopajını ödeyebiliyor mu? Fabrikalar açılıyor mu? Emekli nasıl, emekli rahatladı mı, yüzü güldü mü? Hayatının son döneminde emekli çoluğunun çocuğunun yanında torununa harçlığını vererek, bayramda hediyesini alarak mutlu oluyor mu? Kızına oğluna yardımcı olarak onların da sevgisi ve şefkatiyle huzur içinde mutluluk içinde ömrünün son dönemini yaşayabiliyor mu? Yoksa oğlu çalışmıyor, torunu okul masraflarını karşılayamıyor, üç kuruşluk emekli maaşına çoluklar çocuklar torunları gözünü dikmiş vaziyette mi? Hani Türkiye kalkınıyordu.''

İşsizlik ve ödenmeyen borçlara rağmen milletin halinden başbakanın anlamadığını ileri süren Baykal, şöyle devam etti:

''Şimdi işten atılan insanlar karşısında, onların kredi kartları borçlarını ödeyememesi karşısında şaşırdılar kaldılar. Başbakan diyor ki 'Borcu olanlar, ahlaksız olanlardır'. Kredi kartı borcunu ödeyemeyen 600 bin insan var, bu gerideki bir yılın rakamı. Yılın sonunda 1,5 milyon olacak. Bu ciddi bir manzara. 'Bunlar ahlaksızdır' diyen Başbakan, onların sorumluluğundan çıkamaz. Ne demek ahlaksız? O insan işi varken harcama düzeni koymuş, işten atılıvermiş, ödeyemez hale düşmüş, bu insana ahlaksız denir mi?

İşsiz kalmanın ne demek olduğunun farkında mı Başbakan? İşsiz kalmanın ne anlama geldiğini biliyor mu? Çocuğunu okula gönderirken 'Baba temizlik kolu 2 milyon istiyor' diyen çocuğuna karşı boynu bükük kalan babanın halinden anlıyor mu başbakan. Onun işi kolay. Çocuklarını eşi dostu Amerika'ya gönderiyor okutuyor, ama işten atılan baba, bugün gazetelerde vardı, oğlunu liseden almak zorunda kaldığını söylüyor. Yani bir baba, liseye getirdiği çocuğunu işten atıldığı için okludan alıyor. Avrupa'da üniversitede okutmak imkanı yok o babanın. Çünkü işine son verilmiş o babanın. Türkiye'de bu facialar yaşanıyor.''

10 TEZGAHTAN 4'Ü KAPALI
CHP Genel Başkanı Baykal, Türkiye'de 10 tezgahtan 4'ünün kapalı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Sanayici makine getirmiş, borç yapılmış, döviz bulunmuş, kredi alınmış, fabrika oluşturulmuş, ama o 4 tezgah artık çalışmıyor. O 4 tezgahın parası ödenemiyor. Dövizi 1 milyon 100 binden almış, döviz şimdi çıkmış 1 milyon 700 bine. Çalışmayan tezgahla bu borcu nasıl ödeyecek? O tezgahın arkasında mühendis, teknisyen, ustabaşı, işçi var, o tezgahtan ekmek yiyen insanlar var, o tezgahlar kapanınca oradan ekmek yiyenlerin evine ekmek gitmiyor.''

''2008 Kasımına kadar, son bir yılda 1 milyon insan işsiz kalmış, bu bir sosyal faciadır. Şimdi kasımdan sonra aralık var, ocak var, şubat var'' diyen Baykal, şunları kaydetti:

''Kriz ortada. Türkiye çok büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya, insanlar işinden ayrılıyor, Türkiye'de bir büyük bunalım yaşanıyor. Dünyada yaşananın çok ötesinde bunalım yaşanıyor. Yani 'Kriz Türkiye'yi teğet geçti, Türkiye'de hamdolsun bir şey yok' lafları kendimizi avutmaktır. Gerçek çok acı.''

Verdiği işsiz rakamına esnaf, çiftçinin dahil olmadığını ifade eden Baykal, esnafın da iş yerini sadece açıp kapattığını, satış yapamadığını söyledi.