CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine tüm vatandaşların 2010 yılını kutlayarak başlayan Baykal, yeni yılın, 2009 yılından daha güzel geçmesi dileğinde bulundu.

Baykal, ''2009 yılının Ergenekon soruşturması, ekonomik kriz ve Kürt açılımı nedeniyle büyük sıkıntıların yaşandığın bir yıl olduğunu'' ileri sürerek, toplumda adalet duygusunun zedelendiğini, işsizliğin, ekonomik daralmanın rekor düzeyi çıktığını ve etnik ayrışmanın yaşandığını savundu. ''Yaşananların Türkiye'yi ciddi şekilde derinden bir depreme maruz bıraktığını ve bu sürecin tehlikeli bir biçimde geliştiğini'' ifade eden Baykal, sokak gösterilerinin ve bu gösterilerde güvenlik güçlerine yönelik sergilenen tavrın da Türkiye'yi ''nereye gidiyoruz?'' sorusuyla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 2001 yılında benzer bir eylemde TEKEL işçilerini ziyaret ettiğini ve onlara, ''Sizinle beraber hareket edeceğiz'' dediğini anlatan Baykal, gelinen noktanın sorgulanması gerektiğini savundu. Hükümetin yanlış özelleştirme yaptığını kaydeden Baykal, bunun hesabının işçilerden sorulmaya çalışıldığını söyledi. Baykal, ''Terörde kullanılan, suikastlarda kullanılan C4'ü 4-C yaptılar, ekonomik sosyal haklarını ortadan kaldırarak işçilerin başında patlattılar'' dedi.

CHP lideri, zamların nedeninin hükümetin yanlış ekonomi politikaları ve seçim kazanmak uğrunda yaptığı israf olduğunu savunarak, ''Bu zamların arkasında har vurup harman savuran AKP iktidarının yanlış uygulamaları, yanlış ekonomi politikası, yanlış maliye politikası temel unsur olarak yatmaktadır'' diye konuştu.

Eczacılarla ilgili de bir büyük çatışma ortamının tahrik edildiğini savunan Baykal, ''Buraya bakınca şunu görüyoruz 10 milyar dolarlık bir pazardır, 15 milyar TL. 10 milyar dolarlık bir ilaç pazarı var, kavga, bunun kavgasıdır'' dedi.

'HÜKÜMET HASTANIN CEBİNE EL ATTI'
Hükümetin ilaç fiyat farkları ve muayene ücretleriyle hastanın cebine el attığını ileri süren Baykal, ''SGK ilaç fiyatlarını düşürürken hesap oyunuyla eczacıların kazancına ortak olmuştur. Bu uygulama vatandaşın daha çok ilaç parası vermesi ve yanlış ilaç kullanımının daha da artması sonucunu da ortaya çıkaracaktır. İktidarı bu konuda inatlaşmaktan vazgeçmeye, daha soğukkanlı davranmaya, gözünü 10 milyar dolar bürümüş olanların etkisinden kurtulmaya çağırıyorum'' diye konuştu. Baykal, bu konuda siyasi ve hukuki mücadele vereceklerini vurguladı.

Ergenekon'un yığınca acıyı yarattığını belirten Baykal, yılbaşında bir yandan tekel işçilerini, bir yandan da Ergenekon'da ''ailelerinden, sevdiklerinden haksız yere mahrum bırakılmış insanları düşündüğünü'' kaydetti.

Baykal, ''Dursun Çiçek'' hakkındaki soruşturmanın akıbetini de sorarak, ''Şu ıslak imzayı bir gösterseler de görsek ya? Ne oldu ihbarı yapan zat? Nerede bu kişi? Siz suikastı muikastı bırakın da bunu bir takip edin. Böyle manzara olur mu? Bu, kaos değil mi? Bu tablo kabul edilebilir mi? Böyle hukuk, böyle devlet olur mu? Böyle Türkiye, böyle iktidar olur mu? Böyle iktidar olursa böyle Türkiye olur. Değiştirilmesi gereken denklem bu'' dedi.

''Kafes planı''nın akıbetini de soran Baykal, sanıklardan birinin ''planın uydurma olduğuna'' dair ifadelerini okudu. Baykal, ''Şu isyandaki içtenliğe bakar mısınız? Bir insan yapmacık bir şekilde bunu söyleyebilir mi? Bu isyanları duymamazlıktan mı geleceğiz. İşte Kafes de bu'' şeklinde konuştu.

Baykal, Tokat'ta 7 askerin şehit edilmesi olayı ile ilgili Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkililerinin açıklamalarını eleştirerek, ''kimsenin olayın PKK tarafından gerçekleştirildiğini kondurmak istemediğini'' ileri sürdü.