Baykal: Karşılığında sen ne vereceksin?

CHP lideri Deniz Baykal, Kürt açılımı konusunda hiç bir açıklama yapılmadığını berilterek "Bizi aldatmayın, sonucu söyleyin, niye söylemiyorsunuz? " dedi.

Anadolu Ajansı 06.08.2009 - 13:52

CHP lideri Baykal, CHP Parti Meclisi Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinin kabul edildiği ve iddianamede eski Genelkurmay Başkanlarından Hilmi Özkök'ün darbe planları olduğunu doğrular ifadelerinin bulunduğu hatırlatılarak, ''Bu durumda Ergenekon iddianamesinin inandırıcılığının arttığını söyleyebilir miyiz?'' sorusu üzerine, Baykal, ''Ergenekon'' davasıyla ilgili kanaatinin açık olduğunu, bu konuda hiçbir tereddütü olmadığını söyledi.

Deniz Baykal, bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün görüşmesine ilişkin, ''Dünkü görüşmede asıl muhatap PKK'dır dediniz? Bunu biraz açabilir misiniz?'' sorusuna karşılık, bu konuda bugüne kadar hükümete bir adım atması gerektiğini söyleyen çevrelerin üç muhatap gösterdiğini ve bunun, üç muhatabın her birinin öbürünü ikame edebileceğinin kabulü anlamına geldiğini savundu.

Baykal, şu görüşleri ileri sürdü: ''Bu bir tespittir. Bu tespiti can sıkıcı bulanlar, gerçeği görmek istemeyenlerdir. Bu gerçekten yola çıkın. Yapılmakta olan budur. Size İmralı'daki demişse, 'ister benle, ister Kandil'dekiyle, ister DTP ile konuş', Kandil'deki demişse, 'ister benle, ister İmralı ile ister DTP ile konuş'. Ve bu söylendikten sonra bir görüşme başladıysa, bunu unutacak mıyız?'' Deniz Baykal, bu durumun kendisinin değil, ''bizzat işin içinde olanların ifade ettiği bir tespit olduğunu'' iddia ederek, sözlerine şöyle devam etti: ''(Kiminle görüşmek istiyorsan görüş, ne istediğini anlat da bakalım) diyorlar. Bizimkiler de şimdi ne yapacağını anlatıyor. Bu anlatılan şimdi sadece orada mı kaldı? Başka yerlere gitmedi mi? Bundan daha doğal ne var? Ben bir tespit yaptım, bir çalışma yapılacaksa onu bilerek yapmak lazım. Başbakan diyor ki, 'Ben AKP Genel Başkanı sıfatıyla görüşüyorum'.

Sen AKP Genel Başkanı olarak konuşuyorsun, ama onlar seninle Başbakan olarak konuşuyorlar. Senin Başbakan sıfatını askıya almana imkan mı var? O sırada başbakan kimdi? Başbakanlık vekaletini birisine mi vermişti? Aldatmaca bunlar. Bu sıkıntıyı yansıtıyor. Bunlar boş laf, siz terör yapanlarla, terörü yapanları sahiplenenlerle ve dolayısıyla terörle müzakere ediyorsunuz. 'Bunda bir şey yok, olaylar oraya geldi biz terörle müzakere ediyoruz' diyebilirsiniz. Bunun terörü gerçekleştirenlerden kopuk, onların dışındaki bir siyasi merkezle yürütülmüş bir müzakere olduğunu kabul etmek mümkün mü? Bu müzakere çok açık bir şekilde terörün siyasi sorumluluğunu üstlenenlerle yapılmış olan bir müzakeredir. 'Canım şartlar öyle getirdi öyle yapıyoruz', iyi öyle yapıyorsanız yapın da, biz de ne yaptığınızı görelim. Bizim için önemli olan sonuç. Bizi aldatmayın, sonucu söyleyin, niye söylemiyorsunuz? 'Söyleyeceğiz', biz de sabırla bekliyoruz. İster terörün siyasi sorumlularıyla yap, ister İmralı'yla yap, ister Kandil'le yap, kimle yaparsan yap. Sonuç ne, terör kalıcı olarak bitecek mi? Bunun karşılığında sen ne vereceksin?''

TÜRKİYE'Yİ AYRIŞTIRMADAN
CHP Lideri Deniz Baykal, ''Türkiye'nin milli kimliğini, ulusal devlet anlayışını bozmadan, insanların özgürlüklerine, etnik kimliklerine mutlak bir saygı anlayışı içerisinde, ama kimseyi ülkeden koparmaya, ayrıştırmaya yönelmeden, tam tersine Türkiye ile kaynaştıracak adımlar atılması gerektiğini'' vurguladı. Türkiye'nin doğusundaki vatandaşın da, batısındaki kadar kendini Türkiye'nin sahibi hissetmesi gerektiğine işaret eden Baykal, Türkiye'yi ayrıştırmadan çözüm yolları bulmanın mümkün olduğunu söyledi.

Baykal, ''Kürt sorununun çözümüne yönelik hazırlıklarınızın olduğu biliniyor. Hükümetten görüşme talebi gelirse, bu görüşleriniz doğrultusunda kabul eder misiniz?'' sorusu üzerine de, şu cevabı verdi: ''Bizim görüşlerimiz çok açık. Biz bu konunun çözüm söylenmeden, gizli kapılar arkasında, kulaklara fısıldamalar yaparak sürdürülmesinin doğru olmadığı inancındayız. İlk yapması gereken şey, hükümetin düşündüğü çözümü ortaya koymasıdır. Bunu bir görelim. Bunu gördükten sonra biz heyecanla, 'aman çok iyi yaklaşmışsınız, ama bunun şu tarafı var, bu tarafı var, şöyle yapalım' da deriz. Bunu 'desteklemeyiz' de deriz.

Şimdi ne diyeceğimizi görmek istiyoruz. Şu andaki tartışma bu belirsizlikten kaynaklanıyor. Hükümetin kafasında bir çözüm olmaması mümkün değil. Bu kadar temas, bu kadar gürültü, patırtı, bu kadar bekleyiş yaratılması, hükümetin kafasında bir çözüm olmadan mümkün değil. Var bir çözüm, ama o çözümü söylemiyor. Bu da kuşkuyu, şüpheyi artırıyor. Niye söylemiyorsun? Kimseye söylemiyor. Söylemeye mi cesaret edemiyor kafasındaki çözümü? Söyleme uygun mu görmüyor? Niye uygun görmüyor? Bunun söylenmesi lazım. Bu söylenmeden koca bir ülke bir çözüme sürüklenir mi? Hükümet bunu açık bir şekilde söylemelidir. Söyledikten sonra daha net bir tablo ortaya çıkacaktır.''

DEMOKRATİK AÇILIM
''Hükümetin demokratik açılımının başlamasında dış dinamiklerin varlığına dikkati çektiği'' hatırlatılan Baykal, ''Dünkü ABD büyükelçisiyle görüşmenizden sonra bu yöndeki düşünceniz arttı mı, azaldı mı?'' sorusunu yanıtlarken, ''Bu bir tespitti. O tespitimi aynen koruyorum. O tespitin yanlış olduğunu söylemek mümkün değil. O tespiti yapmakta haklı olduğumu şimdi de biliyorum'' dedi.

''Başbakan Erdoğan daha önce DTP ile görüşmeyeceğini söyledi. Ne değişmiş olabilir? Telkin söz konusu mu?'' şeklindeki soruya karşılık Baykal, şunları söyledi: ''Takvim sıkıştırdı Başbakanı, bir 15 Ağustos lafı var, harekete geçme mecburiyeti var. Başbakanın bu söylediği sözün arkasında duramaması kimseyi şaşırtmamıştır. Başbakan, çok kolayca böyle iddialar söylüyor, sonra da onları yaşama geçiremiyor. Hepimiz çok iyi biliyoruz bunları, bu da onlardan biridir.

Zaten DTP de dikkate almadı onun bu tavrını, sükunetle bekledi tavrında hiçbir değişiklik yapmadı. Başbakan da buluşma noktasına geldi. Niye şimdi geldi? Takvim, olaylar, bir an önce bir şeyler yapılmasını gerektiriyor. Takvim nasıl şekillendi? Onun arkasında kimler var diyorsan? İşte içi dışı hepimiz biliyoruz.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...