CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın, Çankaya Belediye Başkan adayı Bülent Tanık, milletvekilleri ve parti yöneticileriyle birlikte seçim otobüsüyle Ankara turuna çıktı.

İlişkili Haberler


Parti otobüsüyle genel merkez önünden hareket eden Baykal, Kızılay'dan geçerek Sakarya Caddesi'ne geldi. Yol boyu vatandaşları selamlayan Baykal, Sakarya Caddesi'nde esnafı ziyaret etti. Baykal'ın Sakarya Caddesi'ndeki yürüyüşü sırasında vatandaşların ve basın mensuplarının ilgisi nedeniyle izdiham yaşandı. Baykal'ın yürüyüşü sırasında vatandaşlar, ''Gökçek gidecek, Karayalçın gelecek'' sloganları attı.

Sakarya Caddesi'nde bir lokantanın önünde oturan Baykal, burada gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Baykal, ''Türkiye'de bir bahar temizliği zamanı gelmiştir. Baharda nasıl tazeleniyorsak Ankara'da da buna ihtiyaç var. Kiri, pası atmamız lazım. Ankara'da bunu hep beraber gerçekleştireceğiz'' dedi.

Biz Türkiye için muhalefet de yaparız, partinin başında da yaparız, içinde de yaparız, kenarında da yaparız. Önemli olan Türkiye'dir. Baykal, ne kendisi için ne başka bir parti için başarı ölçüsü koymadığını da ifade ederek, vatandaşın uygun kararı vereceğini söyledi.


Başbakan Erdoğan'ın dünkü mitingde okuduğu ''Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana'' dizelerinin de yer aldığı şiir hatırlatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine Baykal, şunları kaydetti: ''Mahzuni'nin o muhteşem dizelerini Başbakan'ın ağzından dinlerken herkesin aklına 'Yiğidi kim muhtaç etmiş kuru soğana' diye sormak geliyor. Gerçekten Türkiye'de yiğit muhtaç olmuş kuru soğana. Yoksulun sırtına vuran vurana ama yiğidi kim muhtaç etmiş kuru soğana? Bu soruyu unutmadan, o sözler akla bunu getiriyor.''

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın kendisine yönelik 'Höşmerim yesin ama çok yemesin sonra şekeri çıkar'' sözlerini değerlendirirken de şunları söyledi: ''Ben höşmerim yiyorum ama benim şekerim gayet normal. Sanıyorum Başbakan'ın yüksek şekeri, çok yemesinden kaynaklanıyor. Benim höşmerim yememden benim şekerim yükselmiyor ama Başbakan'ın yüksek şekeri galiba onun çok yiyor olmasından, çok yemiş olmasından kaynaklanıyor olabilir. Buna dikkati çekmek istiyorum. Başbakan benim şekerimi bıraksın da milletin tansiyonuna baksın. Bu ekonomik kriz ortamında milletin tansiyonu çok tehlikeli şekilde yükseliyor. Görevi benim şekerime teşhis koymak değil, benim öyle bir derdim yok, milletin tansiyonuna çare bulmaktır. Kendisine hatırlatmak isterim. Milletin tansiyonunu halletmek lazım. Milletin tansiyonunu da balyozla önlemenin imkanı yok.''