CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa eden Deniz Baykal suskunluğunu bozdu.

Bir televizyon kanalının sorularını yanıtlayan Baykal, "Bir burukluk bir kırgınlık oldu mu?" şeklindeki soruyu, "Hayır desem inandırıcı olur mu bilmiyorum ama ben yine de hayır diyeceğim" diye yanıtladı.

"Herkes beni karalar bağlanmış şekilde göreceğini sanıyor" diyen Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bana doping gibi geliyor. Şu anda hayata karşı duyarlılığımı çok daha üst seviyede hissediyorum. Siyaseti illa genel başkan olarak yaparız diye bir anlayış yok ki. Ben 5 yıl siyasi yasaklıydım yine yaptım. Siyaset yapacağım. CHP ve Türkiye’ye karşı kendimi sorumlu hissetmeye devam edeceğim. Referandumda meydanlara çıkacağım, Meclis'e de gideceğim, parti toplantılarına da gideceğim."

Baykal, "Meclis'e normal bir milletvekili gibi gitmek sizi üzer mi?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Hayır üzmez. Ben şu anda her şeye sıfırdan başladım. Genel başkan olarak yapıyordum şimdi milletvekili olarak yapıyorum. Bir arayışım yok. bu benim işim benim mutluluğum."

CUMHURBAŞKANLIĞI İÇİN NE DÜŞÜNÜYOR?
Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir makam mevkii için siyaset yapmıyorum. Cumhurbaşkanlığı gibi bir mesele yok. Geçmişte de zor günler yaşadık. Ben belli bir hedefi yakalamak için siyaset yapma gayreti içinde olmadım. Öyle olsaydı hedefe ulaştığında mutsuz olurdun. Yaşanan sürecin kendisi mutluluğun kaynağı."

İYİ Kİ İSTİFA ETTİM
"İstifadan kesinlikle pişman değilim, iyi ki yaptım" diyen Baykal istifa gerekçesini şöyle açıkladı: "Komploya meydan okumak için, komployla kavga etmek için, Türkiye'yi komplo konusunda uyarmak için istifa ettim. Herkes bize sahip çıktı, haklı buldu. Komplonun altında ezildiğim için değil, komploya meydan okumak için bunu yaptım."

NEDEN 'BEN DEĞİLİM' DEMEDİ?
Baykal, günlerdir merak edilen "Neden çıkıp da kasetteki ben değilim demediniz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "İstifa bir direnişin ifadesidir. Aklı başında pek çok insan bu olayı benim gündeme almamı ve değerlendirmemi reddetmemi bekliyor; ben bunu fevkalade yanlış ve tehlikeli buluyorum. Kimsenin kimseyi bu çerçevede bir beyanda bulunmaya zorlama hakkı bulunmadığını düşünüyorum. Biz bunu yapmaya kendimizi mecbur hissetmeye başlarsak hukuk çığırından çıkar. Hayır ben görevimi yapamam, dedikodu yaparım deniyor. Ben böyle söylemiş olsaydım farklı bir mecraya girmiş olacaktım. Kimsenin karışamayacağı özel dünyamın hesabını onlara vermek zorunda kalacaktım. Biz ne yaptık 'hesabı hukuk sorar' dedik ve hemen düğmeye bastık. Kimseye bana bu soruyu sorma hakkını vermiyorum."

"İstifa etmemiş olsaydım da Kılıçdaroğlu en yakınımda çalışacak isim olurdu" diyen Baykal şunları kaydetti: "İstifamın kurultaydaki coşkuya katkısı olmuştur. Bazı arkadaşlarım 'dönüp gideceğiz' dediler; ben onlara 'sakın ha görevinizi yapacaksınız' dedim. Farklı bir senaryo var kafalarda, en azından o senaryo doğru değil. Yaşanan tartışmalar bu işle ilgili değil."

BAYKAL EKİBİNİ TASFİYE VAR MI?
Baykal ekibinin tasfiye edildiği tartışmalarını değerlendiren Baykal şöyle konuştu: "Bugün görev almış arkadaşlarım da, dün görev almış arkadaşlarım da CHP’li. Hepimizin görevi onlara başarı dilemektir. Seçilen arkadaşların arasında başarılı olacaklar var. Seçilmemiş arkadaşlar arasında keşke o da olsaydı dediğim arkadaşlar var. Onlar görev almış CHP’lilerdir. Görev almamış CHP’liler vardır. Yarın onlar da görev alacaktır."

KILIÇDAROĞLU ÇOK GÜZEL BİR KONUŞMA YAPTI
Baykal Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşmasını şöyle yorumladı: "2009 seçimleri öncesi hiç laiklik konuşulmadı. Bu bizim laikliği unuttuğumuzu mu gösterdi. Ne ben, ne de Kılıçdaroğlu bunları unutur. Çok güzel bir konuşma yaptı. CHP’nin bir ortak fikriyatı var. Bu fikriyatın içinde laiklik yoksullukla mücadele, Güneydoğu'nun kalkındırılması var. Bunlar hepimizin ortak sorunları."

BANA DA 'DENİZ BEY' DER
Kılıçdaroğlu'nun Başbakan Erdoğan için 'Recep Bey' demesini değerlendiren Baykal, "Recep Bey konusunda da şunu söyleyeyim. Bu Kemal Bey’in ifade tarzı. Bana da 'Deniz Bey' der. Onun bunu aşağılama anlamında kullandığı kanaatinde hiç değilim. Ama anlayanlar nasıl anladı bilemem. O söylerken bunu müstehzi bir ifadeyle değil, gayet ciddi bir ifadeyle söyledi" dedi.

BEN SEZAR DEĞİLİM Kİ
Başbakan Erdoğan'ın 'Brutus' eleştirisini değerlendiren Baykal, "Önder Sav Brutus oldu mu?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Ben de hiçbir zaman Sezar olmadım. Bu tip benzetmeler sıkça kendi anlamının dışında kullanılır. Düşünüyorum Brutus ve Sezar ilişkisini. Sezar arkadan bıçaklanınca bir bakar ki, en güvendiği Brutus orada ve “Yıkıl Sezar” der. Benim arkamda hançer yok ve ben yaşadıklarım karşısında “Yıkıl” demedim. Bir süreç yaşadık ve her zaman karşılaşılmayacak olaylar yaşandı."

TÜRKİYE'Yİ SARSMAK İSTEDİM
Baykal, bir başka televizyon kanalına yaptığı açıklamada ise şöyle konuştu:

"Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda çok başarılı bir konuşma yaptı. 'Recep Bey' hitabında bir aşağılama yoktur.

İktidarın yaptığı bir komplodur, iktidar bu işin içindedir. 'Komployu yapan ayağa kalksın' dedik, Başbakan ayağa kalktı. Başbakan’ın görevi dedikodu yapmak değildir.

Ben teslim olduğum için istifa etmedim. İstifam bir kaçma değil, meydan okumadır. Türkiye'yi sarsmak istedim.

Kimsenin beni sorgulamasına izin vermem, bu hiç kimsenin haddine değildir. Herkes haddini bilecek. Bu durumu aydınlar bile anlayamadı.

Antalya’ya yerleşmeyeceğim.

Ben 'Kaderime kırgınım' demedim."