CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığın konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kameralı görüşme önerisini reddetmesini değerlendirdi.

Erdoğan'ın, cevap mektubunu aldıktan sonra, ''teşekkür ederek, görüşmeyi kabul ettiğini'' belirten Baykal, ''5 gün geçtikten sonra Başbakan doluya koymuş almamış, boşa koymuş dolmamış, bugün çıktı 'görüşmeyeceğim' diyor. Taktir onun. 'Görüşeceğim' diyen sensin, görüşmekten vazgeçen sensin'' dedi.

Erdoğan'ın vazgeçerken ''ahlaksız'' suçlamasında bulunduğunu öne süren Baykal, özetle şu görüşleri dile getirdi: ''Her kim ki iki lafının birinde 'ahlak, namus, dürüstlük' der, 'dur orada' diyeceksiniz. Ahlak, dürüstlük işi lafla olmaz. Yarası olan gocunur, ahlaksızlık suçlaması, kimseyi ahlaklı hale getirmez. Teklif eden, gelmeyen sensin. Şimdi bunu kamufle etmek için 'ahlaksızlık' suçlaması yapıyorsun. Arkadaş, ahlaksızlık konusu şimdi mi aklına geldi? Başbakanın böyle önemli konularda kendi gerilimini, sıkıntısını bastırmak için durduk yerde 'ahlaksız' gibi lafları bu kadar rahat kullanması yakışmıyor. 'Bizim kapımız açık, senin de kapın açık olsun' diyor. Benim kapım açık ama sen diyorsun ki 'kapın sadece bana açık olsun.' Ben de diyorum ki 'kapım millete de açık, sana da açık.' Kapım açık buyur, içeceğin çay olsun. Bir çayı esirgeyecek değiliz. Senin gönlünü hoş tutmak için her şeyi yaparız ama senin yanlışlarını paylaşmayız, senin yanlışında işbirliği içinde olduğumuz izlenimini vermene müsaade etmeyiz. Senin derdin, senin yanlış yolunu herkes seninle birlikte paylaşıyor izlenimini vermek. Ben de o izlenimi vermek istemiyorum.

70 milyonun bileceği şekilde geleceksen gel, açık kapım, bekliyorum seni. Millet öğrenmesin, tenhada buluşalım... Tenhada buluşmak yok.''