NTV

Baykal: Ümük sıkmak için IMF'ye ihtiyaç yok

Türkiye

Hükümetin uçağı IMF'ye teslim ederek otomatik pilotu devreye sokacağını söyleyen CHP lideri Deniz Baykal, "Bu hükümetin ümük sıkmak için IMF'ye ihtiyacı yok, kendisi de o işi yapabiliyor" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısının sunumunu tamamlamasının ardından, siyasi partiler adına ilk sözü, CHP adına Baykal aldı. Bütçedeki 2009 yılına ait öngörülerin gerçekçi olmadığını savunan Baykal, "Bütçe, mali ve ekonomik açıdan geçerli değil. Yüzde 4 varsayımıyla hazırlanmıştır. IMF'yle sıfırlık bir büyümenin pazarlığı sürdürülüyor. Birkaç hafta sonra niyet mektubu imzalanacak, bu bütçeyi geçersiz olacaktır" dedi.

"Hükümet krize iyi yönetmemektedir, sadece seyretmektedir. Hükümet krizden tek başına çıkamayacak. IMF'ye başvurup, otomatik pilotu devreye sokacaktır" diyen Baykal, şunları konuştu: "Kriz sonrası kaç ülke IMF'ye gitti? Kriz nedeniyle herkes IMF'yle anlaşmak zorunda mı? Herkes kendi işini kendi yapıyor. Başbakan kıyameti koparıyordu, diyordu ki 'IMF ümüğümüzü sıkacak, yüzde 2 kalkınma istiyorlar. İstemiyoruz' diyordu, şimdi ne oldu? Milletin ümüğünü sıkmak için bu hükümetin IMF'ye ihtiyacı yok, kendisi o işi de yapabiliyor."

"Büyüme hızı düzenli bir şekilde aşağıya inmiştir. İşsizlik oranı artma eğilimindedir. İki rakamlı işsizlikle karşı karşıyayız" diyen Baykal, şöyle konuştu: "İhracat daralmaya başladı. İthalat tehlikeli bir artış eğilimi sergiliyor. Bankacılık ve reel sektörünün dış borç stoku tehlikeli bir şekilde artı. Hane halkı borç stoku tehlikeli bir şekilde artış gösterdi."

Baykal, "Türkiye eline geçen fırsatları kullanamamıştır. Dövizin bol ve ucuz olduğu dönemde tüketim değil, üretim düşünülseydi bugün farklı olacaktı" dedi.

"BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ"
Baykal, Hükümetin ekonomik kriz karşısındaki tutumunu, Orhan Veli'nin ''Beni Bu Havalar Mahvetti'' şiiriyle değerlendirdi.

Orhan Veli'nin şiirini okuyan Baykal, şiiri hükümete uyarlayarak, ''Beni bu bol ve ucuz döviz havası mahvetti, o havada ben yatırım yapmayı, borç ödemeyi, açık vermemeyi unuttum, dünyaya benim açılmam gerekirken, dünyanın bana açılmasına fırsat verdim, elimdeki avucumdakileri götürmelerine izin verdim. Beni bu havalar mahvetti dese, yeridir'' diye konuştu.

BAŞBAKAN'A SORULAR
"Türkiye muz Cumhuriyeti mi?" diyen Baykal, Başbakan Erdoğan'a şu soruları yöneltti:

"Telekom satışı aydınlığa kavuşturulmamıştır. Şaibeli ve karanlık bir satıştır. Sonunda kime gitti, hisse tablosu belirsiz. Satıştan sonra yüzde 10 KDV indirimi yapıldı. Hariri ailesinin cebine bu kadar büyük bir kaynak girmesini içine sindirebiliyor mu? Karşısında ne alınmıştır, kim almıştır?

Sabah-ATV satışı konusu... Başbakan, talip çıkan işadamıyla gece saat 23.00'te havaalanının VIP salonunda 15 dakika ne konuşmuştur? Bu temasın bir rolü var mıdır? Bu aydınlatılmamıştır. TMSF Başkanı 'Devlet yetkileri, neden pahalıya sattın diye hesap sormuşlardır' demiştir. Bu açıklamaların anlamı ne? Başbakan kimin yanında; damadının mı, Türk Hazinesi'nin mi? Bu satış için 750 milyon dolar kredi verildi. Türkiye krize girmeseydi o para verilir miydi?

Deniz Feneri davası büyük bir skandal. Başbakan 'tanımıyorum' diyor, fotoğraflar ortaya çıkıyor. Derneğe vergi kolaylıkları tanınmıştır. Alman mahkemesi oradakiler hakkında hüküm vermiştir. Mahkemenin 'Soruşturmak istiyoruz' dediği Zahit Akman, RTÜK Başkanlığı görevini sürdürecek mi?

'Rafineri ruhsatını sana değil, Çalık Grubu'na vereceğiz' diye bir açıklama yapıldı. Gerçekten 'Bizim Çalık Grubu'na vereceğiz' demiş midir?"