Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı'nın Abide Meydanı'nda bir konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “ İzmir'in de, Ankara'nın da, Kayseri'nin de anneleri ağlamasın, Ağrı'nın da anneleri ağlamasın dedik. Çocuklar artık yetim kalmasın dedik. Ocaklar sönmesin dedik.

Her vatandaşımız, kendi kültürünü, örfünü, dilini, meşrebini özgürce yaşatarak, bu ülkenin kültürel zenginliklerine zenginlik katsın dedik. Sonuna kadar bu hakkını özgürce kullanabilsin dedik.

İnşallah attığımız adımlarla Türkiye bu sıkıntıları geride bırakacak. Sadece kan durmakla kalmayacak, gönüller de ferahlayacak. Sadece bizim insanımızı huzura ve refaha kavuşturmakla kalmayacağız, bu sorunlar üzerinden beslenenlerin de heveslerini kursaklarında bırakacağız.''

Erdoğan başlattıkları demokratik açılım sürecini önünü kesmek ve baltalamak isteyenlerin bulunduğunu'' belirterek, şunları söyledi: ''Siyaset ahlakına sığmayan, nezaket kurallarına sığmayan, adaba, erkana uymayan bağırışlarını duyuyorsunuz. Bu süreçten kendilerine rol çıkarmak, bu süreçten kendilerine pay çıkarmak için süreci nasıl tahrik ettiklerini görüyorsunuz. Bunlara kulak asmayın. Bunların tahriklerine, kışkırtmalarına kulak asmayın.

İşte önceki gün Habur'da, umutlarımızı artıran bir gelişme yaşandı. 34 kişi geldi, sorgulandı ve yasalarımız çerçevesinde, suça karışmadıkları için serbest bırakıldı. Temenni ederim ki çok daha fazlası gelsin.

Habur'daki o anlamlı manzarayı, sorumsuzca, kaygısızca, düşüncesizce kışkırtanları da gördünüz. Allah aşkına, bu mudur samimiyet? Sorumluluk sahibi insanlara yakışan bir manzara mıdır o tavırlar? Bu ülkenin gerçekten felaha, gerçekten huzura kavuşmasını arzulayanlar, böyle bir tavır, böyle bir şovun peşine nasıl düşebilir?

Buradan, herkesi sorumlu davranmaya, sağduyulu davranmaya, samimi davranmaya davet ediyorum. Milli Birlik Süreci'ni bu tür provakatif eylemlerle, bu tür şovlarla engelleyebileceklerini zannediyorlarsa, çok büyük bir yanılgı içindedirler.

Onlara rağmen biz bu süreci devam ettireceğiz. İnşallah, temennimiz odur ki sonuca kadar da koşturacağız. Onların kışkırtmalarına, tahriklerine rağmen bu süreci nihayete erdireceğiz. Onlara rağmen, onların sorumsuz tavırlarına rağmen kardeşliğimizi pekiştireceğiz.

Bizi bu alt kimlik, etnik unsurlar ayıramaz, ayırmamalı. Ben Rize'liyim. Eşim Siirt'li. Bak biz buluştuk. Demek ki oluyor. Ama bizim ayrılığımız, gayrılığımız yok.

Biz birilerinin dediği gibi platonik aşk yaşamadık. Gerçek aşk yaşadık, gerçek aşk. Biz geri adım atmayız, taviz vermeyiz, geri dönmeyiz.''