Türk jetinin düşürülmesi, Afyonkarahisar’da meydana gelen patlama ve son dönemde artan terör saldırıları… Ülke gündeminin ilk sırasında yer alan bu konularla ilgili pek çok tartışma yaşandı.

Bingöl’de 10 askerin şehit olduğu saldırıda istihbarat veya güvenlik zafiyeti olduğu iddiaları da basında yer aldı. Saldırıyla ilgili “Bingöl’de niye mola verildi?”, “Korucular habersiz miydi?”, “Neden helikopter kullanılmadı?”, “İstihbarat zaafı var mı?”, “Yeterli önlem alındı mı?” gibi birçok soru ortaya atıldı.

Güvenilir üst düzey askeri kaynaklar, NTV Ankara Temsilcisi Nilgün Balkaç’a gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Askeri yetkililerin kendilerine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

10 şehidin verildiği Bingöl saldırısının ardından er sevkiyat yönetmeliği tartışılmaya açıldı. Sevkiyat öncesi askerlerin bekletildiğini gösteren görüntüler ise kamuoyunda eleştirilere neden oldu. TSK bu konuda ne yapmayı planlıyor? Eleştiriler üzerine görüşleri nedir?
Eleştiriler, ancak doğru bilgiye dayanıyorsa ve yıkıcı değil yapıcı ise değer ifade eder.

Bölgede asker sevkiyatlarıyla ilgili yeni tedbirler ya da yeni bir sistem öngörülüyor mu?
Bizim için öncelik, askerlerimizin güvenliğidir. Dört adet Kabul Toplama Merkezi (KTM), 23 adet Tali Kabul Toplama Merkezimizden (TKTM) yüzlerce personel, güzergahları üzerindeki emniyet tedbirleri alınarak, birliklerine ya da evlerine sevk edilmektedir.

Erat Sevkiyatı Yönetmeliği Eylül 2011’de yeniden düzenlenmiştir. Personelin hava yolu ile intikal ettirilmesi kapsamında; mevcut yönetmelik, personel intikallerinin yoğunluk arz ettiği dönemlerde, hava yolundan da istifadeyi mümkün kılmaktadır. Kasım 2011’den itibaren askeri personelimizi, imkanlar ölçüsünde, Hv.K.K.’lığının uçaklarından ve bölgedeki helikopterlerden istifade ederek hava yoluyla taşıyoruz. Bu kapsamda bu güne kadar toplam 10.352 personelin havadan intikali sağlanmıştır. Ayrıca konuyla ilgili olarak, MSB’lığı ile havayolu şirketleri arasındaki görüşmeler devam etmektedir. Ancak her halükarda uygulamada bütün intikallerin havayolu ile yapılması mümkün olmayabilecektir.

Bazı basın yayın organlarında terör ile mücadele de yeni bir stratejinin varlığından söz ediliyor. Askerin karakolda beklemeyip, bölgede mobil birliklerle dolaşması gibi. Bu konuda bir çalışma var mı?
Öncelikle belirtmekte fayda gördüğümüz husus, “karakol” kelimesinin Jandarma/Polis için kullanılan bir tabir olduğudur. Jandarma karakolları sabittir. Görevleri de bellidir. Jandarma karakolları, TSK unsurları tarafından kuvvet ve silah olarak takviye edilmişti. TSK unsurlarının arazide konuşlandıkları yerlere ise “üs” tabirini kullanmaktayız. Bu iki kelimeyi karıştırmamak gerekir.

Bölgede görev yapan komutanlar; bölge halkına, araziyi ve teröristi çok iyi tanımaktadır. Tehdidin niteliği değiştikçe tehdidi karşılayacak tedbirliler alınmaktadır. Karakolda/Üs bölgesinde bekleyen unsurların olması tabiidir. Bundan, bizim hareketsiz olduğumuz anlamı çıkarılmamalıdır. İç güvenlik eğitimi almış personelden oluşan piyade birliklerimiz, kritik noktalarda üs bölgesi teşkil ederek, o kritik bölgeyi kontrol altında tutmakta, operasyonel birliklerin yapacağı operasyonlarda onlara emniyetli çıkış arazisi sağlamakta, operasyonel unsurların operasyon aralarında dinlenmeleri için gerekli imkanı temin etmekte ve ayrıca üst bölgesinin yakın emniyetini sağlamaktadır. Operasyonel birliklerimiz profesyoneldir. Hep hareketlidir.

Özellikle son dönemde aldığımız tedbirler ve teknolojinin etkin olarak kullanılması sayesinde, teröristlerin nokta operasyonlarımız sonucunda büyük zayiat verdikleri, sözde liderlerinin mağaralarından dışarı çıkamaz hale geldiğini biliyoruz.

Verdiğimiz zayiat bizi çok üzmektedir. Yalnız zayiatımızın değil teröristlere verdirdiğimiz zayiatında kamuoyuna yansıtılması ve vurgulanmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.

Bingöl’de niye mola verildi?
Elazığ KTM’den dağıtımı beklenen personel, oluşturulan konvoy ile Elazığ’dan hareket ederek Bingöl’e ulaşmış, Bingöl ili ve içlerinde görev yapan personelin bulunduğu 4 araç, bir Zh. Kobra arazı konvoydan ayrılarak Bingöl’deki Tali Kabul ve Toplama Merkezi’ne gitmiş, konvoyun geri kalan kısmı, duraklamadan Muş istikametine devam etmiştir.

Korucular niye habersiz?
Olay öncesinde yol emniyetini almakla görevlendirilen 14 GKK Timi mevcuttur. Korucuların habersiz olduğu doğru değildir.

Neden bir helikopter yok?
Talimat ve emirlere göre ilgili komutanlık; konvoyun büyüklüğü, intikal güzergahının uzunluğu, güzergah üzerindeki hassas kritik bölgeler, bölgede devam eden operasyonlar ile elde mevcut hava aracı durumu gibi faktörleri göz önüne alarak konvoyun havadan korunup korunmamasına karar verecektir. Bu olayda ilgili komutanlık, herhangi bir olaya hemen müdahale edebilecek şekilde hava aracını Bingöl merkezde hazır beklenmeye karar vermiştir.

Asker bir yerde toplanır mı?
TSK personeli ve ailelerinin Erzincan-Elazığ-Diyarbakır-Mardin hattının doğrusunda emniyetle seyahatlerinin sağlanması maksadıyla, 1994 yılından beri verilen emirler kapsamında, askeri personelin münferit intikali yerine daha emniyetli olması düşünülerek kafileler halinde emniyet tedbirleri alınarak intikali sağlanmaktadır.

İstihbarat zaafı var mı?
Olay öncesinde herhangi bir duyum veya bilgi alınmamıştır.

Niye güzergah aranmadı?
Olay öncesinde intikal güzergahının mayın/EYP araması yapılmıştır.

Konvoy bilgisi sızdırıldı mı?
Bu yönde bir bilgi mevcut değildir. Bilgi sızmasını önlemek için intikal günleri, zamanca aldatma tedbirleri uygulanarak değiştirilmektedir (ki bu olay öncesinde de aldatma yapılmıştır).

Yeterli önlem alındı mı?
Elazığ-Bingöl-Muş karayolu güzergahında konvoy öncesi menfezler dahil yolun kontrolü yapılmış, 25 ayrı kontrol noktasında yolun emniyeti timlerce alınmış, ayrıca güzergahta 6BTR ve 4 shorland zırhlı aracı ile yol emniyet ve kontrol devriyesi icra edilmiştir. Konvoyun önüne ve arkasına zırhlı Kobra araçları, ortasına jammer konularak emniyet arttırılmıştır. Olası herhangi bir gelişmeye müdahale etmek üzere silahlı helikopterler Bingöl merkezde hazır bekletilmiştir. Alınan tedbirlerin yeterli olduğu düşünülmektedir.

Türk jetinin füze tarafından düşürüldüğü bilgisi netleşti. Türkiye uluslararası hukuktan doğan hakkını kullanacak mı? bu konuda Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir çalışması var mı?
Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan hakkını kullanması konusu Hükümetimiz ve Dışişleri Bakanlığı'nca takip edilen bir husustur.

Afyon’daki patlama ile ilgili soruşturma tamamlandı mı? Sonuç nedir?
Eskişehir 1’inci Hava Kuvvetleri Komutanlığı askeri savcılığınca yapılan adli soruşturma hala devam etmektedir. KKK.’lığının yaptırdığı idari tahkikat sonuçlanmıştır. İdari tahkikat raporuna göre; olaya karışan personelin tamamının hayatını kaybetmesi, görgü tanığı olan iki kişinin de ifadelerinde patlamanın neden ve nasıl meydana geldiğini açıklayamamaları nedeniyle, patlamanın nedeni ve nasılı belirlenememiştir. Adli soruşturmanın sonucunu bekleyeceğiz.