''Bir ömürlük ihanet, bir gecede yerle yeksan oluverdi''

Siyasilerin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü mesajları...

ntv.com.tr - Anadolu Ajansı - DHA 15.07.2020 - 09:22 | Son Güncelleme : 15.07.2020 - 15:16

''Bir ömürlük ihanet, bir gecede yerle yeksan oluverdi''

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bakanlığımız bünyesinde FETÖ ile mücadele kapsamında 15 Temmuz 2016'dan bugüne kadar 99 bin 66 operasyon yapılmış, 282 bin 790 gözaltı ve 94 bin 975 tutuklama gerçekleştirilmiştir. Halen bu suç kapsamında tutuklu olan kişi sayısı 25 bin 912, süreç içinde toplam işlem yapılan şahıs sayısı ise 597 bin 783 kişidir'' bilgisini verdi.

Bakan Soylu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, İnşirah Suresi'nin "Şüphesiz, güçlükle beraber bir kolaylık vardır" ayetini anımsattı.

60 yıllık hesabın bir gecede görüldüğü, vesayetin son hamlesi, milletin son ve en kesin cevabı 15 Temmuz hain darbe girişiminin 4. yılının idraki içinde olunduğunu belirten Soylu, "Şurası açıktır ki FETÖ, 15 Temmuz'un taşeronudur. O ihanetin arkasındaki akıl ise aslında darbeleri araç olarak kullanan, temel hedefi devleti ve medeniyetimizi kendine göre yeniden formatlamak olan ve bizim yıllardır vesayet zihniyeti olarak tarif ettiğimiz akıldır" ifadelerini kullandı.

Soylu, 15 Temmuz gecesi meydanlarda veya sorumlu olduğu binada şehadeti ve gaziliği göze alan herkesin, aslında neye karşı çıktığını ve kiminle mücadele ettiğini bildiğini vurgulayarak, şunları aktardı:

"28 Şubat bin yıl sürecek, bir sağdan bir soldan astık, millet egemenliğini yetkili organlar eliyle kullanır, sözleriyle tanıdığımız o zihniyet, bu ülkede yaşayan ve demokrasiye inanan hiç kimsenin yabancısı değildir. Ülkemizi on yıllarca geriye götüren eski darbelerin aksine 15 Temmuz, bizden 251 vatan evladını götürmüş ancak ülkeyi geriye götürmeyi başaramamıştır. Güçlü devlet geleneğimiz ve aziz milletimizin demokrasiye bağlılığı, o geceyi, vesayetin tümden tasfiyesine vesile etmemize imkan tanımıştır."

"VESAYETTEN ARINDIRILMIŞ TERTEMİZ BİR YOL AÇMIŞTIR"

İçişleri Bakanlığı bünyesinde FETÖ ile mücadele kapsamında 15 Temmuz 2016'dan bugüne kadar 99 bin 66 operasyon yapıldığını, 282 bin 790 gözaltı ve 94 bin 975 tutuklama gerçekleştirildiğini bildiren Soylu, şunları kaydetti:

"Halen bu suç kapsamında tutuklu olan kişi sayısı 25 bin 912, süreç içinde toplam işlem yapılan şahıs sayısı ise 597 bin 783 kişidir. Bu çalışmaların en somut bulgusu ise sayılar ve rakamlar değil, örgütün bazı kesimlerce net anlaşılamayan veya varlığından bile şüphe ettikleri organizasyon yapısının aslında çok dinamik, somut ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde eyleme dönük bir gerçeklik içinde olduğudur."

Yıllar boyunca darbeler sebebiyle çok sıkıntılar çekildiğini belirten Soylu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 15 Temmuz gecesi aziz milletimizin verdiği mücadele ise hem bu vesayeti yeniden kurmak isteyenlerin hevesini kursağında bırakmış hem de geleceğe yeni, vesayetten arındırılmış tertemiz bir yol açmıştır. Bu yolda yürümemiz için bir yaz gecesi feda-i can eden tüm şehitlerimize Cenabıhak'tan rahmet diliyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Allah hepsinden, bu vatan için şehit düşen, gazi olan, zorlukları kolaylıkla aşmamız için kan ve ter döken tüm vatan evlatlarından razı olsun" ifadelerini kullandı.

BAKAN AKAR: DEMOKRASİ TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR MİLATTIR

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Bakan Yardımcıları ile 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Milli Savunma Bakanlığında düzenlenen törene katıldı.

Corona virüs salgınıyla mücadele kapsamında alınan önlemlerin uygulandığı törende, 15 Temmuz'daki hain darbe girişimine engel olmaya çalışırken şehit olanların yakınları, sivil ve asker gaziler de yer aldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne özel hazırlanan mini anma konseri gerçekleştirildi.

Törendeki konuşmasına, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle Türkiye'yi karanlığa gömmek isteyenlere karşı hayatı pahasına mücadele eden, milli iradeye ve demokrasiye inanmış sivil, asker, herkesi saygı ve şükranla selamlıyorum" ifadesiyle başlayan Akar, stratejik öneme haiz bir coğrafyada bulunan Türkiye'nin tarihi boyunca birçok tehdit ve tehlikeye maruz kaldığını söyledi.

Türkiye'nin her yönden önemli ve yüksek potansiyele sahip stratejik coğrafyasının dün olduğu gibi bugün de vatan ve milletin huzur ve güvenliğine yönelen tehdit ve tehlikelerin hedefi olduğuna dikkati çeken Akar, "Yeni nesil terörün bir örneği olan alçak FETÖ'nün, hain 15 Temmuz kalkışması da bunların bir yansımasıdır. Kutsal değer ve sözde referanslarla zihinleri devşirilen, devletin ve insan hayatının her alanına sirayet eden FETÖ'nün hain militanları 15 Temmuz'da milletimize, devletimize, ordumuza, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve demokrasimize karşı tarihimizde görülmemiş bir ihanete kalkışmıştır" diye konuştu.

Şanlı tarihi boyunca karşılaştığı zorlukları bir ve beraber olarak aşan asil milletin bu ihanet karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yüksek siyasi liderliğinde 7'den 70'e bütün fertleriyle tek vücut olarak bu alçakların hain darbe girişimini akamete uğrattıklarını anımsatan Akar, "Halkımızın verdiği bu mücadele, Türkiye ve dünya demokrasi tarihinde önemli bir milattır. Zira tarihi boyunca egemenliği, bağımsızlığı, milli ve manevi değerleri uğruna hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan asil milletimiz Türk Silahlı Kuvvetleri, jandarma ve emniyet güçlerimizin vatansever evlatlarıyla birlikte bu alçaklara gereken cevabı vermiş egemenliğin kayıtsız, şartsız millete, yani kendisine ait olduğunu, milli iradeye kimsenin tahakküm edemeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiş, gelecek nesillere, bir demokrasi mirası bırakmıştır" ifadelerini kullandı.

Darbe girişiminde tereddüt etmeden canlarını veren şehitler ile fedakar gazilerin kahramanlık ve fedakarlıklarının her türlü takdirin üzerinde olduğunu dile getiren Akar, şunları kaydetti:

"Gururla belirtmek isterim ki, yurt içi ve sınır ötesinde düzenlenen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Barış Kalkanı ve Pençe harekatları ve sayısı giderek artan büyük tatbikatlarda elde edilen başarılar, FETÖ'den temizlendikçe daha da güçlendiğimizin en açık göstergesi, delilidir. FETÖ ile mücadele kapsamında 15 Temmuz'dan bugüne kadar 20 bin 77 kişi ihraç edilmiştir. Elde edilen yeni bilgi, belge ve verilerle bir bütün halinde mücadeleye kararlılıkla, azimle devam ediyoruz. TSK'nın şanlı üniformasını hiçbir hainin taşımasına müsaade etmeyeceğiz."

"TERÖR BELASINI BİTİRMEKTE KARARLIYIZ"

Hulusi Akar, kahraman Türk ordusunun 15 Temmuz'dan sonra icra ettiği operasyonlarla "girilemez" denilen yerlere girdiğini, "ulaşılamaz" denilen yerlere ulaştığını, güney sınırlarında oluşturulmak istenen terör koridorunu yerle bir ederek asil millet ve hudutların güvenliğini sağladığını belirterek, "Operasyonlarımız artan bir şiddet ve tempoda ve aynı hassasiyetle devam ediyor ve edecek. Terör belasını bitirmekte kararlıyız. TSK, her taşın altına bakacak, her mağaraya girecek ve bu teröristleri saklandıkları yerde etkisiz hale getirecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. 24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar 17 bin 27, bu yılın başından itibaren de toplam 1900 terörist etkisiz hale getirilmiştir" dedi.

Terörle mücadelenin yanı sıra Kıbrıs dahil, mavi vatan ve semalarda da asil milletin hak, alaka ve menfaatlerini korumak için mücadelelerini sürdürdüklerini anlatan Akar, şöyle konuştu:

"Bu kapsamda Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerimiz, uluslararası hukuka ve ikili anlaşmalara uygun olarak devam etmektedir. TSK, Birleşmiş Milletlerin tanıdığı Libya'daki tek meşru hükümet olan Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin resmi daveti ve TBMM'nin de onayıyla Libya'da bulunmaktadır. TSK personeli buradaki eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini başarıyla yerine getiriyor, getirmeye devam edecektir. Libya'daki amacımız 'Libya, Libyalılarındır' anlayışından hareketle Libya'daki barış ve istikrarın bir an önce sağlanarak tarihi kardeşlik bağlarımız bulunan Libya halkının hak ettiği huzura kavuşmasıdır."

"HAKLILIĞIMIZ KANITLANDI"

"Doğu Akdeniz'de bir Fransız gemisinin taciz edildiği" iddiasına da değinen Akar, "Bu konuyla ilgili tüm bilgi, belge, video ve fotoları NATO'nun sivil-askeri makamlarıyla paylaştık. İddialar tamamen gerçek dışı olup haklılığımız kanıtlandı" dedi.

Türkiye'nin başlangıçtan itibaren dostane, yapıcı, iş birliğine açık, destekleyici bir tutum sergilediğini belirten Akar, "Bizim gemilerimiz Fransız gemisine talepleri üzerine yakıt ikmali dahi sağlanmıştır'' şeklinde konuştu. Akar, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Fransız gemisi taciz edilmediği gibi Fransa gemisi Türkiye'nin 3 gemisinin ilerlediği konvoya 20 deniz mili süratle araya girmek suretiyle çok tehlikeli bir manevra yapmış, mevcut NATO usullerini de dikkate almayarak, muhabere irtibatı dahi kurmamıştır. Ayrıca NATO makamlarına iddiaları destekleyecek teknik verileri sunamamışlardır. Türkiye, NATO'nun merkezinde tüm ortak değerlerini paylaşan, sorumluluklarını her zaman yerine getiren ve yerine getirmeye de devam edecek olan bir ittifak üyesidir. NATO makamları Türk personelin olay sırasındaki profesyonel ve ihtiyatlı yaklaşımına teşekkür etmiştir. Dolayısıyla biz de Fransız müttefiklerimizden hala bir özür bekliyoruz."

"SALDIRIYI YAPANLAR BOYLARINI AŞAN BİR İŞE GİRİŞMİŞLERDİR"

Hulusi Akar, Azerbaycan-Ermenistan sınırında yaşanan çatışmalara ilişkin ise "Ermenistan'ın, Azerbaycan'ın Tovuz bölgesinde gerçekleştirdiği saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Azerbaycan'ın acısı bizim acımızdır, bu acıyı derinden hissediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu menfur saldırıya Azerbaycanlıların kahramanca cevap verdiğini belirten Akar, şöyle devam etti:

"Saldırı sonucu şehit düşen can kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kardeş Azerbaycan halkına da başsağlığı diliyoruz. Şunu çok net ifade etmek isterim ki Yukarı Karabağ'ı hiçbir hukuki gerekçe ve meşruiyete dayanmadan işgal eden Ermenistan'a karşı Azerbaycan'ın, Azerbaycanlı silah arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi bu menfur saldırıyı yapanlar boylarını aşan bir işe girişmişlerdir. Ermenistan açtığı bu kumpasta boğulacaktır."

TSK'nın tüm bu faaliyetlerin yanı sıra NATO, AB, BM ve AGİT bünyesinde ve ikili anlaşmalar dahilinde Afganistan'dan Kosova'ya, Somali'den Bosna'ya, Lübnan'dan Katar'a kadar dünyanın çeşitli coğrafyalarında üstlendiği görevlerini de başarıyla yerine getirdiğini, bölgesel küresel barış ve istikrara katkı sağladığını bildiren Akar, "Peygamber Ocağı olarak da bilinen TSK, binlerce yıllık şanlı tarihinden süzülüp gelen köklü gelenekleri, yani milli, manevi ve mesleki değerleriyle, akıl ve bilim ışığında, anayasa ve yasalar çerçevesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, 'ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışıyla, milletinin emrinde, görevinin başındadır" dedi.

Akar ve TSK Komuta Kademesi, törenin ardından 15 Temmuz'daki hain darbe girişimine engel olmaya çalışırken şehit olanların yakınları, sivil ve asker gazilerle bir araya geldi.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP: HAİNİN HESABI TUTMADI

TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nda, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Meclis Başkanı Mustafa Şentop da konuşmasında, Türkiye'ye yönelik en kanlı ve hain teşebbüslerden biri olan, milletin kararlılığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli liderliğiyle mağlup edilen 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişiminin 4. yılında, millete kasteden hain çetenin hedef aldığı Gazi Meclis'te bir araya gelindiğini ifade etti.

Bu alçakça teşebbüsün mağlup edilmesi için canlarını feda eden şehitlere rahmet dileyen Şentop, o gece yaralanan gazilere sıhhat ve hayırlı uzun ömür dileklerini iletti.

Şentop, "Milletimiz o gecenin kahramanlarını gönlünün ve zihninin en mutena yerine bir ibret vesikası, bir pusula olarak nakşetmiştir" diye konuştu.

Aziz milletin mazisinin, çetin imtihanlardan geçmek ve ecnebi tasallutu ile bir avuç hainin tertibi arasında yoğrulmak olduğunu vurgulayan Şentop, "Evvela ve ehemmiyetle ifade etmeliyim ki biz, bir matem töreni, gidenlerin ardından ağıt yakmak için burada değiliz. Burada bir araya gelişimizin gayesi ve manası, 15 Temmuz ihanetine geçit vermeyen kararlılığın hala diri, o asil mukavemet ruhunun el'an cari olduğunu ilan etmektir" dedi.

Cemiyetleri kahramanların ilerlettiğine, milleti şehitler ve feda hissiyle öne atılanların yükselttiğine işaret eden Şentop, "Dolayısıyla buradaki toplantımız cemiyetin kahramanlarına, milletin şehitlerine borcunu ödeme, bunu da bıraktıkları asil mirası üstlenerek yapma gayesine matuftur" ifadesini kullandı.

TBMM Başkanı Şentop, arkasında bulunan 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nı işaret ederek, o gece vatanı istila, iradesi esir edilmesin diye meydanlara akarak kökü dışarda bir ihanet şebekesinin yaktığı zulüm ateşini kanlarıyla söndüren kahramanların aziz hatırasına dikildiğini ifade etti.

Bu anıtın, 100 yıl önce vatanın her bir köşesinden verilen destekle açılmış olan TBMM bahçesinde yükselmesinin boşuna olmadığını vurgulayan Şentop, bunun iki esaslı sebebi bulunduğunu anlattı.

Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Evvela 100. yılını iftiharla kutladığımız bu yüce Meclis milli mücadelenin karargahlığını yapmış ve 'Gazi'lik unvanını her zerresiyle hak etmiş bir milli merkezdir. İkincisi 15 Temmuz gecesi, iş birlikçi kimlikleriyle en net bir şekilde ortaya çıkan ihanet çetesinin ana hedeflerinden birisi de Milli Mücadelenin karargahı ve milli iradenin tecelligahı olan bu yüce Meclis olmuştur. Buraya saldırmışlardır çünkü düşman tasallutunun içimize sızdırdığı bu ihanet taifesi zannetmiştir ki, düşman toplarının sesi Polatlı'dan gelirken bile direnmeyi teslimiyete tercih eden bu milli merkez düşürülürse, Türkiye'nin diz çökmesi kolay olacaktır. Fakat öyle olmadı ve hainin hesabı tutmadı. O gece bu yüce Meclis'te az ilerde Genelkurmay kavşağında millet direnirken, az yukarıda Emniyet Genel Müdürlüğü önünde Emniyet güçlerimiz ve vatandaşlarımız hainlere geçit vermezken, Gazi Meclis'in şerefli mensupları bombaların altında milli iradeyi kahramanca savunmuşlardır."

Şentop, o gece Meclis'te ve illerinde, bu ihanete karşı vekaletini taşıdıkları milletle elele direnen, başta dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman olmak üzere tüm milletvekillerini yürekten kutladı, milletin kendilerini daima hayırla yad edeceğini söyledi.

Mustafa Şentop, dönemin başbakanı, eski Meclis Başkanı Binali Yıldırım'ı da o geceki dirayetli tavrından dolayı şükranla andı.

TBMM Başkanı Şentop, böyle önemli bir günde "Ne olmuştur da yıllar yılı cemiyetimizin ve devletimizin her köşesine sızan hain terör örgütü FETÖ, 15 Temmuz'daki kanlı ve alçak darbe teşebbüsüne başvurmuş, daha doğrusu bu çetenin efendileri onu harekete geçirmiştir?" sorusunun yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.

Şentop, şunları kaydetti:

"15 Temmuz hain darbe girişiminin temel sebebi Türkiye'nin dünyada söz söylemesini mümkün kılacak, mevcut küresel sistemin adaletsizliklerine itiraz edecek bir güç haline gelmeye başlamasıdır. Ekonomide, savunma sanayinde, bağımsız enerjiye ulaşma çabalarında, eğitimde, sağlıkta, dış politikada ve daha birçok alanda Türkiye'nin giderek güçlenmesi, 15 Temmuz darbe girişiminin asıl sebebidir. 27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a kadar bütün darbelerin gayesi ve ana hareket noktası Türkiye'nin bir güç olarak öne çıkmasını, bağımsız politikalar geliştirmesini, küresel paylaşımın nesnesi olmaktan çıkıp ana aktörlerden birisi olmasını engellemektir."

Şentop konuşmasında, her on yılda bir gerçekleşen, nesilleri tarumar eden, vatandaşla devleti arasında aşılmaz duvarlar örüp siyasi kan davaları başlatan ve milleti yoksullaştıran bütün darbelerin, Türkiye'nin ilerlemesine, kalkınmasına ve refahına yönelik yabancı kaynaklı saldırılar olduğunu belirtti.

15 Temmuz hain darbe girişimini anarken, şehitlerin kahramanlığını ve gazilerin fedakarlığını hatırlamakla yetinilemeyeceğini vurgulayan Şentop, "Eğer o gece milletimizin gösterdiği direnişin gereğini yapmak istiyorsak, Türkiye'nin kalkınması, büyümesi ve bağımsız bir güç olarak yükselmesi yönünde geliştirilen politikaları sürdürmek ve desteklemek zorundayız" diye konuştu.

Hem şehitlere ve gazilere hem de gelecek kuşaklara olan borcu hakkıyla ifa etmek için bir hakikatin iyi bilinmesi gerektiğine işaret eden Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer Türkiye, hegemon güçlerin kurduğu sözde müzakere masalarında bir sorun başlığı olmaya itiraz edip, aynı masanın eşit, saygın ve güçlü bir mensubu olmayı istemeseydi; coğrafyalar yeniden tanzim edilirken kendi aleyhine sonuçlar doğuracak taksimata itiraz etmeseydi; içinde yer aldığı ittifaklarda neden bazı ülkelerin sadece haklara ve neden kendisinin sadece görevlere sahip olduğunu sorgulamasaydı; teknolojide, sanayide ve özellikle savunma sanayinde yerli üretim imkanlarına yönelmeseydi, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşmezdi."

"MİLLET, O GECE MESAJ VE ÖDEV VERDİ"

Mustafa Şentop, 15 Temmuz'da milletin ortaya koyduğu tek özelliğinin cesareti olmadığının altını çizerek, o gece milletin cesaretinin yanında ne ölçüde basiretli olduğunu gösterdiğini ve Türkiye'nin bütün kurumlarına "Bu işgal ve darbe teşebbüsü karşısında geri adım atmamalı ve Türkiye'yi hakettiği güce kavuşturmalıyız" mesaj ve ödevini verdiğini kaydetti.

FETÖ denilen çetenin, yabancı devletlere ve servislere dayanarak Türkiye'de iktidar arayışında olmanın en son ve en alçak örneği olduğunu belirten Şentop, şöyle konuştu:

"Siyaseten belli başlıklarda farklı düşünebilir, karşıt telakkileri ve görüşleri savunabiliriz. Zaten demokrasi ve sivil siyaset, buradan neşet eder. Fakat, mesele milletin istikbal ve refahı, devletin bekası ve haysiyetiyse yabancı güçlerle söz ve iş birliği içinde olmak, onlarla ortak politikalar geliştirmek, bu vatanın hiçbir evladına yakışmaz. Türkiye'yi zayıf düşürmeyi amaçlayan yabancı menşeli projelerin distribütörlüğünü yapmak, ne siyasettir ne gazeteciliktir ne de entelektüellik veya akademisyenliktir. Bu olsa olsa, ihanettir."

''İLHAM OLMASI GEREKEN KAHRAMANLIK TABLOSU"

TBMM Başkanı Şentop, bugün 4. yılı anılan 15 Temmuz direnişinin, tüm milletin zaferi olduğu gibi, yarına ışık tutan, genç nesillere ilham olması gereken bir kahramanlık tablosu olduğuna işaret etti.

Şentop, şunları kaydetti:

"Bu direnişte milletimiz, mayasındaki kahramanlıkla bir kez daha tarihe nizam, coğrafyalara intizam veren asaletiyle parlamıştır. O gece, emniyet güçlerimiz, milletten ve devletinden yana olan bütün kamu kurumlarımız, belediyelerimiz fedakarca tavır almışlardır. Milletvekillerimiz, Yüce Meclisimiz üzerine düşeni yapmıştır. Ve elbette Sayın Cumhurbaşkanımız, milletimizin önünü açan liderliğiyle tarihin akışını değiştirmiştir."

Liderin idare ettiği cemiyete veya millete ne yapılması gerektiğini söyleyen değil, onu yapmak için en önde yürüyen, ifası elzem olan vazifeyi ilk üstlenen kişi olduğunu vurgulayan Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer Türk-İslam ordusu Malazgirt Ovası'nda kendisinden en az 5 kat büyüklükteki Roma ordusunu 1,5 saatte yok ettiyse, bunun temel sebebi, Sultan Alparslan'ın beyaz kefenini giyip atının kuyruğunu bizzat bağlayarak ordusunun önünde yürümesidir. Eğer Sultan Fatih, nice imparatorların ve orduların alamadığı Istanbul'u fethettiyse, bunun sebebi, Sultan Fatih'in atını coşkuyla denize sürecek kadar fetih arzusunu ruhunda yaşatmasıdır. Eğer 100 yıl önce Milli Mücadele başarılı olduysa, bunun sebebi, Gazi Mustafa Kemal'in cephede olması ve Gazi Meclis'in kahraman vekillerinin bu milli merkezi terketmemesidir."

Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz gecesi milleti meydanlara ve havalimanlarına davet ettiğini anımsatarak, "Aslında siz milletimizi meydanlara değil, vatan yolunda büyük bir fedakarlığa davet etmekteydiniz. Fakat herkes bilir ki, fedakarlık harcı kelimelerle değil, samimiyetle karılır. Kahramanlık duvarını örerken tuğlayı tuğlaya rapteden de, işte bu harçtır. O gece, Türkiye'yi hedef alan hayasızca akına, alçak darbe teşebbüsüne karşı milletimiz, cennet vatanını koruyan bir duvar ördü. Ve o duvar, bir hükümeti, bir meclisi değil, milletimizin istikbalini korudu" şeklinde konuştu.

"VATAN BÖLÜNMEZ, MİLLET YENİLMEZ, TÜRKİYE ALT EDİLEMEZ"

TBMM Başkanı Şentop, 15 Temmuz gecesi Türkiye'yi, iradesini ve istikbalini korumak için mücadele ederken yaralanan gazileri minnet ve hayırlı ömür temennisiyle selamladı, hain darbe girişimine karşı bedenlerini siper, canlarını feda eden ve şehadete yükselen bütün vatan evlatlarını gıptayla, şükranla ve rahmetle andığını söyledi.

Sözlerini 15 Temmuz gecesinde şehitlerin ve gazilerin kuşandığı o kararlılıkla tamamlamak istediğini dile getiren Şentop, "Vatan bölünmez, millet yenilmez, Türkiye alt edilemez" dedi.

İBRAHİM KALIN: EŞİ GÖRÜLMEMİŞ DİRENİŞ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminin 4. yılında Türkiye'nin, demokrasisini ve özgürlüğünü korumak için tam bir kararlılık içinde olduğunu belirtti.

Emperyalist güçlerin taşeronluğuna soyunan din ve eğitim kisvesi altındaki hain FETÖ örgütünün amaçlarına ulaşamadığını, milletin bu mücadeleden güçlenerek çıktığını ifade eden Kalın, Türkiye'nin başına bir daha böyle bir musibetin gelmemesi için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edeceklerini aktardı.

Kalın, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) içerisinde yuvalanmış FETÖ iltisaklı bir grubun başlatmış olduğu darbe girişimi esnasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, birçok kurum ile vatan toprağının topyekun bir saldırı ve işgal girişimine uğradığını hatırlattı.

Hain darbecilerin aynı gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesini hedef alan bir suikast girişiminde bulunulduklarını belirten Kalın, "Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile halkımız darbe kalkışmasını engellemek için sokaklara çıkmış, üzerilerine F-16'lar, tanklar ve ağır silahlarla ateş açılmasına rağmen eşi görülmemiş bir direniş ve kahramanlık örneği göstererek, canları pahasına bu kanlı darbeyi püskürtmeyi başarmıştır. O gece 251 masum vatandaşımız darbecilerin hain kurşunlarıyla şehit edilmiş, 2 bin 194 vatandaşımız da gazi olmuştur. Bunları asla unutmayacağız, unutturmayacağız" ifadelerini kullandı.

"BATILI ÜLKELER BU KONUDA İYİ BİR SINAV VEREMEMİŞTİR"

Kalın, din, eğitim ve sivil toplum gibi farklı kisveler altında sapkınlığını gizleyerek yıllarca insanların kalplerini ve zihinlerini işgal eden FETÖ'nün gerçek yüzünün artık tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Demokratik yönetimi cebren ele geçirmeyi hedefleyen ve gayrimeşru yöntemlerle sinsi emellerine ulaşmak isteyen bu eli kanlı terör örgütünün tüm planları, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve milletimizin desteğiyle 15 Temmuz'da tarihin çöplüğüne gömülmüştür. FETÖ ile mücadele, hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlüklerin korunması prensipleri gözetilerek, devletin içindeki örgütsel yapılanması deşifre edilip, mensupları hakkında adil yargılama zemininde kararlılıkla ve titizlikle devam etmekte, bağımsız mahkemeler önünde hesap sorulmaktadır. FETÖ'nün devlet kurumları dışında kalıp eğitimden medyaya, ticaretten sivil topluma uzanan tüm paravan oluşumları etkisiz hale getirilmiştir."

FETÖ'nün yurt dışında Türkiye aleyhine yürüttüğü faaliyetleri sonlandırmak için de girişimlerinin devam ettiğini vurgulayan Kalın, şu açıklamalarda bulundu:

"15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ mensuplarının başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine kaçarak, işledikleri ağır suçların cezasını çekmeden yaşamalarına müsaade edilmesi ikili ilişkilerimize zarar vermektedir. Türkiye, terör tehdidi altındaki ülkelerin ulusal güvenliğini esas alan bir duruş sergilerken özellikle Batılı ülkeler bu konuda iyi bir sınav verememiştir. FETÖ elebaşının halen ülkemize iade edilmemesi ve ABD'de ikamet etmesine müsaade edilmesi, Türkiye ile ABD arasındaki müttefiklik ruhuna gölge düşürmektedir. Hain FETÖ terör örgütünün demokrasimize yönelik oluşturduğu tehdidi görmezden gelen bazı Batılı ülkelerin siyasi saiklerle 15 Temmuz realitesine kayıtsız kalması kendi değerleriyle çeliştiklerini ortaya koymaktadır."

"TEHDİDİN BERTARAF EDİLMESİYLE ÜLKEMİZ İVME KAZANMIŞTIR"

İbrahim Kalın, 15 Temmuz'da, FETÖ terör örgütünün ulusal güvenliğe yönelik varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu tehdidin bertaraf edilmesiyle birlikte içeride olduğu kadar, dış politikada, özellikle de güvenlik alanında ülkemiz ivme kazanmıştır. Sınırlarımız içinden ve dışından gelen terör tehditleri karşısında mukavemet kapasitemiz artmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçleri bu hainlerden temizlendikten sonra asli görevini tam bir azim ve başarıyla yürütmeye başlamıştır.

Şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye FETÖ, PKK, DEAŞ ve diğer tüm terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadeleye devam edecek, demokrasisini, özgürlüğünü ve bağımsızlığını her tür tehdit ve tehlikeye karşı koruyacaktır. Vatanı için kahramanca canlarını feda eden 15 Temmuz şehitlerimizi hürmetle, minnetle ve rahmetle yad ediyorum. Milli birlik ve beraberliğimizin bir nişanesi olan 15 Temmuz ruhunun nesiller boyu daim olmasını temenni ediyorum."

BAKAN ERSOY: BİR ÖMÜRLÜK İHANET, BİR GECEDE YERLE YEKSAN OLUVERDİ

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, sahip olunan mukaddesatın tertemiz toprağında kök salan vatanın ve bayrak sevgisinin, Türk milletinin gerek duygu gerek düşünce dünyasında sarsılmaz bir iradenin muhafazası altında olduğunu belirtti.

Milletin tarih boyunca bu iradeyi test etmek isteyenleri, imkan ve koşullar ne olursa olsun mutlak bir hezimete uğrattığını ifade eden Ersoy, semalardaki ezan sesine, göklerdeki şanlı bayrağın çehresine ve vatan toprağının tertemiz sinesine uzanan her düşmanca elin, o eli kontrol eden akılla birlikte daima bertaraf edildiğini vurguladı.

Bakan Ersoy, şöyle devam etti:

"Ancak gördük ki bu çelikten iradeyi aşıp geçemeyenler, onlarca yıl o iradenin hamurundaki değerleri bulandırarak, temelden başlayıp yalan ve hileyle tüm benliğine sızarak amaçlarına ulaşmaya yol aramışlar. İşte bu hainler 2016 yılının 15 Temmuz gecesi, milletten gasbettikleri makamları kudret, tankı, topu, uçağı kuvvet zannederek korkaklıklarını kibirleriyle bastırıp bir kez daha Türk milletine meydan okudular. Ama bir ömürlük ihanet, aziz milletimizin inanç ve kararlılığı karşısında bir gecede yerle yeksan oluverdi."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar'' sözlerini anımsatan Ersoy, hainlerin güç hayallerinin, Erdoğan'ın dilinde ses bulan bir cümlelik gerçek önünde silinip gittiğini ifade etti.

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:

"15 Temmuz gecesi seçtikleri liderin ardında tek vücut olup, iradesini canı ve kanıyla koruyan Türk milleti, ne kadar derine gizlense de varlığına sirayet etmiş ihaneti söküp atabileceğini, bu toprakları zehirlemek isteyen cerahati son zerresine kadar kurutabileceğini göstermiştir. Milli ve manevi varlığımız yolunda canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, bu uğurda kanlarını döken kahraman gazilerimizi saygı ve şükranla selamlıyorum. Ferdi olmaktan tarifsiz bir gurur duyduğum aziz milletimin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nü kutluyorum."

BAKAN PEKCAN: KAHRAMAN MİLLETİMİZ, MİLLETİN EGEMENLİĞİNİ TEMİNAT ALTINA ALMIŞTIR

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 15 Temmuz 2016 tarihinin, birliğe, demokrasiye kasteden hainlere karşı Türk milletinin, millet iradesinden başka hiçbir beşeri güç karşısında diz çökmeyeceğini dünyaya gösterdiği gün olduğunu belirtti.

Demokrasiye darbe indirmek, aydınlık geleceği yok etmek isteyen vatan hainlerinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanları dolduran kahraman milletin gösterdiği fedakar direnişle başarısızlığa uğratıldığını hatırlatan Pekcan, şunları kaydetti:

"15 Temmuz 2016 gecesi kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, her kesimden tek bir vücut olan ve vatanı uğruna canını hiçe sayan kahraman milletimiz, demokrasinin asıl sahibinin halk olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koymuş, milletin egemenliğini teminat altına almıştır."

Pekcan, Türkiye'yi karanlığa sürüklemek, ekonomiyi çökertmek amacında olanlara cevabı, birlik ve beraberlik içinde tek yürek olan ve destansı bir mücadele gösteren aziz milletin 15 Temmuz gecesi verdiğini belirtti.

Daima birlik ve beraberlik içinde her türlü tehdit ve saldırının üstesinden gelen Türkiye'nin, 15 Temmuz gecesinden güçlenerek ve büyüyerek çıktığına, yoluna sağlam ve emin adımlarla devam ettiğine işaret eden Pekcan, şu ifadeleri kullandı:

"Bizlere düşen, o gece ülkemizin bağımsızlığını ve milli iradeyi korumak için canlarını feda eden ve bir destan yazan kahraman milletimizin mirasına daima sahip çıkmak, o gece yaşananları unutmamak, unutturmamaktır. Bizler de bu yolda, ülkemizin ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, esnaf ve sanatkarımızın, sanayicimizin, iş insanımızın, girişimcilerimizin önünü açmak için canla başla çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün yıl dönümünde demokrasi ve vatan uğruna canını veren kahraman şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum."

AK PARTİ GENEL BAŞKANVEKİLİ KURTULMUŞ NTV YAYININDA KONUŞTU

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, NTV canlı yayınında 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz'un iki cephesi bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Bir tarafı ile büyük bir kahramanlık olduğu gibi diğer tarafıyla da Anadolu topraklarının görmüş olduğu en büyük ihanet gecesidir" diye konuştu.

Kurtulmuş, darbe girişiminin, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içine sızan hainlerin düşmana dahi yapılmayacak ihanetlerle millete karşı yürüttüğü bir teşebbüs olduğunu belirterek, "Sürekli uyanık olmamız lazım. Bu toprakların hainleri çok olmuştur ama bu FETÖ'cü eşkıyalar kadar derin hainler, birtakım dış bağlantılarıyla ayakta durabilen hain bir çete Türkiye'ye herhalde hiç gelmedi. Dolayısıyla 15 Temmuz'un bu tarafını da unutmamamız, unutturmamamız lazım" ifadelerini kullandı.

"15 TEMMUZ'UN SİNSİ TARAFI UNUTULMAMALI"

"FETÖ tehdidi sona erdi mi?" şeklindeki bir soru üzerine Kurtulmuş, ilk andan itibaren çok ciddi şekilde devletin tüm kurum ve kuruluşlarının örgüte karşı mücadele verdiğini bildirdi.

Örgütün sıradan, 3-5 adamdan müteşekkil bir örgüt olmadığına işaret eden Kurtulmuş, "Bu darbe teşebbüsünden sonra hiç acıma göstermeksizin bu örgütün bütün imkanlarla kazınması, yok edilmesi ve devletin bir ihanet çetesinden korunması için çok titiz bir çalışma yürütüldü, bugün de yürütülüyor." dedi.

Kurtulmuş, 15 Temmuz'un sinsi tarafının unutulmaması gerektiğini belirterek, "Çok ciddi bir operasyon devam ediyor, tasfiye devam ediyor, devam edecek ama ben şu anda FETÖ'nün herhangi bir şekilde devlete, millete tehdit teşkil edebilecek bir noktada olmadığına inananlardanım. Ama bu iş bitti manasına da gelmez, uyanık olmamız lazım. En tehlikelisi de bugün karda yürüyüp ayak izini belli etmeyenlerdir. Bugün devletin birçok yerinde, özel sektörde, birçok yerde var olan ve hala bu örgütle irtibatlı olan unsurların gizli bir şekilde varlığını sürdürmesi muhtemeldir" değerlendirmesinde bulundu.

15 Temmuz'dan sonra sıkı baskılama sonucu FETÖ'cü bazı hainlerin yurt dışına kaçtıklarını hatırlatan Kurtulmuş, bunların hala bazı ülkelerde ciddi bir koruma şemsiyesi altında olduklarını belirtti.

Kurtulmuş, "Dokunduğu yeri mahveden bu sarmaşığın belli dallarının, belli kollarının kalmış olması muhtemeldir. Özellikle yurt dışından Türkiye'nin içerisine doğru birtakım operasyon yapma kabiliyetlerini geliştirmeye çalıştıklarını düşünüyorum. Onun için de Türkiye'nin ilgili birimleri, istihbarat teşkilatlarımız başta olmak üzere bunları takip ediyor ve Türkiye'ye getiriyorlar" dedi.

"ASLA REHAVETE KAPILMAMAMIZ LAZIM"

Bir soru üzerine, örgütün devletin kılcal damarlarından büyük oranda sökülüp atıldığını düşündüğünü ifade eden Numan Kurtulmuş, "Birçok yerde hala operasyonlar devam ediyor. Kendisini belli etmeyen, kamufle etmiş olan, ayak izinin takip edilmesini bir şekilde engellemiş olan unsurlar hala var olabilir ki var olduğu anlaşılıyor. Burada dikkatli olmamız lazım, asla bir rehavete kapılmamamız lazım" diye konuştu.

Kurtulmuş, 15 Temmuz gecesi tüm partilerin bir araya geldiği hatırlatılarak, "Bu birlik ve bütünlüğün sürdüğünü hala söyleyebilir miyiz?" şeklindeki soru üzerine, 15 Temmuz gecesi Meclis'te ortaya konulan birlik tablosunun önemli olduğunu vurguladı.

Bu tablonun sürdürülmesinin önemine de işaret eden Kurtulmuş, "Özellikle demokraside biz çok farklı fikirler içerisinde olabiliriz ama ortak noktada durmamız lazım. Demokrasinin en temel ortak noktası nedir? Milli iradeye sahip çıkmaktır. Maalesef hemen o Yenikapı ruhundan sonra özellikle ana muhalefet partisinin bazen anlamakta zorlandığımız tavırlarını gerçekten yadırgadığımızı ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.

"BİZİM HİÇBİR ÇEKİNCEMİZ YOKTUR"

İlk başta darbeye karşı mücadelenin yanında bulunup kısa bir süre sonra "15 Temmuz örtülü darbedir", "15 Temmuz tiyatrodur" demenin darbecilerin ekmeğine yağ sürmek olduğunu söyleyen Kurtulmuş, amasız, fakatsız darbenin karşısında durulması gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, "En büyük FETÖ'cü Erdoğan'dır gibi abuk subuk, akla aykırı, insanlığa aykırı, siyasete de aykırı olan sözleri söylemek tam da 15 Temmuz darbecilerine karşı yek vücut olmamızı engelleyen bir tutumdur" değerlendirmesinde bulundu.

"Siyasi ayak" tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine, FETÖ konusunda AK Parti olarak en rahat noktada bulunanın kendileri olduğunu söyleyen Kurtulmuş, son seçimlerde AK Parti'nin karşısında olan adayı desteklemekte FETÖ'nün ne kadar hayati bir rol oynadığının görülmesi gerektiğini ifade etti.

Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Bütün bunlar açıkken hele hele darbe teşebbüsünden sonra hatta ondan önceki dönemden başlayarak FETÖ'nün çok net bir düşmanlık ilişkisiyle AK Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a karşı yaklaştığı ayan beyan ortadayken bunun üzerinden bir siyasi ayak tartışmasını AK Parti'yi ilzam edecek şekilde ortaya koymak doğru bir şey değildir, hakkaniyete uygun değildir. Burada şunu söylüyoruz bizim hiçbir çekincemiz yoktur, siyasette nereye kadar uzanmış, ne şekilde gitmişse bunun üzerine gidilmelidir. Biz bu anlamda herhangi bir şekilde bilginin, belgenin ortaya çıkması halinde savcıların harekete geçmesi gerektiğinin en doğru yol olduğu kanaatindeyiz."

KILIÇDAROĞLU: HAİN TERÖR ÖRGÜTÜNÜ LANETLİYORUM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından ''15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'' nedeniyle mesaj yayımladı.

Kılıçdaroğlu mesajında ''15 Temmuz 2016'da demokrasiye ve millete kasteden hain terör örgütünü lanetliyorum. Demokrasi uğruna can veren 251 şehidimizi asla unutmayacağımız gibi; FETÖ'nün, bu devletin kılcal damarlarına kadar girmesine göz yumanları da unutmayacağız" ifadelerini kullandı.

Sayfa Yükleniyor...