NTV

‘Bırakın Ergenekon’u takım bile tutmam’

Türkiye

Tutuklanan gazeteci Nedim Şener, verdiği ifadelerde Ergenekon’un medya yapılanmasından haberi olmadığını, sadece Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi olduğunu söyledi.

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltında tutulduğu emniyette susma hakkını kullanan gazeteci Nedim Şener’in savcılıkta ve mahkemede verdiği ifadelerde suçlamaları reddettiği öğrenildi.

Tüm sorulara net ve açık yanıtlar veren Şener, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın kitabına katkı yapmadığını, “Ergenekon’un medya yapılanması” içinde yer almadığını, OdaTv operasyonunda tutuklanan Soner Yalçın’la bir ilişkisi olmadığını söyledi.

Tutuklanarak cezaevine gönderilen Şener’e, susma hakkını kullandığı emniyette yöneltiler soruların benzerleri Savcı Zekeriya Öz tarafından soruldu. Alınan bilgilere göre, “Ergenekon’un medya yapılanması içinde yer aldığı” iddiası sorusu üzerine Şener, böyle bir yapılanmadan haberi olmadığını, takım bile tutmadığını, yalnızca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi olduğunu belirtti.

Şener, “Soner Yalçın’la birlikte hareket etmediğini, aynı anda bir bina içinde bulunmadığını, yüz yüze görüşmediğini, yüzünü dahi bilmediğini” de anlattı. Şener ayrıca OdaTv’deki bir bilgisayarda bulunduğu belirtilen ve kendisinin de adının geçtiği notlarla ilgili Soner Yalçın hakkında kendisine iftira attığı gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Şener, “Ulusal Medya 2010” isimli bir belge hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, bu belgede yer alan notlarla ilgili de hiçbir bilgiye sahip olmadığını söyledi.

‘EN ZAYIF HABER KAYNAĞIM’
Milliyet'in haberine göre, Şener’e “Haliç'te Yaşayan Simonlar” kitabını yazan Hanefi Avcı’yla ilişkisi de sorulduğu, Şener’in de Hanefi Avcı ile herhangi bir işbirliği yapmadığını, Avcı’nın kendisinin en zayıf haber kaynaklarından birisi olduğunu da ifade ettiği öğrenildi. Şener, eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’la yaptığı telefon görüşmelerinin haber amaçlı olduğunu, Uzun’un bir kitap yazma hazırlığında olup olmadığını bilmediğini ve konuda kimseyle görüşmediğini de anlattı.

Şener’in, kendisin Ergenekon Terör Örgütü’nün Medya Yapılanması içinde hareket ettiği iddiasını içeren ve polise gönderilen ihbar e-postasındaki iddaiların asılsız olduğunu söylediği de öğrenildi. Şener, yazdığı kitapları aldığı bir talimatla değil, devletin raporlarına dayanarak yazdığını söyledi.

‘TEHDİT EDİLDİM’
Hrant Dink cinayetiyle ilgili yazdığı kitaplarda Ergenekon bağlantısına dikkat çektiğini, Danıştay cinayeti davasının ise Ergenekon’la birlikte görülmesinin bir şans olduğunu yazılarında ve katıldığı televizyon programlarında anlattığını söyleyen Şener’in, “Ergenekon davasında yargılananlar tarafından tehdit edildiğini” söylediği de öğrenildi.

Ergenekon davasının “boş bir dava” olduğu konusunda bir çalışma yapmadığını anlatan Şener’in, Ergenekon, Kafes Eylem Planı ve Balyoz iddianamesi ve Dink cinayeti sorşturmaları arasındaki bağlantılara dikkat çekerek birleştirilmeleri yönünde açıklamalar yaptığını, yazılar yazdığını ve Ergenekon soruşturması sürecini etkilemek için bir çalışma yapmadığını da söylediği ifade edildi.

SİLİVRİ’DE 6 GAZETECİ VAR
Silivri Cezaevi’nde Ergenekon davasında tutuklu olarak Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Hikmet Çiçek bulunuyor.