48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali''nin onur konuğu ünlü İngiliz sinema sanatçısı ve şarkıcı Jane Birkin, onur ödülünü verdiği Tuncel Kurtiz'i ''Elleri öpülecek adam'', ünlü Türk yönetmen Fatih Akın'ı ise ''Parlak bir yönetmen'' diye tanımladı.

Festivalin galasında ünlü oyuncu Tuncel Kurtiz'e onur ödülünü veren İngiliz sanatçı Jane Birkin, konakladığı Hillside Su Otel'de Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın da katıldığı bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantı salonunun girişinde Akaydın ile ayaküstü sohbet eden Birkin, tarihi Kaleiçi semti ve şelaleleri gezme fırsatı bulduğunu ve çok beğendiğini söyledi. Akaydın, Birkin'i gelecek yılki, ''Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali''ne davet ederek, böylece şehri daha çok gezme olanağı bulabileceğini belirtti.

Daha önce birkaç kez İstanbul'a gelerek konser veren Jane Birkin, basın toplantısı başlamadan önce görevlilerden Türk çayı istedi. Demlenmiş Türk çayı istediğine vurgu yapan Birkin'e, toplantı boyunca cam bardakta çay ikram edildi.

Kurtiz'in politik kişiliğine saygı
Birkin, festivalin açılışında düzenlenen, ''Onur Ödülleri Töreni''nde ünlü sanatçı Tuncel Kurtiz'i ödül verirken çok candan kucakladığını hatırlatarak, tanışıklıklarının nereden geldiğini soran gazetecilere, Kurtiz'i ünlü Türk yönetmen Fatih Akın'ın filminde izlediğini söyledi.

Kurtiz hakkında tanıdığı Türk sanatçılardan ve internetten bilgi topladığını vurgulayan Jane Birkin, ''15 yıl boyunca ülkesinden uzak kaldığını öğrendim. Sanatçı yönünü gördüm. Politik açıdan ona ödül vermekten dolayı gurur duydum. Öyle bir adamın elleri öpülür'' diye konuştu.

Akın'ın filmini 10 kez izlemiş
Birkin, bir gazetecinin, Almanya'nın Hamburg kentinde büyüyen Fatih Akın'ı Alman mı, yoksa bir Türk olarak mı gördüğünü sorması üzerine, Akın'ın filmini ilk kez Cannes Film Festivali'nde izlediğini belirterek, ''Bana çok Türk göründü. Hem Türklüğün, hem de Almanlığın çok iyi noktalarını almış. O parlak bir yönetmen'' dedi.

Akın'ın bir filmini 10 kez izlediğini, bazı sahnelerde sanki kendisi yaşıyormuş gibi bir duyguya kapıldığını ifade eden Birkin, ''Ben de bir İngiliz ve Fransız karışımıyım. İngiltere'de Fransızlığım, Fransa'da İngilizliğim ile övünüyorum'' ifadesini kullandı.

'Şimdiki gençler daha yardımsever'
Gençlik yılları ile günümüz gençliğini kıyaslamasını isteyen bir başka gazeteciye de Birkin, şöyle yanıt verdi:

''Artık genç değilim. Gençlerin ne düşündüğünü bilmiyorum. Üç kızım bana gençliği anlatıyor. Ancak şimdiki gençler, 1960'lı yıllarla ilgileniyor. Ben anne babamın gençliği ile ilgilenmedim. Çağımızda gençler, birbirleriyle bizim gençliğimizde olduğundan daha fazla ilgileniyor. Örneğin eğitimlerine ara verip Hindistan'a veya başka yerlere yardım faaliyetlerine katılmaya gidiyor. Şimdiki gençler daha yardımsever.''

'Bana ne olacağını önemsemeyecek kadar yaşlıyım'
Birkin, yardım kurumlarına destek verdiğini, nükleer patlamadan sonra Japonya Kızılhaçı'nın SOS kampanyasına katkıda bulunduğunu ifade etti. Çizimini yaptığı bir çantanın orijinalinin 163 bin dolara satıldığını vurgulayan Birkin, o paranın da Japon Kızılhaçı'na devredildiğini belirtti. Birkin, ''Ben öldükten sonra da fona para akacak'' dedi.

Yine yardım amaçlı olarak Japon bir müzik grubu ile dünya turuna çıkacaklarına değinen Birkin, ''Gürcistan ve Haiti'ye gittim. Uçak ve konaklama giderlerimi cebimden ödedim. Çocuklarla sokakta şarkı söylemekten ve onlarla sokakta kalmaktan korkmuyorum. Bana ne olacağını önemsemeyecek kadar yaşlıyım'' diye konuştu.