HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Beyoğlu'nda bir otelde bazı medya temsilcileri ve bazı İslami kanaat önderleriyle bir araya gelmeden önce basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun son operasyonlara 'Huzur ve Demokrasi' adını verdiğinin hatırlatılması üzerine Demirtaş, "Sayın Başbakan kendisini vicdanlı, inançlı bir insan olarak tanımlıyor. Ülkemizde buna benzer, bundan daha ağır çatışmaları çok yaşadık. Ölümler gördük, acılar yaşadık. Bu vicdanlı ve inançlı sayın Başbakana şunu sormak istiyorum. Adına huzur, bilmem ne operasyonu dediğiniz operasyon kapsamında tam 5 gündür, 50 derece sıcağın altında Habur sınır kapısında, 13 YPG'linin cenazesi sizin emriniz ve talimatıyla bekletiliyor" dedi.

HABUR'DA BEKLETİLEN CENAZELER

Cenazelerin IŞİD'e kaşrı savaşırken yaşamını yitiren Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına ait olduğunu söyleyen Demirtaş, " Aileleri 5 gündür, o cenazeleri soğuk hava tesisatlı bir Tır korsesinde Türkiye'ye almak için bekliyorlar. 5 gündür sizin emrinizle 13 cenazeye hakaret ediliyor, işkence ediliyor. Bu mudur sizin huzur operasyonlarınız? Evet evlatlarımız ölüyor. Evet, acılar çekiyoruz. Bütün acıları yüreğimizde hissediyoruz. Ama cenazelere hakaret edecek, cenazelere işkence yapacak kadar vicdanınızı yitirmemiş olmanızı temenni ediyorum. 'Biz bu savaşı sonuna kadar sürdüreceğiz' şeklinde tavrınız devam etse de bizim de tutumumuz nettir. Biz bu ülkede size savaş yaptırmayacağız. Sizin saltanatınız için, iktidarınız için evlatlarımızın ölümüne izin vermeyeceğiz"diye konuştu.

"EVLATLARINIZI GÖNDERİN"

Ortada bir vatan savunması olmadığını belirten Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: Saray savunmasıdır, iktidar savunmasıdır bu. Sen kimin evladını, kendi iktidarın için ölüme gönderiyorsun? Bu evlatlar kolay mı yetişiyor? Efendim, 'biz evlatlamızı gerekirse feda ederiz'. Edin bakalım evlatlarınızı, hepsi çürük raporu almışlar. Hepsinin evinde para sayma makinaları. Bak yoksulun evladı bayraklara sarılıp geliyor. Hanginiz evladınızı feda ediyorsunuz? Biz size savaş yaptırmayacağız. Hükümet aklını başına almalı. Bu ülke barış istiyor. PKK açıklama yaptı. 'Masaya oturmaya hazırız' diye. Bizim çağırımıza karşılık verdi. 'Elimizi tetikten çekmeye hazırız' diye. Ülkenin başbakanı buna mutlaka sağduyulu bir cevap vermek durumundadır. Geçici başbakansın. Ülkeyi böyle baldırküldür savaşa sokamazsınız. Seçim kaybettiniz. İktidardan düştünüz, kendinize gelin. Bu millet, bu devlet, bu toplum sizin malınız, mülkünüz değil. Kendinize gelin. Yenildiniz seçimde, yenildiniz. Sandığın sonucuna önce bir saygı duyun, ondan sonra ülkede çözülmeyecek hiçbir sorun kalmaz. Ülkeyi savaşa sürüklemelerinin nedeni, 7 Haziran'da aldıkları yenilgidir. Bunu kendileri de ifade ediyorlar.

SUÇ DUYURUSU

Cumhurbaşkanı ve Başbakan hakkında suç duyurusunda bulunduklarının hatırlatılması üzerine de Demirtaş, " Yargıyı yönlendirme sayın Cumhurbaşkanının, sayın Başbakanın talimatıyla olmuştur. Yargı eğer onların talimatıyla çalışmışsa, suç işlemiştir. Biz o nedenle sayın Cumhurbaşkanı ve sayın Başbakan hakkında suç duyurusunda bulunrduk. Yargı siyasetçilerin talimatıyla, emriyle çalışmaz, çalmışamaz. Ortada yargıya güven kalmazsa devletin temeli sarsılmış olur. Yargı mensuplarının da buna azami dikkat etmesi lazım." diye konuştu.

AMAÇ SİYASİ

Bir gazetecinin "IŞİD'e karşı başlatılan savaş aslında PKK'ya karşı başlatılmak için bir paravan olarak mı duruyor?" şeklindeki bir sorusuna "Durum öyle görünüyor. Kandil'e operasyon yapılıyor, sözde IŞİD'e operasyonlar yapılıyor. Cumhurbaşkanı ve başbakanı bir dinleyin. Ağızlarını açıyorlar HDP, kapatıyorlar HDP... Zannedersiniz ki bütün bu eylemleri HDP yapıyor. Buradan da niyet çok açık anlaşılıyor. Amaçları siyasi bir sonuç elde etmektir. Bu siyasi bir operasyondur. PKK'yı ağızlarına bile almıyorlar. Çünkü biliyorlardı PKK masadaydı ve çözüme hazırdı. Ancak herşeyden HDP'yi sorumlu tutuyorlar. HDP'yi linç ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar" diye yanıt verdi. 

"BURHAN KUZU'NUN AVUKATLIK BÜROSUNDA..."

"Saray gladyosu içinde hangi yapılanmalar var?" şeklindeki soru üzerine Demirtaş, "İsim isim, grup grup 'şunlar, bunlar var' diye bilmek durumunda, zorunda değilim. Bir saray devleti oluşturulduğundan şüphe yok. Kendisi de bunu ifade ediyor. Sarayda özel dinleme, istihbarat odaları, devletin resmi kaydına girmeyen özel, gizli toplantı ve görüşmeler, özel bütçe, örtülü ödenek, nereye gittiği belli olmayan, harcanan paralar, orada özel operasyon planları yapılıyor. Bunlar artık bilinmeyen şeyler değil . Bunlar bir hukuk devletinde olmayacak işlerdir. Partimizin kapatılma hazırlığı şu anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yapılmıyor mesela. Sarayın Başdanışmanı Burhan Kuzu tarafından, kendi avukatlık bürosunda yapılıyor. Bunun neresi hukuktur, adalettir?" görüşünü ileri sürdü.

"TÜRKİYE IŞİD'E DESTEK YAFTASINDAN KURTULAMADI"

Türkiye'nin IŞİD'e destek yaftasından kurtulamadığını ileri süren Demirtaş, "Keşke kurtulabilse, keşke bundan sonra IŞİD'e karşı ortak operasyonların içinde olsa. PYD'yi terör örgütü olarak gör, PKK'ya karşı savaş. Peki IŞİD'e karşı en büyük mücadeleyi bunlar veriyorlardı. Türkiye'nin akıllıca bir iş yapmasını bekliyoruz, PKK ile barış. Özellikle Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı ortak duruş gerekiyor. Dönem böyle bir dönemdir. Umut ediyorum ki aklı selim hakim olur" diye konuştu.

"HEPİMİZE SORSUNLAR, ÖLÜMLERDEN KİM SORUMLU, TALİMATI KİM VERDİ?"

Demirtaş, kendisiyle ilgili başlatılan soruşturmanın hatırlatılması üzerine "Bu yeni başlatılan bir soruşturma değil, geçen yıl başlatılmıştı. Ortada beni suçlayacak en küçük bir şey varsa dokunulmazlığımın kaldırılmasını ben kendim istedim. Biz dokunulmazlık zırhına sığınacak insanlar değiliz. 550 milletvekili ve sayın cumhurbaşkanı dahil hepimizin dokunulmazlığı kalksın. Kim ne halt işlemişse çıkıp yargı huzuruna hesap verelim. Hepimize sorsunlar, ölümlerden kim sorumlu, talimatları kim verdi? Bizim verilecek cevaplarımız var. Ancak aynı zamanda sorsunlar paraları kim çaldı? Devleti kim soydu? Bizim yine verilecek cevabımız var. Korkmuyorlarsa buyursunlar hepimizin dokunulmazlıklarını kaldırsınlar. Biz buna hazırız" ifadelerini kullandı.