İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, boğazlardan geçen bir tanker, en az 100 aracın egzoz dumanına eş değer salım gerçekleştiriyor. Gemi emisyonları nedeniyle yılda 280 kişi akciğer kanseri, 4 bin 200 kişi de kardiyovasküler hastalıklara yakalanarak erken yaşta hayatını kaybediyor.

İTÜ'den yapılan açıklamaya göre, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Doç. Dr. Tayfun Kındap ve Doç. Dr. Alper Ünal koordinatörlüğündeki 15 kişilik ekibin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemilerin insan sağlığına ve çevreye verdiği zararları ölçmek, ileriki dönemde önlem almak amacıyla yürüttüğü ''Yaşanabilir İstanbul için Gemi Emisyonları Kontrol Alanı'' adlı çalışma tamamlandı.

Kalkınma Bakanlığı'na bağlı İstanbul Kalkınma Ajansı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın desteklediği proje kapsamında İTÜ'lü bilimadamları, her yıl boğazlardan geçen 50 bin geminin yol açtığı kirliliği önlemek için ilk adımı attı.

Bu çalışmayla İstanbul-Marmara Denizi ve boğazlardaki gemi emisyon kaynaklı hava kirliliğinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki zararlı etkileri, ilk defa rakamsal olarak belirlendi. Böylece bu kirliliğin kontrol altına alınması için ilgili kurumlarca kurulacak sistemlere bilimsel altyapı oluşturulması aşaması tamamlandı.

Yılda 50 bin geminin geçtiği Türk boğazlarından yayılan gazların etkisini araştıran çalışma sonucu elde edilen veriler, sorunun ulaştığı ciddi boyutları gözler önüne seriyor. Yapılan bilimsel analizler, gemilerden kaynaklanan CO2 emisyonlarının yıllık 30 milyon ton olduğunu ortaya koydu.

Diğer bir deyişle boğazlardan geçen tek bir tanker, 100 aracın yaydığı emisyona eşdeğer bir hava kirliliğine yol açıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verileri kullanılarak yapılan hesaplamalara göre, gemi emisyonları sebebiyle yılda 280 akciğer kanserine bağlı ve 4200 kardiyovasküler hastalıklara bağlı erken yaşta ölüm meydana geliyor.

İTÜ'lü bilimadamları, bu kirliliğin önüne geçilmesi için Marmara Denizi'nin Emisyon Kontrol Alanı ilan edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu sayede bu bölgedeki gemilerin kullandığı yakıtlar yakından takip edilebilecek ve gemilerin emisyonları minimum düzeye düşürülebilecek. Bu konuda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın çalışmaları da devam ediyor.

Projede Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan alınan bir yıllık AIS verileri (Gemilerin bulunduğu koordinatları ve tiplerini dakika dakika kaydeden sistem) analiz edildikten sonra her bir gemi için emisyonlar hesaplandı.

Daha sonra ABD ve AB'de kullanılan son derece gelişmiş Hava Kalitesi Modeli kullanılarak, gemi emisyonlarının hava kirliliğine etkisi hesaplandı. Bu çalışmalar sonucunda gemi emisyonlarının hava kirliliği açısından en tehlikeli olan partikül madde oranlarında yüzde 50'ye varan artışlara sebep olduğu bulundu.

ABD'de, Doğu ve Güneydoğu Asya'da gemi emisyonları yüzünden yılda 60 bin kişi hayatını kaybediyor. AB'nin gemi emisyonları yüzünden ortalama ömür süresinin 2 yıl azaldığı hesaplandı. Öyle ki ABD'de kaliteli yakıt kullanmayan şilepler karaya 150 kilometre yaklaşamıyor.

Özellikle Los Angeles Limanı bu konuda çok ciddi önlemler alıyor. Gemilerin rölantide çalıştığı zamanlardaki emisyonların azaltılması için enerji limandan elektrik hatlarıyla sağlanıyor. Yakıt açısından da ciddi kontroller gündemde.