Bozdağ: Pakette kişilere özel düzenleme yok

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, demokratikleşme paketini, büyük kesimin destekleyeceği, tarihi bir paket olarak nitelendirdi. Bozdağ, ''Pakette kişilere ve davalara özel, birilerinin tahliyesine dair bir düzenleme yok'' diye konuştu.

Bozdağ: Pakette kişilere özel düzenleme yok

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bozdağ'a sorulan konular arasında, demokratikleşme paketi, cumhurbaşkanlığı seçimleri, cemevlerinin ibadethane sayılması konusu ve yeni anasayasa çalışmaları vardı.

Bozdağ, demokratikleşme paketi ile ilgili ipucu vermedi. Ancak iyi hazırlanmış bir paket olduğunu söyledi.

Bekir Bozdağ ayrıca, pakette KCK davasıyla ilgili olarak özel düzenlemeler olmayacağını da kaydetti.

-Ayın 30'unda başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklaması bekleniyor demokratikleşme paketini ama mesela seçim barajı önemli noktalardan biri gibi görünüyor. Ne olacak seçim barajı?

Bekir Bozdağ: Demokratikleşme paketi her zaman hükümetimizin gündeminde olan birinci konudur. AK Parti iktidara geldiğinden bugüne kadar pek çok alanda demokratikleşmesini sağlamak için büyük değişimler yaptık. Bu sayede Türkiye bugün çok farklı bir noktada. Son yapılan çalışma esasında bizim 11 yıldır süre gelen demokratikleşme konusunda Türkiye'yi daha ileri taşıma Türkiye'deki demokrasiyi kökleştirme ve kurumsallaştırma konusunda attığımız adımların devamı mahiyetinde adımlar olacaktır. Ben bu adımların muhtevası üzerinde ipucu düzeyinde de olsa girmek istemem. Bunlarla ilgili çalışmalar nihayetlendi Pazartesi günü sayın başbakanımız bunu Türkiye kamuoyuyla paylaşacak. Paylaştıktan sonraki süreçte bunların detayları üzerinde daha sağlıklı bir tartışma yaparız. Paketin açıklanmasından sonra pek çok eleştiriler olacaktır pek çokta övgüler olacaktır. Belki şunlarda ilave edilsin veya şuralar şu şekilde revize edilsin diye başka şeylerde olacaktır.

-Sayın Beşir Atalay sürprizler olacak demişti, sayın Bülent Arınç yirmiye yakın yenilik var demişti.

Bekir Bozdağ: Paketin içindeki her konu Türkiye kamuoyunun bilmediği konu değil. Ama değiştirilmesini beklemediği konular olabilir belki zaman içim şimdi mi diyeceği konular olabilir ama sonuçta bu paketin içinde olan konular basında, yayında, siyasetin dilinde, dünde, bugünde farklı şekilde ele alınan konular. Ama basının hiç ele almadığı konularda var içinde. Hepsi kamuoyuna açıklandığı zaman eleştirilerde olacaktır ama büyük bir kesimin çok güzel adımlar, yararlı düzenlemeler, reformlar diyip destek olacağı tarihi bir paket olduğunu düşünüyorum.

-Öyleyse pakette ne var diye sormayalım mesela KCK davalarını etkileyebilecek düzenlemeler beklenebilir mi?

Bekir Bozdağ: Özel düzenleme yok, kişilere özel bir düzenleme yok, devam eden soruşturmalara, davalara özel bir düzenleme yok. Birilerinin tahliyesinin ya da bazı imkanlardan yararlanmasını sağlayacak bir düzenleme yok. Ceza mevzuatı ile ilgili bir düzenleme yapmıyoruz. Tabi ceza mevzuatına ilişkin demokratikleşme açısından önemli olan bazı konularda işin içinde var ama bir takım davalara özel imtiyaz tanınan düzenlemeler söz konusu değil.

-BDP konuşulanlardan hareketle söz konusu paketin içeriği bizim beklentilerimizi karşılamaktan uzak demekte. Hem BDP hem Cumhuriyet Halk Partisi kapalı kapılar ardında hazırlanıyor bu paket diyerek eleştirilerini dile getiriyorlar.

Bekir Bozdağ: Tabi paketin hazırlanması süreci kamuoyunun önünde aleni bir çalışmayla olmadı. Geçmişte hatırlarsanız Türkiye'de yeni anayasa ortaya attığımızda biz bir komisyon oluşturduk bir çalışma yapılsın biz kamuoyunun önüne bir metinle çıkalım, tartışalım metin üzerinde sonra o metni tartışmalara göre yeniden revize edip daha sonra bunu meclisin gündemine somut olarak sunalım düşüncemiz vardı. Ama sonra dendi ki AK Parti mutfağında hazırlanıyor anayasa olur mu? En son 26 maddelik büyük anayasa değişikliğimiz elimize bir metin almadan partileri gezerek, STK'ları gezerek dedik ki biz bir demokratikleşme adımı atmak istiyoruz. Sizin önerdiğiniz konular olabilir bir araya gelelim önerileriniz neyse birlikte yapalım. Bu seferde hükümet ne yaptığını bilmiyor bizden akıl sormaya gelmiş dediler. Elinde bir metin yok bize soruyor dediler. Onun için hangisini yapsak eleştiriliyor. Önemli olan nasıl yapıldığından ziyade yapılanın gerekli, doğru ve yararlı olmasıdır. Şu anda bizim yaptığımız çalışma sonucunda ortaya çıkan somut metinler Türkiye kamuoyuna açıklandıktan sonra herkes zaten bir konu üzerinde tartışacaktır. Biz bu tartışmalar çerçevesinde oradan gelen eleştirileri de dikkate alarak olgunlaştırıp meclise göndereceğiz. Bizim yaptığımız demokratik pek çok ülkede uygulanan usulün kendisidir. Bu bir mutfak çalışması.

Mutfakta biz Türkiye için demokratikleşme konusunda çok önemli hazırlıklar yaptık bu hazırlığımızı Türkiye kamuoyunun önüne getireceğiz ondan sonra kamuoyu tartışacak. Onun içinde diyelim ki biz doğru olduğuna inanıyoruz ama yararlı olduğuna inanıyoruz fakat öyle şeyler ortaya çıktı ki bizim doğru dediğimiz şey tartışmasız yanlış çıkabilir. O zaman biz bu yanlışta ısrar etmeyiz. Ama doğruysa bizim dediğimiz birileri eleştiriyor diye o doğruyu yapmaktan da vazgeçmeyiz. Biz eleştiriye açığız ama eleştirilerin önyargısız, objektif olması ve doğru veriler üzerinden gerçeklikler üzerinden yapılması son derece önemli. Yoksa partilerin siyasal pozisyonuna göre eleştirilerden hareketle adım atarsak doğruyu bulmakta zorlanırız. Ben şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin ne söyleyeceğini hangi maddeye az çok biliyorum. MHP'nin ne söyleyeceğini biliyorum, BDP'nin biliyorum. MHP'li birisinin siyasal pozisyonu böyle bir konu da ne olur, Cumhuriyet Halk Partili birisinin ne olur, BDP'li birinin ne olur bunu öngörüyoruz. Partilerin siyasal pozisyonunun ötesinde bu ortaya çıkan paketin özü esası üzerinde gerçekten bilimsel, objektif değerlendirmeler yaparsa biz onlardan elbette istifade ederiz. Yoksa bir partimiz doğru bir görüş söylüyor o parti ayrı bir parti dieye biz o görüşe kulağımızı da kapımızı da kapatmayız.

-Teröre çözüm sürecinde etkili olacak mı paket?

Bekir Bozdağ: Türkiye'de hepimizin arzusu terörün bitmesi. Bir daha silahların asla konuşmayacağı ortamın oluşması ve tamamen silahların bırakılması. Bu bir günde ulaşılacak bir hedef değil zaman alacağı çok açık. Ama demokratikleşme konusu Türkiye'nin tamamını ilgilendiren bir konu. Terörle bunu sadece irtibatlandırır bu adım terör için atılıyor denirse yarın terör başladığında boşa adım attık olur. Halbuki demokratikleşmeyi biz milletimizin tamamı için yapıyoruz. Attığımız adımlar bir bölgeye, bir etnik yapıya, bir inanca, bir gruba dönük adımlar değil. Türkiye'nin bütün bölgelerine, Türkiye'nin bütün vatandaşlarına bütün hangi görüşe inanca sahip olursa olsun bütün insanlarımıza dönük adımlar atıyoruz. Bunlar terör olmasa da Türkiye'nin yapması gereken şeyler. Yoksa birileri istedi diye biz bunları yapmıyoruz. Geçmişte de pek çok doğru şeyleri yaptık bundan sonraki zaman içinde de pek ok doğru şeyleri yapacağız. Siz doğru şeyleri doğru zamanda yapmadığınız zaman sizin o doğrunuza inanan destek veren insanlar bile o doğruya karşı çıkabiliyor. Ama zamanı doğru ayarladığınızda herkes ona destek verebiliyor. Onun için zamanlama da çok öneli bu işlerde. Biz doğru adımları doğru zamanlarda atmaya parti olarak, iktidar olarak hep özen gösterdik. Demokratikleşme içinde bugüne kadar pek çok adım attık bundan sonrada atacağız. Bu paket attığımız adımlardan sadece biri.

-Süreç üzerinde etkili olacağına inanıyor musunuz?

Bekir Bozdağ: Elbette Türkiye'deki bütün iklim üzerinde etkili olacak. Süreçlerde kişilerde bundan etkilenir. Biz etkisi olacak düzenlemeler yapıyoruz.

-Bir süredir paketten önce Alevi açılımını konuşuyorduk. Söz konusu pakette bununla ilgili başlıklar da olacak mı?

Bekir Bozdağ: Demin söyledik ipucu konusunda bütün kapsamı sayın başbakanımız açıklayacak. Ancak bu konuda Alevi vatandaşlarımız bizim canımızdır. Bu ülkede onların sorununu kendi sorunu gibi gören bir hükümet var. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir hükümet Alevi kardeşlerimizin meselelerini masaya yatırıyor. Onlarla birlikte bunun müzakeresini yapıyor. Devlet muhatap almış bir resmi kayıt oluşturmuş. Neler yaşandı, sorunlar neler, çözüm olarak neler isteniyor ilk defa alevi örgütleriyle bir araya gelerek bunları kendi aralarında da böylesi bir organizasyon içinde konuşma imkanı buldular.

Sayın Başbakanımız Dersim'de yaşanan katliamla ilgili Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak ilk  defa Dersimlilerden özür dileyen bir başbakan oldu. Ama sayın Kemal Kılıçdaroğlu onu diyemedi. Bir yanlış var bir haksızlık var bu haksızlığı itiraf etmek bize güç verir zarar vermez. Biz ne Türkiye devleti olarak bir şey kaybettik ne de hükümet olarak kaybettik. 1993'te zannedersem Madımak oldu o zaman iktidarda kim var SHP-DYP koalisyon hükümeti var.

O zaman rahmetli İnönü başbakan yardımcısı özel kalem müdürü Sivas'ın valisidir. Pek çok bu ülkede Alevi kardeşlerimizi ve hepimizin canını yakan acıtan olayların olduğu döneme bakın iktidarda Cumhuriyet Halk Partisi vardır. Daha sonraki dönemde DSP hep iktidarda sonra SHP, CHP'leşiyor biliyorsunuz. Rahmetli Ecevit'in iktidar olduğu dönemlerde var bizim iktidarımıza kadar yine sol bir düşünce iktidarda. Ama Sivas'taki Madımak oteliyle ilgili kimse kılını kıpırdatmadı. O adımı atanda biz olduk. Orayı kamulaştırılsın dedi Alevi kardeşlerimiz kamulaştırdık. Bir kültür merkezine dönüştürdük, orada hayatını kaybeden vatandaşlarımız için bir anı köşesi oluşturduk, kütüphane oluşturduk. Ortaöğretim kitaplarında din kültür ve ahlak bilgisi kitaplarında Alevilikle alakalı bölümleri ilk defa Alevilerin arasında saygınlığı olan onların değer verdiği bilge insanlar yazdı. Biz onların noktasına virgülüne dahi dokunmadan kitaplara koyduk. Kitaplar her yıl yenileniyor eksikler varsa düzeltilir ama yine onlar yapacak düzeltmeleri.

-Bu sözlerinizden yeni bir adım olacağını mı anlamamız lazım?

Bekir Bozdağ: Alevi klasiklerini biz ilk defa Türkçeye çeviren adımı attık. Kerbela hadisesinin yıl dönümünde Hazreti Hüseyin efendimiz dahil bütün şehitlerimizin dahil bütün şehitlerimizin Türkiye'nin her yerinde anılmaları için adımlar attık. TRT televizyonunda bu konularla ilgili özel programlar, Muharrem ayıyla ilgili olsun Alevi kardeşlerimizin önem verdiği şeylerle ilgili olsun adımlar attık. Biz bu konuda samimiyiz laf söylemiyor icraat yaptık. Bundan önce bunun üzerinden sürekli istismarlar yapıldı. Biz bu konularda adım attık.

Dedelerle ilgili yasak 1925'te tekke ve zaviyeler kanunuyla geldi o zaman iktidar Cumhuriyet Halk Partisi, Dersim oldu iktidarda Cumhuriyet Halk Partisi, Madımak oldu yine Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi olayları oldu yine Cumhuriyet Halk Partisi. Biz bu konuların hepsinde çözen adımları atan kadro biz olduk bundan sonra da atacağız yeni adımları.

-Seçimlerden sonrasına mı kalacak yeni anayasa çalışmaları?

Bekir Bozdağ: Yeni anayasa konusunda önce hepimizin samimi olması lazım. Ben bu konuda samimiyet maalesef görmediğimi ifade etmek isterim. Türkiye'nin 82 anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten bu yana yeni bir anayasa talebi vardır, yeni anayasanın nasıl olacağına dairde pek çok öneri vardır taslaklar vardır. Bir tecrübe bir bilgi birikimi vardır. Bizim ilim dünyamızın da, siyasetinde STK'larımızın da bu konuda yetkinliği vardır. Meclis uzlaşma komisyonu oluşturuldu biz AK Parti grubu olarak 326 milletvekilimiz olmasına rağmen eşit sayıda temsili kabul ettik ve oybirliği ile kararı esas aldık. Bizim derdimiz bu AK Parti anayasası demesinler hepimizin anayasası desinler. Herkesin istediği gibi bir şey olsun bunu biz böyle başaralım. Partiler kendi görüşlerini anayasaya dönüşmesi konusunda ısrarcı olduğu zaman birbirine dayattığı zaman orada siz uzlaşmayı sağlayamazsınız. Uzlaşma komisyonu sizin bir görüşünüz olabilir benimde bir görüşüm olabilir ama bu görüşlerde ısrar etmemiz gerekiyor vazgeçilmez bir şeyse amenna ama her konuda bu olmaz. Bazı konularda olabilir onlarda da ortak bir yerde buluşmamız lazım. Ama bir parti benim şunlar şunlar kırmızı çizgilerim ben onu tartışmam, öbürü ben bunu tartışmam, diğeri bunu tartışmam. Kırmızı çizgileri aşıp bu tartışmayı sağlıklı şekilde yapmayı maalesef başaramadık. Ucu açık bir çalışmada yeni anayasanın hazırlanması ve yasalaşmasına bence en büyük engeldir.

Siz tarihi bir çalışma yapıyorsunuz, ucu açık bir çalışma yapıyorsunuz bu bana göre ipe un sermek demektir. 2011'in Ekim ayında komisyon kurulmuş 1 yılda bitecekti alınan kararlarla ama bakın bugüne geldik. Şimdi mahalli seçimler var Ağustos'ta cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Herkes seçim meydanlarında olurken anayasa yapma işini nasıl başaracağız. Onun için biz dedik ki bu işi ucu açık yapmayalım 2012'nin içinde bitirelim dedik olmadı Nisan'a kadar bitirelim tartılmaya açalım 2013'ün içinde de bunun meclis safhasını da tamamlayalım bu işi bitirelim. Bizim süre konusundaki ısrarımızın nedeni bu. Ama komisyona yeni anayasa yapmak için oturmak ayrı şey yeni anayasa yapılmasın diye oturmakta ayrı bir şey. İki yıldır bu masa çalışıyor ve biz bu masadan Türk milletinin önüne bir emek ürünü bir şey çıkaramazsak görevimizi layıkıyla yapmış değiliz demektir. Sayın başbakanımız biliyorsunuz 48 madde üzerinde bir uzlaşmanın olduğu dönemde biz bunu yapalım dedi. Yeni anayasa ortaya çıkarsa uzlaşma ile yapılacak yeni anayasayı biz parlamentodan süratle geçirmeye razıyız. Ama eğer olmadı iki yıl çalışıyor bu komisyon ortaya çıkan partilerin üzerinde uzlaştığı kısımlar var. Biz uzlaşılan kısımları hiç olmazsa hayata geçirelim en azından milletimiz bizim uzlaşarak adım atabileceğimizi de görmüş olur.

-Olaylı Beşiktaş-Galatasaray derbisine geçelim olayın Gezi Parkı eylemlerinde öne çıkan Çarşı grubunun pasifize edilmesi için organize edildiği yorumu da yapılmıştı. Sahada olanlarla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bekir Bozdağ: Bir defa çok çirkin bir olay. Sporun içine şiddetin karıştırılması, ideolojilerin karıştırılması, siyasetin karıştırılması en evvela o spor kulüplerine herkesten fazla zarar verir. Taraftarlara en büyük zararı verir. Milletimizin birlik ve dirliğine de en büyük zararı verir. Spora kim siyaseti bulaştırmak istiyorsa, kim ideolojik kavgalarını kulüpler üzerinden yapmak istiyorsa yapıyorsa, kim statlara küfrü, hakareti, şiddeti sokuyorsa hep birlikte biz onların karşısında durmamız lazım. Bir takım ideolojik grupların, marjinal grupların arka bahçesi veya eylem yapmak istediği zaman taşeron eylemcilerin devşirildiği alanlar haline birileri getirmek istiyorsa evvela o takımlara ve herkese zarar verir.

-Bu siyasetin çerçevesi nedir örneğin bazı futbolcular Rabia işareti yaparsa bu da siyasi mesaj sınıfına girerek mi değerlendirilmelidir?

Bekir Bozdağ: Onlar siyasal bir algı olarak değil bazısı  haç çıkarıyor, bazısı dua yapıyor, bazısı secdeye yatıyor onlarda siyaset ararsanız o zaman siz her şeyi siyasallaştırmış olursunuz. Benim üç yavrum var biri Galatasaraylı, biri Fenerbahçeli üçüncüsü için diğerleri uğraşıyor bizim takımdan olsun diye. Beşiktaş kulübünün taraftarları arasında AK Partililer var, Cumhuriyet Halk Partililer var, MHP'liler var, BDP'liler var. Galatasaray, Fenerbahçelilerin içinde de öyle herkes var. Nasıl yapacağız? Takımlar siyasetin ayrıştırdığı Türkiye'yi birleştiren de bir fonksiyonu var. Bir takımın içinde bütün partilere ideolojilere sahip insanlar var. Onun için bu gibi çalışma yapan ve yaptıranlar karşısında partiler olarak bizlerin  basının ama herkesin mutlaka karşı durması lazım. Ben Çarşı grubu veya başka gruplar şunu bunu yapıyor ben şahsen Gezi eylemlerinin içinde o eyleme bir spor kulübünün taraftarlarının kulübün isimlerini sıfatlarını kullanarak girmesini de doğru görmem. Bu kulübü siyasete bulaştırmaktır, ideolojiye bulaştırmaktır. Kulüpler bununla ilgili de tedbirlerini almalıdır. Bunlar bir ideolojinin kulüpleri değil.

-Cumhurbaşkanı Abdullah Gül son açıklamasında bir yanıyla Gezi Parkı eylemlerinin başlangıcından gurur duyarım dedi Türkiye'nin nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından. Bu açıklama için ne düşünüyorsunuz?

Bekir Bozdağ: Sayın cumhurbaşkanımızın bir görüşüdür onun üzerinden bir değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum.

-Gezi Parkı eylemlerinden bu yana tansiyonun yüksek seyrettiği görüşünde misiniz?  Kutuplaşma tartışması Gezi Parkı eylemlerinden bu yan devam etmekte ve spor salonlarına ya da sahalara yansıyacak kadar bu kutuplaşmanın tezahürlerinin ortaya çıktığı söyleniyor. Bu yüksek tansiyon halinin aşılması için bir şey yapılması gerekiyor mu?

Bekir Bozdağ: Türkiye'de kutuplaştırma olayı yeni değil. Esasında bakarsan insanlar birbirinin karşısında sahip oldukları pozisyonlara göre konuşuyorlar. Benimle ilgili birisi görüş beyan  ediyor Bekir Bozdağ'ı tanımaz. Adam masada benim aleyhime bir sürü şey söylüyor tanıdın mı konuştun mu yok. Örneğin kalkıyor birisi ben AK Parti'ye oy verdim diyor. Ona yalaka demeyen kalmıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy verdim dediği zaman kimse bir şey demiyor. Mahalle baskısı dediğiniz şey bu, kutuplaştırma, ötekileştirme bu.

Ben hükümeti başarılı buluyorum dediği zaman sen de yandaş gruba katıldın sen de onlardan oldun deniyor. Sezen Aksu milli birlik  ve kardeşlik projesiyle ilgili olumlu açıklamalar yaptı neler söylendi. Her alanda biz toplumu insanlar öyle böyle bölüyor bir şekilde. Onun için Türkiye insanları kategorize ederek ben sen o gibi algılamanın ötesine geçip yapılanlar doğru mu, yararlı mı, gerekli mi yapanın kim olduğuna bakmaksızın doğru ise alkışlamayı başardığımız zaman iyi bir noktaya gideriz.  Biz AK Parti olarak Türkiye'yi bu noktaya taşıyarak bakış açısının ötesinde doğru ve iyi olanları yapan kim olursa olsun alkışlayan bir noktaya gelmesini arzu ederiz ve anlamda politikalarımızı uyguluyoruz.

-Cumhurbaşkanı seçiminde bu defaya mahsus tekrar meclisin seçmesi istikametinde değişiklik yapılacak mı? Üç dönemle ilgili bir düzenlemeniz var bu üç dönem konusunda bir değişiklik yapacak mı Adalet ve Kalkınma Partisi?

Bekir Bozdağ: Cumhurbaşkanlığı seçimleri her zaman Türkiye'nin başına bela olmuştur. Bazen darbe sebebi bazen kriz sebebi, bazen kaos sebebi olmuş. En son 2007 seçimleri yine başka bir krize neden oldu ve o krizi biz demokrasi içinde hukuk içinde mecliste aşamadık. Çünkü anayasa mahkemesi bizzat hukuku çiğneyen bir karar verdi. O zaman biz bir karar verdik bu işi Türkiye'nin geleceğinde sorun olmaktan çıkaralım milletin seçmesi kararını aldık. Türk milleti tarihinde ilk defa kendi devlet başkanını doğrudan kendi seçecek. Bu Türk tarihinin içinde yapılmış demokratikleşme konusunda en önemli adımlardan birisidir. Üç dönem konusunda partilerin değişmesi gelişmesi için son derece önemli. Biz parti olarak bunun gerekli olduğuna inanıyoruz. Artık koltuklara yapışan siyasetçiler değil koltukları bırakan ve yenilere onu devreden daha iyilerini Türkiye'nin gündemine getirmeyi de siyasetinin ana ilkesi edinen bir anlayışı biz getirdik. Kasetlerle, CD'lerle genel başkan değişikliği parti içi değişimler olsa daha mı iyi?

-Bursa Valiliği Romanların uyuşturucu ticareti, hırsızlık, kapkaç ve gaspla hayatını sürdürdüğünü yazmıştı. Bir süre önce Avrupa Birliği'nin Türkiye ilerleme raporunda da önyargılara bu konuda dikkat çekilmişti. Valiliğin yazısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bekir Bozdağ: Bir defa valinin imzası ile gitmemiş vali yardımcısının imzası ile gitmiş. Ama kimin imzası ile giderse gitsin fevkalade yanlış bir yazı. Bu bizim devletimizin hükümetimizin bakışını asla yansıtmaz. Çünkü romanlar bizim kardeşimiz bu ülkede vali kadar eşit vatandaşıdır. Türkiye'de farklı olan pek çok insan grubu var her grubun içinde yanlış yapanlar da var.

Diyelim bir Türk hırsızlık yaptığı zaman bütün hepsi böyledir veya bir başka gruptan biri bir şey yaptığı zaman böyle bir genelleme yapmaya kimsenin hakkı olamaz. Biz Roman kardeşlerimizle ilgili açılım başlattık. Bu çerçevede bizim hukukumuzda olan Roman vatandaşlarımızı inciten bütün ifade, ibare ve kanuni değişiklikleri biz yaptık. Ama belli ki ileri manada zihniyet değişikliğine hala başaramamışız.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...