Brüksel'de gündem HSYK

Brüksel'de bulunan Başbakan Erdoğan'ın akşam saatlerinde düzenlediği basın toplantısında, yabancı basının ağırlıklı konusu HSYK düzenlemesiydi.

21.01.2014 - 19:21

Brüksel'de gündem HSYK

AB temasları için Brüksel’de bulunan Başbakan Erdoğan, AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ile bir araya geldi.

İkilinin basın toplantısında karşılıklı açıklamaların ardından, gazetecilerin sorularına geçildi ve yabancı bir gazeteci HSYK düzenlemesini gündeme getirdi.

Soru, Erdoğan ve Schulz arasında karşılıklı açıklamalara neden oldu. Başbakan Erdoğan, AB üyesi ülkelerde tek bir HSYK düzenlemesi olmadığını ve hükümetin kurumdaki bazı yanlışları düzeltme yolunda adımlar attığını belirtirken, Schulz, konunun oldukça hassas olduğunu ve Başbakan Erdoğan’ın bunula ilgili gelen sorular karşısında şaşırmaması gerektiğini söyledi. Schulz ayrıca, Avrupa’da da yargının bağımsızlığının tartışma konusu olduğunu dile getirdi. Bir başka yabancı gazetecinin, Başbakan Erdoğan'a HSYK ile ilgili sorusu ise, "Oyunun ortasında kural değiştirilir mi?" şeklindeydi.

Başbakan Erdoğan, Schulz ile görüşmelerinde çözüm sürecinin, Suriye’nin, Cenevre-2 Konferansı'nın, Mısır'daki askeri darbenin ve Kıbrıs meselesinin gündeme geldiğini söyledi.

İkilinin açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularına geçildi ve ilk soru Türkiye'deki HSYK düzenlemesi oldu. Başbakan Erdoğan'a, "Avrupalı liderler HSYK düzenlemesine ilişkin neler söylediler?", Schulz'a da, "Eğer bu tasarı geçerse tepkiniz ne olacak, Türkiye'nin AB'ye katılımını nasıl etkileyecek?" soruları yöneltildi.

"MESAJIN ALINDIĞINI DÜŞÜNÜYOPRUM"
Schulz'un yanıtı, "Hukuğun üstünlüğü önemli. Erklerin ayrılığı ilkesine saygı gösterilmeli, yargının bağımsızlığı korunmalı ve bu tartışılamaz bir konu. Mesajın net biçimde alındığını düşünüyorum. Konsey ve komisyonun düşünceleri net şekilde ifade edildi. Başbakan Erdoğan da kendi görüşlerini ifade etti. Edindiğim izlenim, Türkiye parlamentosu konuyu ciddi şekilde ele alacak ve parlamentoda ifade edilen görüşler değerlendirilecek. Tartışmanın nereye gideceğini göreceğiz. Raportörümüz de Türkiye'nin ilerleme raporunda bu konulara yer verecektir" şeklinde oldu.

"AVRUPA'DA TEK BİR HSYK YOK"
Başbakan Erdoğan da soruya, "Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Bundan bugüne kadar taviz vermedik. Yasama organı yasal düzenlemeleri yaparken düyada hangi ülkede hangi kurumlar nasıl ona da bakar. Örneğin HSYK, Avrupa’da standartı olmayan bir kurum ve her ülkede farklı. AB üyesi ülkelerin neredeyse tamamına yakınında farklı uygulamalar vardır. Türkiye'de de HSYK'nın yapısıyla ilgili yasama organı bazı yanlışların düzeltilmesi noktasında adımlar atmıştır. Bu, komisyonda ve parlamentoda görüşülecek ve kanunlaşması halinde yürürlüğe girecektir" yanıtını verdi.

"BU SORULARA ŞAŞIRMAMALISINIZ"
Bir kez daha söz alan Schuzl, "Bu hassas bir konu. Siz ve hükümet üyeleri yargının bağımsızlığıyla ilgili sorular karşısında şaşırmamalısınız. Bu sadece Türkiye’yle değil aynı zamanda AB’nin bazı üyeleriyle de ilgili gündeme gelen bir konu. Yargının bağımsızlığı bazen tartışılabiliyor çünkü çok politik bir konu aslında. Yargının rolü Avrupa’da da tartışılıyor. Biz kaygılarımızı dile getirdik ve yargının politik kaygılardan uzak olmasını istiyoruz. Başbakan’la her konuda aynı fikirde olmasak da kendisini, fiklirlerini açık şekilde ortaya koyduğu için takdirle karşılıyorum" dedi.

'OYUN ORTASINDA DEĞİŞiKLİK' SORUSU
Bu açıklamaların ardından söz alan bir başka yabancı gazeteci, Başbakan Erdoğan’a "AB’de tek bir HSYK yok dediniz... Peki oyunun ortasında kurallarda değişiklik yapmak nasıl bir şey?" sorusunu yöneltti.

Başbakan Erdoğan da, "Oyun içinde kural değişmez derken, bu, başı ve sonu belli olan oyun için geçerli. Örneğin futbol 90 dakika ve uzatmalardan oluşuyor. Burada kurallar değişmez ama yeni sezon başlarken bu kuralları yeniden düzenleyebilirsiniz. HSYK’yla ilgili olarak; başı ve sonu belli değildir. Bu soruları anayasa değişikliği yaparken niye sormadınız merak ediyorum. Bu değişiklikleri de bu hükümet yaptı. Şu anda AB üyesi olan ülkelerde de bu tür düzenlemeler yapılabiliyor. Yasama organının bu tür değişiklikler yapma hakkı vardır. Şunu unutmayacağız; bu reformları yapmak her iktidarın, her parlamentonun görevidir. Reform süreci içerisinde güncellemeler yapıla yapıla güç kazanılır ve yapılan da budur" şeklinde yanıt verdi.

GÜLÜŞMELER OLDU!
Başbakan Erdoğan’a, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın Türkiye ziyareti soruldu. Erdoğan’ın, önceki cumhurbaşkanı Sarkozy’nin ziyaretini hatırlatark 'gelişiyle gidişi bir oldu' cümlesi gülüşmelere neden oldu.

Başbakan Erdoğan, "Hollande’ın gelişlini önemsiyoruz. 22 yıl sonra bir Fransa Cumhurbaşkanı ülkemize gelecek. Bu arada Sarkozy’nin 24 saati bulmayan ziyareti olmuştu, resmi bir ziyaret değildi ama gelişiyle gidişi bir oldu, anlayamadık. Hollande2ın ziyareti cumhurbaşkanı ciddiyetinde oluyor" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın basın toplantısındaki açıklamalarından bazı satır başları şöyle:
— Gerek temel hak ve özgürlükler konusunda gerek çözüm süreciyle ilgili attığımız adımlarda bizi Batı dünyası 'sessiz devrim gerçekleştirdi' diye tanımlarken bir anda bugün sessiz devrimi gerçekleştirenleri farklı bir yere oturtmak tabii ki mümkün değil.

— Cenevre-2 toplantısından bir netice bekliyoruz. Buradan çıkacak neticenin önemli olduğunu zannediyorum. Eğer buradan bir netice çıkmazsa inanıyorum ki Cenevre-2 toplantısına katılanların da bir sorumluluğu olacak. Bu fotoğrafların yayınlanmasının ardından inanıyorum ki Cenevre-2 olayı çok daha farklı ele alacaktır. Burada Rusya'nın, İran'ın, Çin'in bu olayları artık gözardı etmesi mümkün değildir diye düşünüyorum.

— Biz şu anda 700 bin sığınmacıyı Türkiye'de barındırırken AB üyesi ülkelerde başkanın ifade ettiği kadarıyla 60 bin kişi barındırılıyor. Arada böyle korkunç bir fark var.

"DUYMADIK, DUYMUYORUZ"
— Bize mesela bugün bir şey daha söylediler. (Kıbrıs'tan) Askerin çekilmesi gibi bir şey. Böyle bir teklifi biz duymadık, duymuyoruz. Güney Kıbrıs'ın AB'ye alınması siyasidir, AB müktesabatına uygun değildir.

— (Şangay Beşlisi sorusu) Bizim için her şey gündemdedir. AB, 51 yıldır bizi kapıda bekletiyor. Netice almamız halinde yola devam edeceğiz. Ama netice alamazsak bu bizi başka arayışların içine de itebilir. Dolayısıyla öncelikli olarak nerede netice alırsak orada da biz adımlarımızı atarız. Türkiye bağımsız bir ülkedir. Kendi kararını kendisi verir. Şu anki görüşmelerimiz doğru istikamette. Temenni ederim ki bu süreç hızla bu şekilde devam eder, fasıllar bloke edilmez. Bloke edilmiş fasıllar var. Önümüzdeki hafta Sayın Hollande Türkiye'ye gelecek. Ardından 3-4 Şubatta Almanya seyahatim var. Bu görüşmelerde olumlu bazı adımlar atılabilirse AB'ye yoğunlaşarak çalışmalarımızı sürdürmemizde önem kazanacaktır

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...