Genç kuşağın en başarılı tiyatrocularından Yiğit Sertdemir, makina mühendisliği eğitimini bırakıp kendini tiyatroya vermiş, yazıyor, oynuyor, yönetiyor, kim bilir başka neler yapıyor tiyatro için. Ama sorduğumda “asıl işim yazmak” diyor ve ekliyor: “Yoksa şöyle büyük bir oyuncu olayım diye derdim yok.”

On yıl önce arkadaşlarıyla kurdukları Altıdan Sonra Tiyatro’nun diğer dört özgün oyununda olduğu gibi “Fail-i Müşterek”te de Yiğit Sertdemir’in imzası var. Bu kez tamamiyle kurmaca bir oyun değil. Bu ülke insanlarına bir yakın geçmiş hatırlatması belki… Sertdemir’e göre unutmak, yok saymak, sözde duyarlı davranmak bizim toplum olarak müşterek fiillerimiz, ortak suçumuz. Oyun biraz bunların masaya yatırılması. 12 Eylül de var içinde, katliamlar da, deprem de, fail-i meçhul cinayetler de… Bu açıdan yarı belgesel, yarı kurgusal, yarı anlatı niteliğinde.

'SEYİRCİYE KOLTUĞUNDA RAHAT YOK'
“Ama herhangi bir acının ağıtı değil. Olsa olsa bir ayıbı, utancı... Ortak işlediğimiz bütün bu suçlar sırasında biz ne yapıyorduk sorusunu sordurmak, düşündürmek amaç.” Bunun için seyirciye koltuğunda rahat yok…

“Oyundan çok bir seyir hali. Aktarıcı seyircinin ortasında. Seyirci anlatılanla sürekli ilişki içinde, müşterek bir fiilin içinde. Seyirciye açık bir saldırı aslında. Saldırıyor ama aktaran da saldırının içinde kalıyor. Kendini dışarıda tutup bir şey anlatılmıyor.”

'ACISINI DA ÇEKECEĞİZ'
Sadece salondakiler değil, sokaktaki vatandaşla röportajlar var oyunda. Ve sıkı bir arşiv çalışması yapılmış. Yiğit Sertdemir, oyunlarında hep toplumsal olaylarla sanatı nasıl birleştirilebileceğini aradığını söylüyor. Fail-i Müşterek’te de bunu yapmış. Olmazsa olmazı yine kara mizah. Altıdan Sonra Tiyatro’nun bu sezon İstanbul’a kazandırdığı Kumbaracı50 sahnesinin bir bahaneyle bir süre kapatılması da yer almış oyunda: “gülümseyeceğiz ama acısını da çekeceğiz”…

Fail-i Müşterek, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ilk kez perde diyor. Art arda üç gün daha, sonra nisanda haftada iki gün yine Kumbaracı50 sahnesinde.

Yazan-Tasarlayan: Yiğit Sertdemir
Özgün Müzik ve İşitsel Tasarım: Onur Kahraman
Dış Gözler: Özgür Tanık, Semah Tuğsel, Gülhan Kadim, Yaman Ömer Erzurumlu
Oynayan: Yiğit Sertdemir

Yiğit Sertdemir’in diğer oyunları O.B.E.B, 444 ve Öldün, Duydun mu? Kumbaracı50’de, Bekleme Odası İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenmeye devam ediyor..