“El Último Trago” adını verdiği albümünde Meksikalı efsane şarkıcı Chavela Vargas'ın en ünlü şarkılarına yepyeni bir yorum getiren İspanyol şarkıcı Buika, hem 24. Uluslararası İzmir Festivali'nin, hem 17. İstanbul Caz Festivali'nin kapanış gecelerinin yıldızı olduktan sonra gördüğü büyük ilgi ile yeniden İstanbul’a geliyor.

Bu kez dünya müziğinin en iyilerini dinleyicisi ile buluşturan Radyo Voyage için “7 Kıta 7 Konser” serisinin ilkine imza atmak üzere, Hitt Prodüksiyon organizasyonuyla, 6 Ağustos’ta, Suada Club’ta sahneye çıkacak olan Buika ile bir kez daha ama yine sımsıcak bir sohbet gerçekleştirdik.

Yepyeni albümünüz El Ultimo Trago’da ünlü Meksikalı diva Chavela Vargas’ın şarkılarını söylüyorsunuz ve Vargas hem sanatçı kimliğiyle hem de yıldız olduğu dönemde Frida Kahlo ile romantik ilişkisi nedeniyle, cesaretiyle de çok önemli bir figür, onun cesaretini şarkılarında da hissediyor musunuz?
Bana tüm şarkıları onun cesaretini hissettiriyor ve özellikle yalnızlıkla mutlu olabilme cesaretini veriyor. Yalnızlıktan kaçarsan kendinden kaçmış oluyorsun. Vargas bana kendim olabilme ve yalnız kalabilme cesaretini veriyor…

Size şarkılarınızda yeni bir Latin soluğu veren Chavela Vargas aynı zamanda Pink Martini’nin son albümünde de konuk sanatçı ve siz de onun adına bir albüm yapmış oldunuz, peki Vargas’ın hangi şarkısı sizin tarzınızı temsil ediyor?
Henüz söylemediği şarkısı beni en çok temsil eden şarkısı, sırrını paylaştığımı biliyorum. Onun hiç söylemediği şarkısını hissediyorum…

Uzun zamandır prodüktör olarak Javier Limon ile çalışıyorsunuz ve size bir tür füzyon ve caz havası veriyor, Limon dışında çalışmak istediğiniz başka prodüktörler de var mı? Elbette var ama tanımıyorum. Ben şarkılarımı yazıyorum, stüdyoda çalışıyorum ve şimdilik Javier Limon’u tanıyorum ve onunla çalışıyorum. Beraber çalıştığım Pasion Turca ekibindeki arkadaşlarım gibi hayatla ilgili söyleyecek sözü olan birileriyle, yeni birileriyle de elbette yeni şarkılar söylemek istiyorum…

ALMODOVAR'IN CESARETİ
Ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar da Chavela Vargas’ı sever ve sizi de keşfetmiş oldu ayrıca albümünüzde sizi öven bir yazısı var, peki siz onun filmlerini nasıl buluyorsunuz?
Onunki bir cesaret tarihi. Özgürlük adına yarattığı öyküler çok cesur öyküler. İspanyol halkının bu konularda vizyonunu genişlettiği için çok şanslıyız. Çok açık yürekli ve cesur, filmlerini çok seviyorum…

Bu arada ünlü pop yıldızı Nelly Furtado ile gerçekleştirdiğiniz düetiniz “Fuerte” mücadele eden kadınları anlatıyor, peki bu şarkının öyküsü nedir?
Şarkı güçlü insanları anlatıyor. Çevremizde bir sürü güçlü insan ve bir sürü güçlü fikir var ama sizin fikirleriniz esas olan, kendi gücünüzü tanımanız gerekiyor. Güçlü olmamız, gücümüzü fark etmemiz gerekiyor…

Nelly Furtado gibi başka süperstarlarla yeni projeleriniz var mı, pop arenasında kiminle çalışmak hoşunuza giderdi?
Ben müziğe inanıyorum, müzik aslında bir tür din gibi geliyor bana. Her sanatçıya hayranlık duyuyorum. 5 bin kişiye, 25 bin kişiye şarkı söyleyen bir pop star düşünün, bu olağanüstü bir deneyim. Farklı fikirlerde, inançlarda insanlar onun şarkısıyla bir oluyorlar, müziğiyle bir oluyorlar. Bu yüzden hayranlık duyduğum çok fazla isim var, Madonna gibi bir pop starının sahnede şarkı söylerken bir araya getirdiği binleri hayal edin…

İstanbul Caz Festivali’nin son gecesinde kuliste yepyeni elektronik dans şarkıları kaydettiğinizi konuşmuştuk, elektronik müziği de en az caz kadar seviyor musunuz?
Elektronik müziğe bayılıyorum. Yeni bir elektronik albüm hazırlıyorum. Ancak herhangi bir tür için benim tarzım budur demek istemiyorum, çünkü ne hissedersem öyle kaydediyorum. Kaydettiğim Sonando Contigo adında bir şarkım bile var.

YALNIZLIK KENDİMİ DUYABİLDİĞİM TEK YER
Son albümünüzün açılış parçası “Soledad” yalnızlığı anlatıyor, peki siz yalnızlıkla baş edebiliyor musunuz?
Daha önce söylediğim gibi yalnızlık çok kıymetli. Yalnızlık benim en iyi arkadaşım. Yalnızlık kendimi duyabildiğim tek yer. Yalnızken kendimi görebilirim ve kendimi daha iyi anlayabilirim…

Türk dinleyicisiyle buluştuğunuz iki festival gecesinden sonra şimdi tekrar 6 Ağustos’ta İstanbul’da olacaksınız, bu kez nasıl sürprizleriniz var?
Hem İzmir’de, hem İstanbul’da daha çok caz ağırlıklı bir repertuvar seçmiştik ancak bu kez 6 Ağustos’ta Flamenko şarkılarım arasından da içinize dokunacak şarkılarla sahneye çıkıyor olacağım. Pasion Turca ekibiyle konuştum, flamenkoyu ne kadar çok sevdiğinizi biliyorum…