Buquicchio, Venedik Kriterleri’ni anlattı

Venedik Komisyonu Genel Sekreteri Buquicchio, parti kapatmayla ilgili “Venedik kriterleri”ni “Türkiye’de moda olduğunu biliyorum” diyerek NTV’ye anlattı.

NTV Haber 11.12.2009 - 15:39

Avrupa Birliği’nin bir numaralı ismi, komisyon başkanı Jose Manuel Barrosso AK Parti’nin kapatılma davası ile ilgili olarak, Anayasa mahkemesinden çıkacak kararın Venedik prensipleri doğrultusunda olmasını umut ettiğini söylemişti. Barrosso’nun adres gösterdiği ve Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin anayasal konulardaki uzman organı olan Venedik Komisyonu’nun Genel Sekreteri Gianni Buquicchio, NTV’ye konuştu, AK Parti kapatma davası ve Türkiye’deki yeni anayasa hazırlıkları ile ilgili soruları yanıtladı. Venedik Komisyonu’nun 1990’dan beri genel sekreterliğini yürüten ve komisyonun beyni olarak bilinen Buquicchio parti kapatmanın, ancak söz konusu parti her şekliyle şiddeti övüyorsa, kabul edilebilecek, istisnai bir durum olduğunu belirtti ve bir siyasi partinin sadece mevcut düzeni eleştirdi diye yasaklanamayacağını söyledi.


Avrupa demokrasilerinde siyasi parti yasaklanabilir mi?

Venedik Komisyonu’nun parti kapatmalarla ilgili ilkelerinin şu anda ülkeniz Türkiye’de oldukça moda olduğunu biliyorum. Bu ilkeler 1999’da oluşturuldu, hiçbir özel durum gözetilmeksizin. Bizi bu ilkeleri oluşturmaya iten neden bu konuda Avrupa ülkelerindeki değişik durum ve uygulamalar oldu. Bu nedenle tüm Avrupa ülkelerinde yasa yapıcılara rehber olacak ortak ilkeler tespit etmek istedik. Aslında bir bakıma, ve her zaman olduğu gibi, tüm yasama kurumlarının esinlenebilmesi amacıyla Avrupa bilgeliğini, mecburi olmayan ama önemli ahlaki değer içeren kurallar içinde yoğunlaştırmayı denedik.

Bu ilkeleri hazırlamak bir ihtiyaçtan mı kaynaklanıyordu?

Aynen öyle. Avrupa Konseyi üyesi devletlerdeki değişik uygulamalar nedeniyle böyle bir ihtiyaç olduğunu hissettik. Bu ilkeler içinde ne var diye soracak olursanız, çok basit. Siyasi partilerin yasaklanması veya kapatılması konusunda temel 7 ilke var.

Burada hareket noktamız, siyasi partiler ve politik çoğulculuğun demokrasinin temel taşı olduğu düşüncesinden yola çıkıyor olmamız. Bunun kaynağında da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme, yani siyasi parti kurma hakkını da güvence altına alan 11’inci maddesi ile ifade özgürlüğünü güvence altına alan 10’uncu maddesi yatıyor. Her birey siyasi parti kurma hakkına sahiptir. Bir siyasi parti yasaklanabilir ya da kapatılabilir mi? Evet, ama çok istisnai durumlarda. İlkelerimiz, bir siyasi partinin kapatılması veya yasaklanmasını, söz konusu parti her şekliyle şiddeti övdüğünde öngörüyor. Mesela ırkçılık, yabancı düşmanlığı ya da hoşgörüsüzlük gibi. Ya da terörist veya yıkıcı eylemler. Ama bir siyasi parti, sadece mevcut düzeni sözlü ve düşünsel biçimde eleştirdi diye yasaklanamaz. Bu ifade özgürlüğü kapsamına girer. Hükümeti, parlamentoyu eleştirebilir, anayasal reform isteyebilirim mesela. Geleneksel demokratik yasallık çerçevesinde, eğer politik temeliniz de müsaitse, hedeflerinize seçimler ve referandumla vs.. ulaşabilirsiniz. Şiddeti öven, terör ve yıkıcı eylemlere başvuran bir siyasi partinin yasaklanması konusunda da ölçülü davranmak lazım. Venedik Komisyonu ilkeleri, bu tür bir yasaklama kararının da bir yargı organı tarafından, hatta mümkünse, mevcut olan yerlerde Anayasa Mahkemesi tarafından alınmasını öngörüyor. Her ülkede Anayasa Mahkemesi yok ama eşdeğer yargı organları mevcut. Fakat bu aşamaya gelmeden önce, bir siyasi partiyi yasaklamak ya da kapatmak isteyen makamların kanıt sahibi olmaları gerekiyor. Bir siyasi partiyi yasaklamak için yargı organının önüne kanıtsız çıkamazsınız. Mesela silahlı yıkıcı teşebbüs, paramiliter oluşum veya terör eylemi gibi somut kanıtlar gerekiyor. Bu kanıtlar temelinde partiyi yasaklamak ya da kapatmak yüksek yargının vereceği karardır.

Türkiye’de özellikle 90’lı yılların başlarından bu yana çok sayıda parti kapatma kararı alındı. Bunların çoğu AİHM gündemine taşındı. AİHM bunlardan sadece birinde, Refah Partisi kararında, Anayasa Mahkemesi kararını olduğu gibi benimsedi. O dönem konu laiklikti ve mahkeme, Refah Partisi’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiğine hükmetmişti. Bugün iktidardaki AK Parti için hazırlanan iddianame de bununla benzerlik taşıyor. Siz bu gelişmeyi buradan nasıl görüyorsunuz?

AİHM’nin Refah Partisi hakkındaki kararının ayrıntılarını çok iyi bilmiyorum. Ancak, eğer AİHM bu yönde bir karar aldıysa, o halde silahlı yıkıcı teşebbüsler, ya da ırkçılık, yabancı düşmanlığı veya hoşgörüsüzlük konularında somut kanıtların bulunduğunu düşünüyorum. Daha önce söylediğim gibi, siyasi partiler demokrasi için önemlidir. Kapatılmaları düşüncesizce olmamalı. Kapatılabilirler ama bu çok istisnai ve bazı güvencelerle olmalı, en önemlisi de somut kanıtlara dayandırılmalı.

UMARIM YENİ ANAYASA İÇİN BİZDEN GÖRÜŞ İSTERLER

Venedik Komisyonu aynı zamanda anayasal konularla da uğraşıyor. Avrupa Konseyi üyesi ülkelere yeni anayasa hazırlığında veya anayasa değişikliğinde destek oluyorsunuz. Türkiye’de de yeni bir anayasa hazırlığı var. Türkiye’deki yeni anayasa hazırlığını nasıl görüyorsunuz?

Haklısınız. Avrupa standartlarında anayasa hazırlanmasına yardım bizim başlıca misyonumuz. Bu alanda 1990’lı yılların başlarından bu yana Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin anayasalarını gözden geçirerek, reforme ederek ve düzelterek iyi bir iş yaptığımıza da inanıyorum. Ama, Finlandiya gibi “eski demokrasi” olarak adlandırılan bir ülke bile anayasasındaki muhtemel değişiklikler konusunda yakın bir süre önce bizden yardım istedi. Yeni ve daha modern bir anayasa konusunda Türk makamlarıyla işbirliğinden çok memnun oluruz. Mevcut anayasa kötü demiyorum ama insanlar tarafından yapılmış her şey daha da iyileştirilebilir. Sanırım Türkiye’nin de ileri bir aşamaya geçmesinin ve yeni bir anayasa hazırlamasının zamanı geldi. Fakat bu konuda henüz bize Türk makamlarından bir talep gelmiş değil. Yeni anayasa taslağını da görmedik. Umarım Türk hükümeti bizim görüşümüzü de alır. İyi bir taslak olduğunu duydum. Biz de görüp, bu yeni anayasanın Avrupa standartlarına, ideallerine ve değerlerine uygun olduğunu söylemekten memnunuk duyarız. Elbette, ve eğer gerekliyse bazı değişiklikler yapılabilir telkininde de bulunabiliriz.

Taslak hakkında bugüne kadar hiç bilgilendirilmediniz...

Henüz değil. Bundan da üzgünüm. Anayasa konusunda Türkiye’yle işbirliği için uzun yıllardır sabırsızlıkla bekliyoruz.

VENEDİK KOMİSYONU HAKKINDA
Venedik Komisyonu, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri komünist rejimlerden çıkınca bu ülkelere Batı demokrasileri standartlarında anayasalar hazırlayabilmeleri için, Avrupa Konseyi bünyesinde oluşturuldu. Türkiye, komisyonun kurucuları arasında yer alsa da, “bu komisyon demokrasiyi bilmeyen ülkeler için kuruldu” gerekçesiyle bugüne kadar komisyonla gerçek anlamda somut işbirliğine girmedi. Oysa, şu anda AB üyesi olmuş tüm eski Orta Avrupa devletleri, 90’lı yılların başlarından itibaren Venedik Komisyonuyla işbirliği içinde batı standartlarında (yani Kopenhag siyasi kriterlerine de uygun) anayasalara kavuştular.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...