Film Arası Dergisi’nin Şubat sayısına konuk olan ünlü oyuncu Demet Akbağ, son olarak rol aldığı Kurtuluş; Son Durak filminden sinema gündemine kadar birçok konuda ilginç tespitlerde bulundu. Türk yönetmenlere ancak yurt dışından ödül aldıktan sonra değer verildiğini hatırlatan ünlü oyuncu, ‘Bu çok tuhaf değil mi?’ diye sordu.

Demet Akbağ, şunları söyledi: Cannes’da bir film ödül alınca hepimizin haberi oluyor. Yabancılar değer verince biz Nuri Bilge Ceylan’a, böyle kıymetli bir adam sahip olduğumuzu anladık. ‘Aa bizde de bir Nuri Bilge Ceylan varmış’ dedik. Ama bizim gözümüze onlar soktu Nuri Bilge Ceylan’ı. Onlar bize ‘Nuri Bilge önemli bir adam’ dedi. Çok tuhaf değil mi? Orada kıymete bindi önce. Şimdi yine aynı tarz filmler yapıyor ama artık yabancılar onayladı diye biz de onaylıyoruz onu. Ne kadar ağır, ne kadar uzun, aslında bizim sinemada gülmekten hoşlanan seyircimize göre ne kadar yavaş film de yapsa, artık o Nuri Bilge Ceylan seyircinin gözünde.’

MADONNA ÖVÜNCE FERZAN’DAN HABERDAR OLUNDU
Mesela ‘Ferzan Özpetek’in filmini Madonna çok beğendi’ diye haber okudum. O güne kadar Ferzan Özpetek’in kim olduğunu, nasıl filmler yaptığını bilmeyen insanlar ondan haberdar oldular, ‘Bu Madonna’nın beğendiği yönetmendir’ diye. Çok ilginç bizdeki bu durum. Çok anlamıyoruz bu işten.

BEREN DE OYNASA, BERRAK DA, ARTIK HİKÂYE DAHA ÖNEMLİ
Sinema değişirken, bir yandan bu star sistemi de değişti. Artık hikâye ön plana çıkmaya başladı. O zaman Filiz Akın’lı 5 film, Türkan Şoray’lı 8 film idi. Ama artık ne olursa olsun Beren Saat de oynasa, Berrak Tüzünataç da oynasa, hikâyenin daha önemli olduğunu düşünüyorum. O hikâyeye güzel bir yüz, yetenekli bir oyuncu gerekiyorsa da, bunun en iyisi kimse onu çağırıyorlar. Ama senaryo daha önemli artık her yönetmen için. Eğer elinizde iyi bir hikâyeniz yoksa anlatacağınız, öyle gelelim de bilmem kimli bir film yapalım olmaz yani. Sinemada artık öyle bir şey yok. Hikâye iyiyse oluyor bu işler.

YEKTA KOPAN: BUZ DEVRİ’NDE KONUŞURKEN GÜLMEKTEN YERLERE YATTIM
Derginin diğer bir konuğu olan ünlü seslendirmeci ve TV programcısı Yekta Kopan, seslendirme yolcuğunu ve bu alana dair merak edilenleri yanıtladı. Seslendirmede titiz olunması gerektiğini hatırlatan Kopan, ‘Televizyondan Türkçe'nin doğrusunu öğrenmeye çalıştığı bir ülkeden bahsediyoruz ve sizin bir takım varyeteler yaparak Türkçe’yi bozmaya hakkınız yok’ dedi. Kopan, ‘Ice Age'leri konuşurken bazı yerlerde gülmekten yerlere yatmışımdır. Konuşurken kendi yaptığım şeye de çok gülmüşümdür. Çünkü bazı şeyleri ben o anda buluyorum. Ice Age'i seyrettiğimde özellikle bu sonuncuda çok güldüm. Yani kendime güldüm. 'Hanım hanım' dediği yerlerde ben koptum.’

Röportajlar, film eleştirileri, özel haberler ve sinema yazılarıyla dolu Film Arası Dergisi’nin Şubat sayısı, Türkiye genelinde kitap mağazalarında sinemaseverlere ulaşıyor.