Colorado’daki Grand Junction kenti yakınlarında, kurumaya bırakılmış yonca tarlasının kenarında dikilen asker tıraşlı tıknaz Şerif Yardımcısı Derek Johnson, gözlerini kısmış parlak ışıklı, puslu gökyüzünde dolanan bir noktayı izliyor.

Bu, bir akbaba veya karga değil, bir Falcon; yeni model bir insansız hava aracı, bir casus uçak. Johnson da onu uçuran kişi. Tarım ve hayvan çiftliklerinin bulunduğu kemik rengi dağlarla kuşatılmış bir platoda kurulmuş olan Mesa İlçesi’nin Şerif Dairesi, yürüyüşe çıkıp yolunu kaybedenleri ve kanun kaçaklarını bulma konusunda Falcon’un becerisini test ediyor. Johnson’ın önündeki masanın üzerinde duran dizüstü bilgisayar, casus uçağın civardaki bir karayolunda çektiği görüntüleri gösteriyor.

100 santimetreden kısa açıklığı olan sekiz kollu Alman yapımı MikroKopter, 5 bin doların altında kararlı bir kamera platformu sağlıyor (Büyütmek için tıklayın).
100 santimetreden kısa açıklığı olan sekiz kollu Alman yapımı MikroKopter, 5 bin doların altında kararlı bir kamera platformu sağlıyor (Büyütmek için tıklayın).

Johnson’ın arkasında dikilmiş, onun Falcon’u izlemesini izleyen kişi ise aracın tasarımcısı Chris Miser. Kollarını kavuşturup güneş gözlüklerini tıraşlı başına kaldırmış sert yüzlü Miser, Colorado’nun Aurora kentinde kendi şirketini kurmak için 2007 yılında istifa edene kadar yüzbaşı olarak görev yaptığı Hava Kuvvetleri’nde askeri casus uçaklar üzerine çalışmış. Falcon’un kanat açıklığı 2,5 metre ama ağırlığı sadece 4 kilogram.

Elektrikli bir motorla çalışan Falcon, gün ışığı ve kızılötesi iki adet döner kameraya ve GPS (Küresel Konumlama Sistemi) ile yönlendirilen otomatik pilota sahip. ABD hükümetinin izni olmadan ihraç edilemeyecek kadar gelişkin bir yapısı olan Falcon, Miser’ın söylediğine göre elle fırlatılan askeri casus uçak Raven ile aşağı yukarı aynı özellikleri taşıyor ama ondan çok daha ucuz. Miser, iki casus uçağını yanında destek teçhizatıyla birlikte bir adet ekip otosu fiyatına satmayı planlıyor...

Her biri 7,5 santimetrelik iki robotik güve  kanadı ABD’de, Ohio’daki Hava Kuvvetleri  laboratuvarında bir teste tabi utuluyor (Büyütmek için tıklayın).
Her biri 7,5 santimetrelik iki robotik güve  kanadı ABD’de, Ohio’daki Hava Kuvvetleri  laboratuvarında bir teste tabi utuluyor (Büyütmek için tıklayın).

11 EYLÜL ETKİSİ
On iki yıl kadar önce casus uçaklarla ilgilenen sadece iki grup vardı. Biri zevk için uzaktan kumandalı uçaklar ve helikopterler uçuran amatörlerdi. Diğeri ise General Atomics Predator gibi insansız uçaklarla gözetleme çalışması yapan ordu.

Ardından 11 Eylül geldi. Onu, ABD’nin Afganistan ve Irak işgali izledi ve casus uçaklar büyük bir hızla ABD ordusu için zorunlu araçlar durumuna geldi. Pentagon, Predator’ı ve daha büyük bir insansız gözetleme uçağı olan Reaper’ı silahlandırdı. Böylelikle, bu uçakları Nevada veya New York gibi yerlerdeki ofislerden idare eden kişiler, binlerce kilometre uzaktaki hedefleri gizlice izleyebildikleri gibi imha da edebiliyordu.

Pensilvanya’daki KMel Robotics’in yaptığı dört rotorlu bu “mikro hava aracı” emsalleriyle birlikte sürü halinde uçabiliyor. Casus uçaklar kendi başlarına, pilot olmadan yol alabiliyor (Büyütmek için tıklayın).
Pensilvanya’daki KMel Robotics’in yaptığı dört rotorlu bu “mikro hava aracı” emsalleriyle birlikte sürü halinde uçabiliyor. Casus uçaklar kendi başlarına, pilot olmadan yol alabiliyor (Büyütmek için tıklayın).

Havacılık şirketleri kısa süre içinde daha küçük boyutlu, daha akıllı bilgisayar çipleri ve hassas sensörleri olan bir sürü casus uçak geliştirdiler. Bunların sadece kameraları değil havadaki kimyasalları, patojenleri ve radyoaktif maddeleri ölçen cihazları da var.

ABD’nin kullanıma soktuğu casus uçak sayısı, 2002’de 200 civarından 11 bine yükseldi. GlobalSecurity.org düşünce havuzunda savunma uzmanı olarak görev yapan John Pike, “Bir kuşak içinde, insanlar tarafından kullanılan askeri hava araçlarının çoğunun yerini alabilirler,” diyor...

*John Horgan’ın yazdığı, Joe McNally’nin fotoğraflarıyla zenginleştirdiği ‘Casus Uçaklar Sivil Hayatta’ adlı yazının tümünü National Geographic Türkiye’nin Mart sayısında okuyabilirsiniz.