NTV

Çavuşoğlu: ABD sözünü tutmalı, PYD Fırat'ın doğusuna geçmeli

ntv.com.tr, Anadolu Ajansı

Türkiye
çavuşoğlu chp ziyaret.jpg

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Başkanı Obama'nın Menbiç operasyonuyla ilgili verdiği sözü hatırlatarak "PYD’liler, tekrar Fırat’ın doğusuna geçmeli" diye konuştu.

Ankara'da bugün sürpriz görüşmeler vardı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'ı ziyaret etti.

Çavuşoğlu, ilk olarak CHP Genel Merkezi'ni ziyaret etti. Görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.

Çavuşoğlu ve Elitaş'ı parti genel merkezine gelişlerinde Kılıçdaroğlu'nun Özel Kalem Müdürü Tuncay Ceylan karşıladı.

Kılıçdaroğlu'nun makamındaki görüşmeye CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz da katıldı.

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, saat 13.00'teki görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Menbiç'in IŞİD'den alınması sonrası Türkiye'nin beklentisinin sorulması üzerine Çavuşoğlu, bu konuda bizzat ABD Başkanı Barack Obama’nın operasyon bittikten sonra oradaki demokratik güçlerin içinde bulunan PYD’lilerin tekrar Fırat’ın doğusuna geçeceğine yönelik sözü olduğunu hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Şimdi ABD'nin bu sözünü tutması gerekiyor. Beklentimiz de budur. Bu konudaki temaslarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Washington yönetimi, PYD'nin bazı yerel Arap unsurlarla Fırat nehrinin batısında operasyonlara katılması gerektiğinde ısrarcı olmuştu. Örgütün Suriye'de uygulamaya koymak istediği planlar konusunda Washington'u uzun süredir uyaran Ankara ise müttefiklik ilişkileri çerçevesinde Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehlikeye atan adımlardan kaçınılması gerektiğini vurgulamıştı.

ABD yönetimi, Fırat'ın batısındaki Menbiç'in IŞİD'den alınmasının ardından operasyonlara katılan PYD'nin ilçeyi terk edeceğine dair Türkiye'ye güvence vermişti.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iade süreciyle ilgili sürecin devam ettiğini, Adalet Bakanlığının hazırladığı belgelerin ve tutuklama taleplerinin ABD Dışişleri Bakanlığı üzerinden ABD Adalet Bakanlığına iletildiğini belirten Çavuşoğlu, "Şimdi darbe girişimiyle ilgili edinilen bilgiler, belgeler, deliller toplanıyor ve bu süreçte siyasi görüşmelerimizi devam ettiriyoruz" diye konuştu.

ABD'den Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinden oluşan bir heyetin, 23-24 Ağustos'ta Türkiye'ye geleceğini hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Dün de açıklandı, 24 Ağustos'ta Biden geliyor. Daha önce Kerry de gelmek istediğini söylemişti. Kerry yerine Biden gelecek, Amerikalılar böyle bir karar verdi. Daha sonra Adalet Bakanımızla birlikte biz de bu dosya oluştuktan sonra Washington'a giderek hem bu dosyayı ileteceğiz hem de Gülen'in neden iade edilmesi gerektiğini ABD'li muhataplarımıza anlatacağız."

Kendisinin Kılıçdaroğlu’nu dış politika konusunda son zamanlardaki gelişmeler, Elitaş’ın ise Meclis gündemindeki konular ile ilgili AK Parti grubunun düşünceleri hakkında bilgilendirdiğini söyleyen Çavuşoğlu, son derece verimli bir toplantı olduğunu, özellikle darbe girişiminden sonra Türkiye’de oluşan uzlaşı kültürünün bir yansıması olarak ana muhalefet partisini bilgilendirmek istediklerini anlattı.

İSRAİL İLE YAPILAN ANLAŞMA

Çavuşoğlu, bir soru üzerine, görüşmede İsrail ile anlaşmanın da gündeme geldiğini ve bu konuda Kılıçdaroğlu’nun sorularını cevapladıklarını dile getirdi.

Anlaşmanın gündeme ne zaman geleceğine Meclis Danışma Kurulunun karar vereceğini belirten Çavuşoğlu, “Biz Dışişleri Bakanlığı olarak İsrail ile imzaladığımız anlaşmayı Başbakanlığa gönderdik. Tam bu sırada darbe girişimi oldu. Başkanımız bu anlaşmayı henüz Meclise göndermedi. Bundan sonra Meclis karar verecek. Biz bu konu gündeme geldiği zaman Dışişleri Bakanlığı olarak Meclise giderek bilgi vereceğiz. Ama karar Meclisindir” diye konuştu.

SURİYE'DEKİ KRİZ

Türkiye’nin en başından beri Suriye’de tüm etnik ve dini grupların kapsanması gerektiğini, laik bir yapının olması gerektiğini ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, uçak düşürme hadisesinden önce de Rusya ile bu konuda mutabık kaldıklarını hatırlattı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına rağmen bu ülkede ateşkesin tam olarak sağlanamadığını, Halep’te bir koridor açılsa da şehrin hala kuşatma altında olduğunu anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Rejim saldırılarını sürdürüyor. İnsani yardım şu anda gündemde. En önemli soru siyasi dönüşüm nasıl sağlanacak. Geçiş hükümetinin de kapsayıcı olması gerektiğinin altını çiziyoruz. Cenevre’de müzakerelerin tekrar başlaması gerektiğini söylüyoruz. Esed’ın kalması ya da gitmesi konusunda farklı fikirler var. Esasen Türkiye Esed’in gitmesi gerektiğini düşünüyor. 600 bin civarında insanın ölümüne sebep olan bir rejimin Suriye’yi yönetemeyeceğini, Suriye’nin değişik kesimlerinin ve muhalefetin Esed etrafından birleşmeyeceğini söylüyoruz.”

Çavuşoğlu, başarısız FETÖ darbe girişimi sonrasında Yunanistan’a kaçan 8 darbecinin geri iade süreci ile ilgili de bilgi verdi.

Yunanistan’a sığınma talebinde bulunan 2 darbecinin 19 Ağustos tarihinde duruşmasının olacağını, geri kalan darbecilerin ise bir sonraki hafta hakim karşısına çıkacağını bildiren Çavuşoğlu, Türkiye’nin beklentisinin, Cumhurbaşkanı'na suikast girişiminde bulunan darbecilerin Türkiye’ye iade edilmesi olduğunun altını çizdi.

Görüşmenin yapıldığı saatlerde Diyarbakır’da meydana gelen saldırı hakkında görüşleri sorulan Çavuşoğlu, “FETÖ'nün darbe girişimi başarısız oldu. Şimdi de aynı anlayışa sahip FETÖ'nün kan kardeşi PKK son zamanlarda saldırılarını arttırmaya başladı. Bu ülkeyi paralelci hainlere nasıl teslim etmediysek, bu hain bölücülere de teslim etmeyeceğiz” diye konuştu.

''YANLIŞ BİLGİ ÜZERİNDEN YAPILMIŞ BİR AÇIKLAMA"

İsveç Dışişleri Bakanı’nın resmi Twitter hesabından yaptığı, "Türkiye'de 15 yaş altı çocuklarla cinsel ilişkiyi serbest kılan karar iptal edilmeli. Çocukların, şiddete ve cinsel istismara karşı daha az değil, daha çok korunmaya ihtiyacı var" şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Çavuşoğlu, “Her şeyden önce bir Dışişleri Bakanı'na yakışmayan, yalan ve yanlış bilgi üzerinden yapılmış bir açıklama. Çocuk istismarını engellemekve buna karşı mücadele için hükümetimiz son derece kararlıdır” şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, şu an yürürlükte bulunan yasada herhangi bir boşluk bulunmadığına dikkati çekerek, “Çocuk istismarına yönelik bu kadar hassas davranan bir hükümet, 15 yaş altı çocuklara cinsel istismara izin veriyor gibi bir yaklaşım iyi niyet ile bağdaştırılamaz. Bir Dışişleri Bakanı'nın yanlış haber üzerinden böyle bir tweet atması skandaldır” ifadelerini kullandı.

Bir Dışişleri Bakanı'nın sorumlu olması ve yalan söylememesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’yi itham eden böyle bir anlayışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, İslam karşıtı ve Türkiye karşıtı söylemlerin İsveç’e sıçramasının endişe verici olduğunu sözlerine ekledi.

İKİNCİ ZİYARET MHP'YE

Çavuşoğlu ve Elitaş'ın ikinci ziyareti ise saat 15.00'te MHP'ye yaptı. Çavuşoğlu ve Elitaş'ı MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal karşıladı. Görüşme yaklaşık 1 saat 10 dakika sürdü.

Görüşme sonrasında açıklama yapan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, CHP'nin ardından MHP yöneticileri ile bir araya geldiklerini, dış politikada atılan adımlar ve yaşanan gelişmelerle ilgili kendilerine bilgiler verip, sorularını yanıtladıklarını söyledi.

Çavuşoğlu, görüşmenin son derece faydalı olduğunu, dış politika konusunda Meclis'i bilgilendirmeye hazır olduklarını her zaman ifade ettiklerini anımsatarak, "Şu oluşan yapıcı ortamda, uzlaşı kültürünün gerçekten yerleşmeye başladığı bir ortamda, bundan sonraki süreçte, dış politikayla ilgili konuları Meclis'teki muhalefet partileriyle de paylaşmayı düşünüyoruz. Ne zaman isterlerse ya da kritik meseleler olduğu zaman biz de talepte bulunuruz. Bu şekilde iş birliğini önümüzdeki süreçte de devam ettirmek istiyoruz" dedi.

İsrail ile yapılan anlaşmanın Meclis gündemine bu hafta gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine Çavuşoğlu, söz konusu anlaşmanın ne zaman Meclis gündemine alınacağının Meclis'in işi olduğunu, siyasi parti gruplarının birlikte karar vereceğini söyledi.

Bir gazetecinin, "iki protokol olduğu ifade ediliyor." yönündeki sorusu üzerine Çavuşoğlu, "İsrail ile yaptığımız tek anlaşma var. Meclis'e de gönderilmesi için Başbakanlığa gönderdiğimiz bir tek anlaşma var. Biliyorsunuz, uluslararası, hükümetlerarası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Meclis tarafından onaylanması gerekiyor. Bu bizim yasamızda, Anayasa'mızda böyle." yanıtını verdi.

MECLİS'İN ÇALIŞMA TAKVİMİ

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise Meclis'in çalışma takviminin sorulması üzerine MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iki yasanın gündemlerinde olduğunu söylediklerini bildirdi.

Bu yasaların, 80 maddelik torba kanun tasarısı ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen varlık fonuyla ilgili teklif olduğunu belirten Elitaş, "Bu konuda arkadaşlarımızın tavırlarını ve yasayla ilgili endişeli oldukları maddelerde bir değerlendirme yapıp tekrar gözden geçireceğiz. Daha sonra çalışmalara ara vereceğiz. Onu da grup başkanvekillerimizle görüştük." dedi.

Hakkari ve Şırnak'ın il statüsünden çıkarılmasıyla ilgili muhalefet partilerinin çekincelerinin sorulması üzerine Elitaş, "Yarın görüşmelerine başlıyoruz. Her şeyi yarın Genel Kurulda, her zaman yaptığımız gibi siyasi partilerden konuyla ilgili yetkili birer arkadaşın olacağı ve ilgili bakanların da bulunacağı ortamda değerlendireceğiz." ifadesini kullandı.

"SURİYE İLE İLİŞKİLER DE GÜNDEMİMİZDE"

MHP Grup Başkanvekili Akçay da Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'a, ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

Faydalı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Akçay, son dönemde bölgede yaşanan bazı hadiseler ile Türkiye'nin başta Rusya ve İsrail olmak üzer, çeşitli ülkelerle ilişkiler hakkında kendilerine bilgi verildiğini söyledi.

Akçay, Çavuşoğlu ve Elitaş'a MHP'nin dış politikayla ilgili bazı görüşlerini aktardıklarını, ayrıca Meclis çalışmalarına yönelik görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.

MHP'nin görüşmede ne tür önerilerde bulunduğuna yönelik bir soru üzerine da Akçay, şunları kaydetti:

"Öncelikle Türkiye'nin çeşitli ülkelerle yaşamış olduğu sorunların mümkün olduğunca giderilerek, ilişkilerin geliştirilmesinin ülkenin çıkarları, milli dış politika bakımından yarar getireceğini, bu çalışmaları desteklediğimizi ve destekleyeceğimizi ifade ettik. Akabinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen torba tasarıdaki bazı maddeler, örneğin Hakkari ve Şırnak'ın il statüsünden çıkarılması hususu, sonra Varlık Fonu kurulmasına ilişkin kanun teklifine ilişkin görüşlerimizi ifade ettik."

Akçay, bir gazetecinin "Başbakan Suriye konusunda 6 ay içinde önemli gelişmeler olacağını söylemişti. Bu görüşmede ona ilişkin bir ipucu var mı " sorusuna ise "Sayın Başbakan'ın bahsettiği çerçevede değil ancak Suriye ile olan ilişkiler, Suriye'nin içinde bulunduğu hususlar da gündemimizde oldu." karşılığını verdi.

Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmaya ilişkin tasarının gündeme gelip gelmediği sorusuna "Evet" yanıtını veren Akçay, anlaşmanın içeriğine yönelik soruları ise Hükümetin henüz Meclis'e sunmadığı bir tasarının içeriğini açıklamasının şık olmayacağı gerekçesiyle yanıtlamadı.

Akçay, "Sizin MHP olarak duruşunuz ne olacak " sorusunu yanıtlarken, MHP'nin dış politikayı her zaman milli politika olarak ele aldığının altını çizdi. Ülke çıkarlarının kendileri için öncelikli olduğunu belirten Akçay, her tür konuyu da bu çerçevede ele aldıklarını kaydetti.

"VERİLEN SÖZLERİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "15 Temmuz öncesi gibi olmayacağız" yönünde değerlendirme yaptığının ve bunun bir uzlaşı olarak algılandığının ifade edilmesi üzerine de Akçay, şunları söyledi:

"Olumlu bir yaklaşım olarak değerlendiririz. Fakat bunların söylemde değil fiiliyata da geçmesi gerekir. Önümüzdeki günlerde Hükümetin atacağı adımların, Sayın Cumhurbaşkanı'nın atacağı adımların, konuşmaların devamı bu sözü inşallah teyit edecektir. Bunu ümit etmek isteriz. 15 Temmuz öncesinde farklı bir tablo vardı. 15 Temmuz'dan sonra da önemli ölçüde farklı bir tablo olmasını her şeyden evvel millet arzu ediyor. Biz de bir uzlaşma kültürü içinde Türkiye'nin kurumlarıyla, kurallarıyla iyi yönetilmesini esas alıyoruz. Şahsi ve keyfi yönetim anlayışından uzak, işin ehline verildiği devlet yönetimini arzu ediyoruz. Sayın Başbakan da Sayın Numan Kurtulmuş da bu yönde açıklama yaptı. Bunun somut adımlarını da görmek isteriz. Siyasi kaygılarla veya geçmişte yapıldığı gibi 'O cematten, bu tarikattan' anlayışıyla devlette istihdam yapılmasının ne kadar mahsurlu olduğunun sonucu 15 Temmuz'da çok acı bir şekilde ortaya çıktı. Önemli olan hataları tekrarlamamak. Önümüzdeki günlerde MHP olarak bu verilen sözlerin takipçisi olacağız."

ETİKETLER