Çavuşoğlu-Stoltenberg ortak basın toplantısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alımına ilişkin, ABD'ye ve NATO'ya tereddütleri gidermek için ortak çalışma grubu kurulması teklifinde bulunduğunu hatırlatarak, "Eğer bu kaygılarda ABD samimiyse, arkasında farklı bir gündem yoksa bu teklifimizi kabul eder. Uzmanlar oturur, çalışır, inceler, raporunu hazırlar. NATO'ya da bir nüshasını verir, bize de verirler. O zaman bu iddialar doğru mu değil mi hep birlikte görürüz." dedi.

20190506_2_36333600_44252837_Web.jpg

Çavuşoğlu ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda bölgeye yönelik vizyonun paylaşıldığını vurgulayan Çavuşoğlu, görüşmelerde aralıkta Londra'da yapılacak NATO Zirvesi'nin gündemindeki öncelikli konuların da ele alındığını belirtti. Toplantı kapsamında yarın Akdeniz havzasının en kadim şehirlerinden Hatay'ın ziyaret edileceğini anımsatan Çavuşoğlu, katılımcılara Hatay'da Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesi ve terörizm başta olmak üzere karşı karşıya olunan güney kaynaklı sınama ve tehditler konusunda sunumlar yapılacağını da belirtti.

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alımına ilişkin, ABD'ye ve NATO'ya tereddütleri gidermek için ortak bir çalışma grubu kurulması teklifine ve ABD'den F-35 alım sürecine ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, "Türkiye'nin hava savunma sistemlerine ne kadar ihtiyaç duyduğunu en iyi NATO bilir, ve tabii ki NATO'nun Genel Sekreteri. Çünkü bizim bölgemizdeki tehditleri NATO yakından takip etmektedir ve tespitleri ortadır." yanıtını verdi.

NATO'nun, bu tehditlerden dolayı Türkiye ile dayanışma için diğer müttefiklerden bataryalarını Türkiye sınırına yerleştirmesi konusunda da öncü rol oynadığını belirten Çavuşoğlu, "Ama Genel Sekreter de çok iyi biliyor ki, bazı müttefiklerimiz ABD, Almanya ve Hollanda özellikle, bölgemizdeki bataryaları geri çektiler. NATO niye bu bataryaları sınırlarımıza gönderdi, müttefiklerden rica etti? Çünkü Türkiye'nin elinde şu anda kendisine ait bir hava savunma sistemi yok." dedi.

İspanya'ya ve İtalya'ya patriot ve SAMP-T bataryalarını NATO'nun ricası üzerine dostluk ve müttefiklik göstergesi olarak Türkiye'de bulundurdukları için teşekkür eden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Ama bizim acilen hava savunma sistemine ihtiyacımız var. Sürekli bu böyle gidemez. Biz on yıldır almak istedik. Kimden? Müttefiklerimizden. Alabildik mi? Hayır. Sebebi, sorumlusu biz miyiz? Hayır. Müttefiklerimiz bize bunu satmak istemediler. O sebepten, bu sebepten satamadılar. Biz de ihtiyacımızı karşılamak için değişik ülkelere teklif verdik. Karşılığında en iyi teklifi Ruslar verdi. S-400 teknolojisi ve diğer imkanlar bakımından bizim için en uygunudur. Zaten Genel Sekreter bu konuda açıklamasını yapıyor. Şimdi diğer bir müttefikimizin ortaya attığı iddiaları da dikkate alıyoruz. Ama o iddiaların doğru olmadığını net bir şekilde de söylüyoruz."

"S-400 KONUSUNDA BİZİM KAFAMIZ SARİH"

Türkiye'nin, bu konuda uzmanlardan oluşan bir ortak çalışma grubunun kurulması teklifini hatırlatan Çavuşoğlu, "Bunu hem NATO'ya ilettik hem de müttefikimiz ABD'ye bizzat değişik seviyelerde ilettik. Eğer bu kaygılarda ABD samimiyse, arkasında farklı bir gündem yoksa bu teklifimizi kabul eder. Uzmanlar oturur, çalışır, inceler, raporunu hazırlar. NATO'ya da bir nüshasını verir, bize de verirler. O zaman bu iddialar doğru mu değil mi hep birlikte görürüz." dedi.

İş birliğine ve diyaloğa açık olunduğu takdirde bütün soruların aydınlatılacağını söyleyen Çavuşoğlu, şunları dile getirdi:

"Bizim kafamız sarih ama bu konuda tereddüt eden ülkeler için, başta ABD olmak üzere, herkesin kafasındaki sorular da giderilmiş olur. Bundan daha yapıcı bir yaklaşım var mı? Türkiye her türlü esnekliği gösteriyor. Ama Türkiye hiç bir zaman yaptırım dilini kabul etmez, reddeder. Dayatmalara da hiçbir zaman boyun eğmedik, eğmeyiz. İş birliğine ve bu konuda ortak çalışmaya varsa ABD ile çalışmaya hazırız. Diğer türlü bir yaklaşımı doğru bulmuyoruz."

"NATO VE AB İŞ BİRLİĞİNİ DESTEKLİYORUZ"

Türkiye'nin güvenlik konusunda NATO ve AB'nin iş birliğini desteklediğini belirten Çavuşoğlu, AB'nin (Avrupa Birliği) NATO'ya erişimi konusuna Türkiye'nin her zaman olumlu yaklaştığını söyledi.

Henüz somut adımlar atılmasa da AB'nin tamamlayıcı güvenlik ile ilgili düşünceleri olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Ama bu süreçte AB'den ricamız şudur: NATO'nun müttefik olmayan AB üyelerine yaklaşımını yani Finlandiya ve İsveç'e yönelik NATO'nun yaklaşımını AB'nin örnek alması gerekiyor. Yani AB üyesi olmayan NATO müttefiklerine de AB aynı yaklaşımı göstermelidir. İşte o zaman gerçek anlamda iş birliğinden bahsedebiliriz." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bu süreçten dışlanmaması ve karar verme mekanizmalarına davet edilmesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "NATO ve AB'nin bu çalışmaları birbirine alternatif değil, tamamlayıcı nitelikte olmalıdır." dedi.

STOLTENBERG: HER NATO MÜTTEFİKİNİN HANGİ SAVUNMA EKİPMANINI ALACAĞI KENDİ KARARIDIR

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 savunma sistemi almasına ilişkin soruyu yanıtlayan Stoltenberg, "Her NATO müttefikinin hangi savunma ekipmanını alacağı kendi kararıdır." diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri olarak olası sonuçlardan endişe duyduğunu belirten Stoltenberg, "ABD yönetimi çok net şekilde yaptırım uygulayacağını ifade etti. Bu konu hem Washington hem Ankara'daki toplantılarımda birçok defa görüşüldü. Bir çözüm bulunması mümkün olacaktır diye umuyorum. Çünkü biz bir NATO müttefikinin bir diğer müttefik ülkeye yaptırım uygulaması durumundan kaçınmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Stoltenberg, NATO için önemli olan konunun sistemlerin birlikte çalışabilmesi olduğunu vurguladı. Türkiye'nin şu anda İtalya ve Fransa ile SAMP-T adlı bir hava savunma sistemi alınması konusunda görüştüğünü hatırlatan Stoltenberg, SAMP-T'nin NATO'nun Türkiye'ye verdiği destek içinde kullanıldığını aktardı.

Türkiye ile ABD arasında Patriot sistemlerinin alınması için de görüşmeler bulunduğunu ifade eden Stoltenberg, "Ben temasları memnuniyetle karşılıyorum. Yüksek değer verdiğimiz 2 müttefikin bu sorunu çözmek için farklı yöntemler aramasından memnuniyet duyuyorum." dedi.

AB-NATO İŞ BİRLİĞİ

Stoltenberg, "NATO olarak AB'ye üye olmayan müttefikiniz Türkiye'yi AB'nin güvenlik ve savunma faaliyetlerine dahil etmeleri konusunda çabalarınız var mı?" sorusunu yanıtlarken, "Ben AB ile NATO arasındaki iş birliğini teşvik ediyorum. Bu her iki taraf için iyi bir iş birliği olacaktır." dedi.

AB ile farklı alanlarda halihazırda çalıştıklarını kaydeden Stoltenberg, siber güvenlik, hibrid tehditler, denizcilik faaliyeti gibi konularda paralel uygulamaları, tatbikatları olduğunu söyledi.

AB'nin savunma konularında adımlar attığında NATO ile görüştüğünü dile getiren Stoltenberg, bunun tekrarlardan kaçınmak anlamına geldiğini belirtti.

Stoltenberg, "AB, NATO'nun çabalarını tekrarlamıyor. Avrupa Birliği, NATO'nun bir alternatifi ya da ikamesi değildir. Şeffaf bir şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz. AB üyesi olmayan müttefiklerimizi de mümkün olduğunca bu sürece dahil etmeye çalışıyoruz. Avrupa'nın güvenliği NATO'ya bağlı. Tabii ki Brexit sonrası dönemde bu çok daha önemli olacak." şeklinde konuştu.

NATO'nun savunma harcamalarının çok ciddi bölümünün ABD, Kanada, Norveç, İzlanda, Türkiye gibi AB üyesi olmayan müttefiklerden geldiği bilgisini veren Stoltenberg, "AB'nin çabaları NATO'nun çabalarının yerini alamaz. AB'nin savunma çabaları da Türkiye ya da Norveç gibi AB üyesi olmayan ülkeler için yeni engeller oluşturmamalı." dedi.

Stoltenberg, AB'nin savunma konusundaki gayretlerini desteklediklerini, bunun NATO ile rekabet eden değil tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini belirtti.

TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR

"Türkiye, çok önemli ve değerli bir NATO müttefiki." diyen Stoltenberg, Türkiye'nin NATO'ya çok önemli katkılar sunduğunu ve terörle mücadelede büyük ilerleme kaydettiklerini bildirdi.

DEAŞ'ın elindeki tüm toprakların alınmasını tarihi bir başarı olarak niteleyen Stoltenberg, NATO'nun Konya'dan kalkan AWACS gözlem uçaklarının DEAŞ Karşıtı Küresel Koalisyona destek verdiğini hatırlattı.

NATO'nun Irak'taki misyonuyla Iraklı güvenlik güçlerinin kuvvetlenmesine yardım ettiğini aktaran Stoltenberg, DEAŞ'ın asla dönmemesini sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Stoltenberg, Türkiye'nin Irak'taki eğitim faaliyetlerinde önemli rol oynamasını, Afganistan'da NATO misyonuna en büyük destek veren ülkelerden biri olarak sağladığı katkıları, Kosova'da ve  Batı Balkanlar'da istikrara katkısını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.

Türkiye'ye geçen günlerde verdiği şehitlerden ötürü taziyelerini ileten Stoltenberg, şöyle devam etti:

"NATO, Türkiye'nin karşılaştığı güvenlik sınamalarında Türkiye'nin yanında yer almaktadır. Biz Türkiye'nin hava savunmasına yardımcı oluyoruz. Türk toprakları üzerinde AWACS uçaklarıyla devriyeleri daha da geliştirdik. Yıllar içinde NATO Türkiye'deki askeri tesislere 5 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Bunların içinde uçuş pistleri, deniz üsleri ve radar sahaları gibi çok önemli altyapı tesisleri bulunuyor. Geçen ay Washington'daki NATO Dışişleri Bakanları Toplantısında Karadeniz'de güvenliğin artırılmasına yönelik yeni tedbirler paketi üzerinde anlaştık. Bütün bu faaliyetler bize daha fazla güven ve emniyet sağlıyor. Türkiye'ye NATO'nun güvenliğine sağladığı katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. Aynı zamanda NATO da ittifak içinde önemli üyelerden olan Türkiye'ye önemli destekler sağlıyor."

NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısına ev sahipliği için Türkiye'ye teşekkürlerini ileten Stoltenberg, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki istikrarsızlık nedeniyle bu diyaloğun artık eskisine göre daha değerli olduğunu söyledi.

"Suriye ve Irak ile sınırı bulunan Türkiye, NATO müttefikleri içinde Orta Doğu'da en fazla çalkantıya maruz kalan ülke olmuştur." diyen Stoltenberg, Türkiye'nin 3,6 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığını, Türkiye'nin de desteğiyle NATO'nun yasa dışı göç ve insan kaçakçılığı yollarının kesilmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi. 

Sayfa Yükleniyor...