İki bilim insanı, 18 keşif gezisi ve 39 bini aşkın fotoğraftan sonra hedeflerine ulaştı.

Yeni Gine'de kangurular ağaca tırmanırken, yumurtlayan memelilerin çamura bata çıka ilerlediği yağmur ormanlarında frizbi boyunda kelebekler uçuşur. Sukurbağaları Cyrano'nunkini andıran burunlarıyla şurada burada caka satar. Ve nehirler gökkuşağı balıklarıyla doludur.

Ama Yeni Gine'nin yaban güzellikleri arasında hiçbir şey, 19. yüzyılda yaşamış doğabilimci Alfred Russel Wallace'ın "yeryüzünün tüylü sakinlerinin en olağanüstü ve en güzeli" diye tanımladığı cennetkuşları kadar uzmanların ilgisini çekmemiştir. Onlarca yıldır yapılan keşif gezilerine ve sayısız araştırmaya rağmen, sadece Yeni Gine ve çevresinde bulunan 39 kuş türünün tamamını görmeyi başaran -bugüne dek- olmamıştı.

2003 yılında Cornell Üniversitesi'nden ornitolog Edwin Scholes ile biyolog ve fotoğrafçı Tim Laman, cennetkuşlarının türlerinin tamamını belgelemek için planlar yapmaya başladı.

Sekiz yıl ve dünyanın en egzotik coğrafyalarının bir bölümünde gerçekleştirdikleri 18 keşif gezisi sonrasında, hedeflerine ulaştılar. Scholes ve Laman fotoğraflar, videolar ve ses kayıtlarıyla -ve kalem defter gibi eski yöntemlerle- kur yapma gösterilerini, bilim dünyasının daha önce bilmediği davranışları kayda geçirdiler.

Doğada Paradisaeidae familyasındaki erkeklerin çiftleşme ritüelleri kadar acayip gösterilerin sayısı azdır. Parlak tüylerden oluşan bir patlama gösterisi, komik danslar, robot antenlerini andıran uzantılar, parıltılı süslü püslü tüyler, yakalıklar ve yelpazeler, tüm mücevherlerden daha ışıltılı renkler... Bütün bu aşırılığın tek bir nedeni var. O da, elbette, mümkün mertebe en çok sayıda dişinin dikkatini çekmek.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Aralık 2012 sayısında veya iPad Aralık 2012 edisyonunda okuyabilirsiniz.