'Cesetten sperm çıkmaz, kirli masa olmaz'

Münevver Karabulut cinayetindeki 'kirli masa' iddiası üzerine Adli Tıp Uzmanı Doç. Dr. Alkan, "Böyle bir şey olamaz, Adli Tıp yıpratılıyor" dedi.

07.07.2009 - 10:11

'Cesetten sperm çıkmaz, kirli masa olmaz'

Akşam gazetesinin haberinde, Münevver Karabulut cinayetinde, aylardır merak edilen 'çamaşırdaki sperm kime ait' sorusuna yanıt bulunduğunu iddia etmişti. 'İki katil şüphesi' doğuran ve kafaları karıştıran iz, iddiaya göre, aynı masada otopsisi yapılan başka bir ölüden bulaşmıştı.

HİÇBİRİNE UYMADI
3 Mart 2009 günü öldürülen Karabulut'un cesedi üzerinde yapılan otopside, boyun, yanak ve göğüs kısmında tükürük salgısı, iç çamaşırında sperm izi bulunmuştu. Hazırlanan rapor doğrultusunda firari zanlı Cem Garipoğlu'nun babası, arkadaşları, Münevver'in kardeşi ve yakın çevresinden oluşan toplam 10 kişiden kan ile sperm örnekleri alınmıştı. Numuneler DNA testine tabi tutuldu. Geçen ay, dört kişinin DNA sonucu açıklandı. Örnekler hiçbirine uymadı. Geri kalan altı kişinin sonuçları ise bir aydır bekleniyordu.

ARŞİVDEN BULUNDU
Kan örneklerinin sonucunu bekleyen Savcılık ve Emniyet aradan bir ay geçmesine rağmen sonucu alamadı. İddialara göre, 'kalem ucu' büyüklüğündeki sperm izi, 10 kişiden hiçbiriyle tutmuyordu. Bunun üzerine Adli Tıp görevlileri, hata yapmamak için kendi arşivlerini taradı. Yine iddiaya göre, sperm örneği bir cesede ait çıktı. Yani cinayette ikinci bir kişinin olduğu iddialarını güçlendiren sperm, daha önce aynı yerde otopsisi yapılan bir erkeğe aitti.

ADLİ TIP UZMANI: BÖYLE BİR ŞEY OLAMAZ!
NTV’nin canlı yayınına katılan İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nevzat Alkan iddialara inanmadığını belirtti ve bu haberin Adli Tıp Kurumu’nu yıpratmak için çıkarıldığını savundu. Alkan şunları söyledi:

"Bahsettiğiniz haber önümde. Şimdi bu pek sık rastlanacak bir olay değil, pek olası gibi de gözükmüyor. Yani öncesinde yapılmış bir cesetten otopsi masasına sperm gelecek, ondan sonrasında yapılan cesedin çamaşırlarına bulaşacak! Açıkçası bilimsel olarak pek uygun gözükmüyor bu senaryo."

Nevzat Alkan NTV'nin sorularını şöyle yanıtladı:

10 kişiden alınan örnekler uymadı, bir de bundan alalım gibi bir şey olabilir mi?
Açıkçası çalışma sisteminde bu pek mümkün değil. Bu şekilde bir banka söz konusu değil. Ben bu haberin daha devam edeceğini düşünüyorum ve kötü niyetli bir haber olarak değerlendiriyorum. Son zamanlarda -Hüseyin Üzmez olayında da gördük- Adli Tıp Kurumu çok yıpratılıyor, bundan ülke zarar görüyor. En son imza olayında da bu tür değerlendirmeler yapıldı. Sonuçta Adli Tıp Kurumu'nun işleyişi çok önemli. Ülkenin birçok yerinde bu raporlara ihtiyaç duyan insanlar var. Bu şekildeki kötü niyetli haberler bu kurumun işleyişini büyük zaafa uğratıyor.

Kurum içinde bu haber nasıl etki yarattı?
Kurumda birçok kişi kimin ne şekilde, ne yaptığını biliyor. Kaldı ki Kurum Başkanı  Haluk İnce yeni atandı zaten. Onun bu göreve gelmesi kurum için de bir rahatsızlık yarattı, çünkü üniversiteden geldiği için. Kurumda güvenebileceği bir ekiple çalışabilmesi gerekiyor ama halihazırda siyasi irade buna olanak tanımadı. Ve sanki bu bir savaşın basına yansıması gibi gözüküyor.

Bu tip otopsi işlemlerinde hangi prosedürler uygulanır? Adli Tıp Kurumu nasıl tedbirler alır, nasıl çalışır?
Otopsi masaları genellikle metaldir ve hep otopsiden sonra zaman zaman steril etmek koşuluyla da ama her zaman değil tazyikli suyla yıkanır. Ve bir evvelki otopsiden kalıntı kalmaz. Bunun dışında bir masada bir günde yaklaşık iki yada üç otopsi yapılır. Ama bir cesetten sperm çıkışı bizim pek beklediğimiz bir durum değildir. Bazı özel ölümlerde cesetten sperm çıkışı beklenir ama çok istisnaidir bu. Bunun masaya akması ve sonrasında gelen cesetteki çamaşıra bir şekilde bulaşması açıkçası literatüre baktığımızda da pek olan bir şey değil. Burada ben daha başka haberlerde bekliyorum bu günlerde. Sanki kötü niyetli basına servis edilmiş bir haber gibi gözüküyor.  Bu yapının zafiyete uğramasından insanlar uzun süre tutuklu kalarak yargılanmak zorunda kalıyorlar. Anadolu’ya gittiğimizde şu şikayetleri görüyoruz 10 aydır müvekkilimiz tutuklu ama hala rapor adli tıptan gelmedi. Bu şekilde haberler kurumun işleyişinde büyük zafiyete sebep oluyor. Basın bunu haber değeri taşıdığı için aktarıyorlar. Ama maalesef kötü niyetli kişiler bu şekilde basını yanlış yönlere sevk ediyorlar.

Kötü niyetli kişiler derken özellikle bir grubu ya da süregiden bir ihtilafı kast ediyor olabilir misiniz?
Adli Tıp Kurumu Adalet Bakanlığı'na bağlı önemli bir yapı. Bunun başkanları sık sık değişiyor. Ben asli tıp alanına 1993 senesinde girdim ve sanırım bu 6. başkan. Adli Tıp herkesin güç göstermek istediği bir yapı. Bundan iki evvelki başkan Profesör Dr. Oğuz Polat için de son zamanlar basında çok olumsuz haberler çıkmıştı. Halihazırdaki yönetim yıpratılmak isteniyor. 

BABA KARABULUT: BU ÜLKE BİTMİŞ DEMEKTİR
Yayına katılan Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut ise haberlerdeki iddialardan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi:

“Bir hata olmuşsa, bunu duymak dahi istemem. Nasıl böyle bir hata yapılabilir? Daha önce, karşı tarafın ekonomik özgürlüğü olduğu için 'Adli Tıp yanlış bilgi verebilir' demiştim. Çıkan ikinci raporu görmedim ama burada da yanlışlık yapılmışa bu ülke bitmiş demektir! Adli Tıp böyle bir yanlışlığın içindeyse yapacak bir şey kalmamış demektir.

Şu an İstanbul dışındayım. Avukatımın tam bilgisi yok. Gazete sebepsiz yere böyle bir manşet atmaz, demek ki bir bilgileri var. Ben bu cinayetin tek başına işlendiğine inanmıyorum. Böyle bir hassas konuda yapılan bir hata kabul edilebilir mi? Komuyla ilgili olarak avukatım yarın bilgi alacak.”

SAVCI EK RAPOR İSTEDİ
Ceset üzerindeki spermin başka bir cesede ait olduğunun anlaşılmasının ardından Adli Tıp Kurumu hâlâ sessizliğini koruyor. İlk dört kişinin tahlillerinin bir haftada çıkmasına rağmen, altı kişinin sonuçlarının bir aydır hazırlanmamasının da görevlileri büyük sıkıntıya soktuğu öne sürüldü. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz'ın, Adli Tıp Kurumu'ndan ek bir rapor istediği öğrenildi. Yılmaz'ın Adli Tıp'a arşivlerin taranması için talimat verdiği de ileri sürüldü.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...