Odatv davasında 375 gün sonra tahliye olan gazeteci Nedim Şener, katıldığı bir televizyon programında cezaevi günlerini anlattı.

Şener, kendisini görmeye gelen kızının giydiği eteğin üstünde bulunan iki metal düğmenin ötmesi üzerine görevliler tarafından çıkartılmasını aktarırken gözyaşlarına hakim olamadı.

Nedim Şener, tahliye olmasının ardından birçok siyasetçinin kendisini telefonla aradığını söyledi.

Şener, şöyle konuştu: “Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural aradı. Ben Bülent Arınç’ın samimiyetine inanıyorum. Hükümetin üyeleri bile benim Ergenekon üyesi olduğuma inanmıyorsa, bu şekilde yazanlar şimdi ne diyecek?"

'EN KORUMASIZ OLANLAR GAZETECİLER'
Tablonun Türkiye’ye yakışmadığını belirten Şener, “Görüldüğü gibi kaçmak bir yana hep göz önündeyiz. En korumasız olan olan biz gazetecileriz. KCK'dan tutuklanan gazetecilerin durumu çok kötü" dedi.

'BİZE VERİLEN DESTEK UTANDIRDI'
Meslektaşı Ahmet Şık ve kendisine gösterilen desteğin diğer gazetecilere de verilmesini isteyen Şener, "Bize olan desteğin sadece ikimiz adına oluşmasından açıkçası utandık. Arada o kadar çok harcanan arkadaşlar var ki... Ama bu destek, ifade özgürlüğünü daha fazla gündeme getirdi" dedi.

'GÜNAHI ÇOCUKLARA ÇEKTİRMESİNLER'
Tutuklamaların ailelere yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Şener, "Babaların günahını çocuklara çektirmesinler. Deprem olduğunda biz sallandık ama aklımıza ailelerimiz geldi” dedi.

'EŞİMİN TUTUKLANMASINDAN KORKTUM'
Cezaevindeyken eşlerinin tukuklanmasından da endişe duyduklarını aktaran Şener, “Eyvah eşim tutuklanıp çocuğum iyice yalnız kalacak diye çok korktum” diye konuştu.

'SİLİVRİ İNSANI ÇÜRÜTÜR'
Silivri Cezaevi'nin koşullarından yakınan Şener, “Silivri'de insana ait hiçbirşey yok. Silivri kahraman olma yeri değil, orada çürürsünüz. Orada herşey insanı çürütmek üzere kurulmuş" dedi.