Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP'nin içinden hem de Baykal'a yakın bir isim olduğunu söylediği kişiden, partisinin Tekirdağ Milletvekili Necip Taylan'a aktarılan sözleri açıkladı.

Haliç Kongre Merkezi'ndeki konferansında, Necip Taylan'ın ''CHP'nin önemli isimlerinden biriyle'' yaptığı konuşmayı da aktaran Arınç, ''bu kişinin Baykal'ın yanından hiç ayırmadığı bir isim olduğunu'' belirtti.

Taylan'ın, ''Hakikaten iktidara geleceğinize inanıyor musunuz?'' sorusu üzerine, CHP'li milletvekilinin, ''Hocam deli misin sen? Biz bazen rüyamızda iktidara geldiğimizi görüyoruz, heyecanla uyanıyoruz, rüya olduğuna şükrediyoruz'' dediğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

''Ben Sayın Taylan'ın yalancısıyım. Bunu birilerinin merak edip sorması da lazım. İnşallah da sorarlar. 'Ya hocam sen deli misin?' demiş. 'Biz rüyamızda görsek bile korkuyoruz.' İkinci sözü daha önemli, 'Hocam sana bir şey söyleyeyim mi? Türkiye'yi yönetmek, dünyayı yönetmekten daha zordur. Bu Tayyip bey, Türkiye'yi çok iyi yönetiyor. Biz, bunları kendi aramızda konuşuyoruz da, dışarda tam tersini söylüyoruz' diyor.

CHP'nin tek endişesi ana muhalefeti kaptırmamaktır. Aslında korkmakta da haklı. Şimdi ana muhalefeti kaptırmazsa, yani Ana muhalefet parti lideri Sayın Baykal olarak anılmakta bir tehlike görmezse, yani yüzde 20'leri aşmazsa inanın çok memnun olacaklar. Hesapları yüzde 20'lerdir. ''

"YÜRÜYÜN BAKALIM ERKEN SEÇİME"
Muhalefet liderlerinin erken seçim söylemlerine de değinen Arınç, ''Ben Tayyip Bey'den farklı düşünüyorum aslında. İyi ki o var bu partinin başında. Yoksa bana kalsa, 'Yürüyün bakalım haydi seçime' derim'' dedi.

Bugünlerde bazı çevrelerin, 'Kriz var. Bu kriz nedeniyle de Türkiye seçime gitmeli' dediğini kaydeden ve ''Kim söylüyor bunu? CHP, MHP'' diyen Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

''Ben Tayyip Bey'den farklı düşünüyorum aslında. İyi ki o var bu partinin başında. Yoksa bana kalsa, 'Yürüyün bakalım haydi seçime' derim. Yani blöf falan da yok. Biz bugün seçime gitsek bunlar nal toplayacaklarını biliyorlar. Ama onun için değil ki.

Sayın Bahçeli 2002'de koalisyonu seçime götürdü, akıbetini gördük. İkinci bir akıbet daha mı bekliyor? Hiç bakmasın öyle sağda solda sesinin fazla çıktığına. MHP tek başına iktidara mı gelecek? Bundan herhangi birinizin bir tereddütü, bir endişesi var mı?

Sokağa çıkın. 3 beş tane sokakta, 5-10 tane kahvede anket yapalım ve soralım onlara. 'MHP önümüzdeki seçimde iktidara gelir mi?' 'Gelir' derlerse o zaman bir düşünmemiz lazım. Ama ben her gittiğim yerde soruyorum; 'Sen deli misin kardeşim?' diyorlar.

Şimdi ana muhalefet partisi iktidara gelmeyi mi düşünüyor? Mesela siz Sayın Baykal'ın ağzından bugüne kadar 'Ben iktidara geleceğim ve şunları yapacağım' dediğini duydunuz mu?''




Arınç, iki muhalefet partisinin erken seçimi istemesiyle ilgili, şunları kaydetti:

''Peki bu iki partinin seçim isterken bir arka planı, farklı düşüncesi olabilir mi? Olabilir. O da nedir? CHP-MHP koalisyonu kurulması. Bütün hesapları bunlar için. Bu hesaba Türkiye'de bu dönemde zarar gördüklerini düşünen birtakım çevreler de destek verebilir. Yani 'Böyle bir koalisyon Türkiye'nin hayrınadır' diye bunların kulaklarına üflemiş olabilirler. Kaldı ki, geçtiğimiz mahalli seçimlerde bunu da başarıya yaptılar üstelik.''

Şu anda böyle bir koalisyon ihtimali olmadığını, gelecekte de olmayacağını ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çünkü Türkiye'nin ana gövdesi AK Parti'dir, Ak Parti hiçbir alanda boşluk bırakmıyor. Bugün güçlü bir iktidar var, Başbakanıyla, hükümetiyle... Türkiye'nin hiçbir meselesi sokakta, sahipsiz değil. Her şeye hakimiyetimiz var. Türkiye'de bir iktidar boşluğu yok. Geçmiş dönemlerde yaşanan olayların hiçbirisi şu an Türkiye'de söz konusu değil. Dolayısıyla geçmişte iktidarlar ülkeyi erken seçimlere götürdüler.

Biz bugün hükümet olarak gücümüze inanıyoruz ve zamanında seçim yapılacak diyoruz. Peki, böyle güçlü iradenin karşısında ne yapmalı ki AK Parti iktidarı yıpratılmalı, seçim zamanında olsa bile iktidardan uzaklaştırılmalı? Her şeyi denediler. Bütün darbe planları, bütün cuntalar, bütün suikast hesapları, bütün toplumu birbirine düşman etmek için düşünülmüş, planlar programlar hepsi ortaya çıktı.

'Daha da ortaya çıkar mı?' diye sorarsanız, 'Eh belki' diyeceğim. 'Kesinlikle ortaya çıkmaz' da diyemiyorum. Çünkü son konuşmanın sahibi de 'Ben o konuşmayı yaptım ama, Türkiye'de değil dışarıda yaptım' diyor. Çok şükür artık hiç kimse konuşulanları inkar edecek noktada değil.''

Arınç, ''O konuşmalar, o görüşmeler yapıldı. Şurada veya şu anlamda yapıldı'' denildiğini belirterek, ''Benim bazı tarihe geçecek sözlerim var, tekrar yeni bir söz çıkarmak istemiyorum. Ama geçmişte söylediklerim, bugün çıkan her olayın ardından artık, 'doğruymuş' denecek noktada. Şimdi böyle bir durumda artık 'bir yargı darbesiyle mi, yoksa Anayasa'nın bağımsız mahkemelerinin, yüksek yargının Ak Parti'ye karşı bir tavır almasıyla mı bunların hesapları görülür' düşüncesi olabilir'' dedi.