22 Mart Pazar günü siyasi partilerin İstanbul'da yapacağı mitingler nedeniyle yaşanan kaos, bu kez Çağlayan'a sıçradı.

Kazlıçeşme'de yaşanan kriz, CHP'nin Çağlayan'a yönlendirilmesiyle farklı bir boyut kazandı. Kağıthane İlçe Seçim Kurulu, aldığı kararla 22 Mart Pazar günü Çağlayan Meydanı'nı 10.00 ile 12.30 arasında CHP'ye, 15.00 ile 17.30 arasında da Saadet Partisi'ne tahsis etti.

Daha önce Çağlayan Meydanı'nda miting yapacağı açıklanan Büyük Birlik Partisi'nin ise 16.00 ile 18.00 saatleri arasında Çağlayan Gürsel Mahallesi Futbol Sahası'nda toplanmasına karar verildi.

Kazlıçeşme'de 2 siyasi partini miting yapamayacağı olgusu üzerinden hareketle CHP'nin Çağlayan'a kaydırılması ve burada miting yapacak parti sayısının 3'e çıkması, tartışmayı da farklı bir boyuta taşıdı.

Konuyla ilgili olarak NTV'ye konuşan CHP ve Saadet Partisi cephelerinden, hem eleştiri geldi hem de itiraz sesi yükseldi.

CHP: ZORUNLU OLARAK ÇAĞLAYAN
Çağlayan'ın zorunluluk nedeniyle kabul edildiğini belirten CHP eski İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "Sorun tam anlamıyla çözülmüş değil ama zorunlu hale geldi. Biz Kazlıçeşme için ilk başvuruyu yapan taraftık. Buna rağmen alan AKP'ye tahsis edildi. Vali de, İl Seçim Kurulu'na itiraz etti. Bir günde iki tane siyasi parti mitinginin olamayacağını söyledi ki, buna itiraz etmedik çünkü farklı gerekçeleri olabilirdi.

Bu durum karşısında, bütün alternatiflere açık olduk. Sultanahmet ve Taksim olabilir dedik. Sultanahmet Meydanı'nı vermemek için, bugün yine bir karar alındı. Zorunlu olarak bu karara saygı duyduk ve Çağlayan'da mitingimizi yapacağız. Bu konuda başka girişimlere bizim açımızdan gerek kalmamıştır" şeklinde konuştu.

SAADET PARTİSİ: İTİRAZ EDECEĞİZ
Konuyla ilgili yine NTV'ye değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Sadrettin Karaduman ise, resmi yazının akşam saatlerinde kendilerine ulaştığıı ve 22 Mart Pazar günü CHP ile birlikte Çağlayan Meydanı'nı kullanmak zorunda bırakıldıklaırnı belirterek, "İtiraz edecğiz" dedi.

Karaduman, "Yaklaşık yarım saat önce, CHP'nin Çağlayan'ı kullkanacağı haberi bize iletildi. Bugün yapılacak bir şey yoktu ve CHP'nin Çağğlayan'a gelmesine perşembe günü itiraz edeceğiz" dedi.

"İki partini Çağlayan'da miting yapması teknik olarak da mümkün değil" diyen Karaduman, "Alan açısından, fiziki olarak mümkün değil. Ben defalarca belirttim, bizim mitingimiz için alana 1500 otobüs ve sayısı oldukça fazla olacak özel vasıtalar gelecek. CHP, belirlenen saate alanı teslim ederim demesine rağmen, büyük karışıklık yaşanacaktır. E-5 üzeri İstanbul'un da önemli trafik yoğunlu yaşanan merkezlerinden biri. İstanbullulara böyle bir işkence çektirmeye kimsenin hakkı yok" şeklinde konuştu.

"VALİ İSTANBUL'UN VALİSİDİR"
"CHP'ye Kazlıçeşme'de imkan verilmediyse başka bir meydan aranmalıydı" diyen Karaduman, "Gürsel Tekin Bey de bunu ifade ediyor. Bizim 15.00'te mitinge başlamamız imkanlar açısından mümkün değildir. Erken başlayacakları için, her şey daha kolay olacak onlar için. İlçe Seçim Kurulu'na başvuru yapacağız. Sayın Vali ile de görüştük ve bu durumu kendisine bildirdik. O da, itirazın demokratik hakkımız olduğunu söyledi" dedi.

"Çağlayan, Kazlıçeşme'den daha sıkıntuılı bir alan" diyen Karaduman, "Vali, İstanbul'un valisidir ve bir siyasi partinin talimatlarına göre hareket etrmeyeceğini umuyoruz. Vali, Kazlıçeşme'de iki partinin miting yapamayacağını bildiğine göre, 3 partinin de Çağlayan'da miting yapamayacağını daha iyi bilir. Hem bizim hem de CHP'nin mitingleri çok kalabalık olacaktır. Böyle iki mitingi arka arkaya yapmanın mümkün olmadığı ortadadır. Alınan bu karar doğru değildir ve hakkımızı sonuna kadar savunacağız ve irtiraz edeceğiz" şeklinde konuştu.

"DEVLET SINIFTA KALDI"
Öte yandan, CHP eski İl Başkanı Gürsel Tekin, Yerel Seçim Öncesi yaşanan kimlik numarası sıkıntısıyla, İŞstanbul'daki miting problemi arasında bir paralelik kurdu.

Tekin, "Asıl tartışılması gereken başka bir şey var. Seçime 10 gün klala ortaya çıkan kimlik numarası sıkıntısını görüyoruz. İstanbul'da yaşanan da bunun bir benzeridir. Maalesef Devlet sınıfta kalmıştır. Devletin böyle kurumları olabilir mi? 3 gündür bu kurumlar siyasi partilerin miting yapma koşullarını yaratamıyorsa, İstanbul'da da Türkiye'de de devlet sınıfta kalmıştır" şeklinde konuştu.