CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 7 Haziran'da yapılacak genel seçim için 2. bölgeden milletvekili adayı olduğu İzmir'de, Buca Belediyesi Gölet Tesisleri'nde düzenlenen etkinlikte, partisinin diğer milletvekili adaylarıyla bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

3 yıllık bir kredinin sonuna geldik. Halkımız, iktidara 13 yıllık bir süre verdi. 13 yılın sonunda 6 milyon 200 bin işsizimiz var. 17 milyon yoksulumuz var. İzlenen yanlış dış politika sonucu 2 milyon Sureyilimiz var. Aylığı bin liranın altında olan 8 milyon emeklimiz var. Sorunlar ağır ama sorunları çözecek birikimimiz, bilgimiz ve kapasitemiz var. Seçim bildirgesi, bunu en tipik örneği.

Gün, şunu veya bunu suçlama günü değildir. 'Şunu yaptınız' veya 'bunu yapamadınız' günü değildir. Gün, bizim projelerimizi halka anlatma günüdür. Gün, halka her türlü sorununu nasıl çözeceğimizi anlatma günüdür. Öyle bir noktaya geldik ki seçim bildirgemizi hazırladıktan sonra, hiçbir siyasal iktidar bizim seçim bildirgemizin yanlış olduğunu söylemiyor. Hiçbir siyasal iktidar, iktidar dahil... Ne diyor iktidar, 'kaynak bulamazsınız' diyor, o kadar. Tek suçlama o. Oysa bu ülke, yeri geldiği zaman onlar tarafından dile getiriliyor, dünyanın en büyük 19'uncu ekonomisi. 21. yüzyıla yoksulluk yakışmıyor, işsizlik yakışmıyor, Türkiye'ye de yakışmıyor. O zaman bizim bu sorunlarımızı, var olan sorunlarımızı nasıl çözeceğimizi anlatma günüdür. Eğer bunu yapabilirsek, halkın teveccühü var. Emin olun, nereye gidersek dikkatle izleniyoruz, dikkatle dinleniyoruz.

Bugün, bizim seçim bildirgemizi bütün siyasi partiler bir anlamda taklit ediyor, bir anlamda örnek alıyor. Bir anlamda halkın sorunlarını nasıl çözeceklerini CHP'nin seçim bildirgesinden öğreniyorlar. Bu bizim için çok ama çok önemli bir aşamadır. Şimdi biz Türkiye'nin sorunlarını çözmeye talibiz. Çok güçlü kadrolarımız var, sorunları çözme kapasitemiz var, bütün halkı kucaklıyoruz Türkiye'de, seçim bildirgemizden belli. Dolayısıyla biz çalışırsak, iyi anlatabilirsek, güven verebilirsek, Türkiye'de iktidar olmamak için hiçbir nedenimiz yok. Var olan iktidar, sorunları çözen değil, sorun yaratan bir izlenime bürünmüştür. Biz sorun yaratan değil, sorunları kararlılıkla çözen bir iktidar olmak istiyoruz ve bunu için de halktan oy istiyoruz.

Gittiğiniz her köyde, her kasabada, her kente rahatlıkla söyleyebilirsiniz. CHP iktidarında imam hatip okulları niçin kapatılsın? Aydın din adamı yetiştiren o okulları açan parti biz değil miyiz? Biziz. Niye kapatalım? Ben, her din adamının, sadece Türkçe'yi değil, sadece bir yabancı dili değil, en az iki, üç yabancı dil öğrenmesini isterim. Felsefe okumasını, sosyoloji okumasını isterim. Halka güzelliği anlatmasını, sevgiyi, barışı, kardeşliği anlatmasını isterim. Bizim adımız kullanılarak bir algı operasyonu yapmak istiyorlar, buna izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin yaşam tarzıyla da uğraşmayacağız. Nasıl isterse öyle yaşasın. Hiç kimsenin inancıyla uğraşmayacağız. Açık ve net şunu söyleyebilirsiniz; 'biz CHP olarak bütün inançların güvencesiyiz'. Herkes inancını özgürce yerine getirebilir. Eğer bir kişi çıkıp, 'ben inancımı istediğim gibi yerine getiremiyorum, önümde şu engel var' diyorsa gelip beni bulacak, sizi bulacak, partililerimizi bulacak. Her inancın özgürce yerine getirildiği bir Türkiye'yi, yaşanacak bir Türkiye'yi el birliğiyle kuracağız.

7 Haziran'da güzel bir başlangıç yapmaya ihtiyacımız var. Sadece bizim değil Türkiye'nin ihtiyacı var. Çocuklarımız için, torunlarımız için, ülkemiz için, bayrağımız için yeni bir başlangıç yapmaya ihtiyacımız var."