NTV

CHP Lideri Kılıçdaroğlu'dan "Güneş Çalışma Grubu" sorusu

ntv.com.tr

Türkiye

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Tuncay Özkan’ın 2007 yılında FETÖ’nün yapılanmasıyla ilgili TSK’ya ilettiği bir flash belleği gündeme getirdi. İddiaları araştırmak için o dönem kurulan Güneş Çalışma Grubu’nu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bazı sorular yönelterek savcıya çağrı yaptı.

İlişkili Haberler

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu'nda konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yapılanmasıyla ilgili 2007 yılında Tuncay Özkan'a gelen bir flash bellek ile açıklamalarda bulundu.

O dönem iddiaları araştırmak için kurulan Güneş Çalışma Grubu'nda dosyanın kapatıldığını dile getiren Kılıçdaroğlu, soruşturmayı açmak isteyen savcıya şöyle seslendi: "Bu savcı arkadaş Güneş Çalışma Grubu’na geriye dönük onay veren, dosyayı kapatan dönemin başbakanına dönemin adalet bakanı ve milli savunma bakanına soru sorma cesaretini gösterebilecek mi? Darbenin siyasi ayağını ortaya çıkaracak mı?"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından Tuncay Özkan, sözkonusu flash belleği savcılığa iletti.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: 

"(Cumhuriyet Gazetesi davası) Basın özgürlüğü önemli, Türkiye'de medya özgürlüğü yok. Dünya ilerliyor, basın özgürlüğünün önüne set çekiliyor. Basın bayramı kutlanmadı Türkiye'de. 

Ömrü FETÖ gibi suç örgütleriyle mücadeleyle geçmiş bir gazetenin yazarlarını alıp FETÖ ile ilişkili diye hapse atıyoruz. İddianameyi hazırlayan savcı FETÖ'den yargılanıyor. Umarız adalet tecelli eder ve arkadaşlarımız duruşmadan sonra serbest bırakılırlar. 

"LOZAN'DAN SONRA İLK KEZ TOPRAK KAYBINA UĞRADIK"

(Sevr Antlaşması) Yeri geldiğinde Mustafa Kemal Paşa'ya her şeyi söylüyorlar. Ama Sevr anlaşmasını Mustafa Kemal reddediyor. Birileri kabul ediyor. Ama ülkeyi kuran güç ben tanımıyorum diyor. 

Sevr anlaşmasından 3 yıl sonra Avrupa'da bu kez Lozan kuruldu. Lozan Anlaşmasını küçümseyenlerde ahlak var mıdır, vicdan var mıdır?

Lozan'dan sonra ilk defa Türkiye toprak kaybına uğradı. Süleyman Şah Türkiye'sini kaçırıyorlar. Hangi gerekçe ile kaçırdın, koruyamadın orayı?

AB'YE: TÜRKİYE CUMHURİYETİ AKP'DEN İBARET DEĞİLDİR

Dış politika ciddi iştir. 80 milyonun ortak ses çıkarması gereken alandır. Bugün Türkiye dünyadan soyutlanmış bir ülkedir. Herkesle kavgalıdır. Dış politikayı iç politikaya alet edersen duvara toslarsın. Buradan AB devletlerine seslenmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti uygar bir devlettir, AKP'den ibaret değildir. 

"İSRAİL'İN ABADETİ YASAKLAMASINI ASLA KABUL EDEMEYİZ"

(Mescid-i Aksa) Biz İsrail ve Filistin halklarının kavga etmesini istemeyiz ama İsrail'in Mescid-i Aksa'da ibadeti yasaklamasını asla kabul edemeyiz. İbadet eden bir insana tekme atılması kabul edilemez. Neve Şalom Sinagogu'na saldırılar da kabul edilemez. Kudüs'te yaşanan gerilim ve şiddeti izliyoruz. İsrail genel protokolu ihlal etmemelidir. Bir başka yerdeki olaylar nedeniyle Türkiye'deki vatandaşlarımızın üzülmesi kabul edilemez. 

"DARBE GİRİŞİMİNİ ATATÜRKÇÜLER YAPTI" İDDİASINA TEPKİ

(15 Temmuz darbe girişimi) FETÖ'nün lideri 15 Temmuz'u Atatürkçüler laikler yapmış olabilir diyor. Sen ordudaki Atatürkçüleri ortağınla birlikte temizlemedin mi? Her istediğinizi verdiler. 169 general verdiler, üniversiteler verdiler, rektörler verdiler, yüzlerce okul verdiler, yüzlerce dershane verdiler. Emniyet müdürleri verdiler, istihbaratçı sorunumuz var dediniz, istihbaratçılar verdiler, size banka kurdurdular, kurdeleleri kestiniz. Yüzlerce binlerce öğretmen verdiler, müsteşarlar verdiler ve siz daha da ileri gittiniz. Biz Türkiye'nin bütün sırlarınız istiyoruz, kozmik odayı istiyoruz dediniz, kozmik odayı da verdiler. Kozmik odayı bir terör örgütüne vermek vatana ihanettir, ihanet edenler de iktidardadır. Utanmadan sıkılmadan, bu darbe girişimini Atatürkçüler yapmış diyorlar. Asıl sorunlu seninle birlikte sana devleti teslim edendir. Sana devleti teslim edenlerde er geç hesabını soracağız, kimse unutmasın. Demiştik ki bir ipte iki cambaz oynamaz, biri düştü, diğeri duruyor. O da hesabını verecek göreceksiniz.

"GÜNEŞ ÇALIŞMA GRUBU"

(Güneş Çalışma Grubu) 2007 yılında Tuncay Özkan’a ordudaki FETÖ yapılanmasıyla ilgili bir flash disk verilir. Bunu dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı’na gönderir. Ordu'daki FETÖ yapılanmasının bütün ayrıntıları burada vardır. Onlar da Genelkurmay Başkanı’na gönderir. Daha sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na gönderilir. Orada Güneş Çalışma Grubu oluşturulur. İki yıl sonra flash disk’teki bilgiler, 9 Şubat 2009'da bir dosyaya aktarılır ve dosya kapatılır. ‘TSK’dan intikam almak amacıyla düzenlenmiştir, gerçeği yansıtmamaktır’ denilir. Dosya kapatılır. Dosyayı kapatan 5 subaydan 3’ü şu anda hapistedir. Bunlardan birisi de Akın Öztürk’tür. Bu flash disk'te 15 bin subay ve astsubayı içeren bilgi ve belgeler vardı. 2007'de Tuncay Bey bunu teslim ediyor, 23 Eylül 2008'de Ergenekon davasında Tuncay Özkan gözaltına alınır, 6 yıl hapiste kalır.

Tuncay Özkan yargılanırken dönemin başbakanı ‘Ben bu davaların savcısıyım’ diyordu. Soru şu kurulan Güneş Çalışma Grubu iktidarın bilgisi dahilinde mi kurulmuş mudur? İktidar bilgisi dahilinde kurulmuşsa, dönemin başbakan kimdi, adalet bakanı, milli savunma bakanı kimdi? Onların tamamının açığa çıkması lazım. Eğer ciddiye alınsaydı, yok sayılmasıydı ne 250 şehidimiz ne 2 bin 193 gazimiz olmayacaktı.

Savcı, 15 Temmuz’dan sonra bu dosyayı yeniden açmak istiyor. Tuncay Özkan o diskin bir örneğini teslim edecek. Bu savcı arkadaş Güneş Çalışma Grubu’na geriye dönük onay veren, dosyayı kapatan dönemin başbakanına dönemin adalet bakanı ve milli savunma bakanına soru sorma cesaretini gösterebilecek mi? Darbenin siyasi ayağını ortaya çıkaracak mı?

İÇ TÜZÜK

Parlemento konuşma yeridir. 20 Temmuz'da sivil darbe yaptılar. Şimdi Meclis iç tüzüğünü değiştiriyorlar. Muhalefet konuşmasın diyorlar. Kabul etmeyeceğiz."

ETİKETLER