CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, toplantının ardından yaptığı açıklamada, terör örgütü PKK'nın hain saldırısı sonucu bir askerin şehit olduğunu belirterek, "Terörü lanetliyoruz. Teröre karşı en geniş toplumsal mutabakatı sağlamak ve en geniş toplumsal tepkiyi örgütlemek zorundayız. Türkiye'nin terörle anılmadığı günleri hep beraber kurma sorumluluğu içerisindeyiz" ifadesini kullandı.

Tezcan, şehide Allah'tan rahmet, millete ve ailesine başsağlığı ve sabır diledi.

Tekirdağ'daki tren kazası sonucu şu andaki tespitlere göre 24 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 124 vatandaşın da yaralı olduğunu belirten Tezcan, kayıplara Allah'tan rahmet, millete ve ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifa dileğinde bulundu.

Bu acı olayın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayan Tezcan, bu konuyu bir siyasal tartışma malzemesi haline getirme niyetinde olmadıklarını ama bu konunun ihale aşamasından başlamak üzere bütün teknik yönleriyle hiç kimse korunup, kollanmadan incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Tezcan, "Bunu takip edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu.

TBMM'nin bu konuyu etraflı olarak takip etmesi ve incelemesi, iktidarın bu konuda ayrıntılı bir çalışma yapması gerektiğini belirten Tezcan, teknik raporu bekleyeceklerini bildirdi.

Tezcan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak başkanlığında bir milletvekili heyetinin olay yerinde olduğunu, süreci takip ettiğini ve olayla ilgili ayrıntılı bilgi aktardığını söyledi.

Bu meselenin herhangi bir şekilde geçiştirilemeyeceğini, geçiştirilmemesi gerektiğini, bu acı olaydan ders alınıp, sadece görünen sorumluların değil, perdenin arkasındaki bütün sorumluların ayrıntılı olarak ortaya çıkarılmasını beklediklerini aktaran Tezcan, olayı takip ettiklerini yineledi.

"HALKIN HABER ALMA HAKKI AÇISINDAN ÜZÜCÜ BİR KAYIPTIR"

Geçen hafta Habertürk Gazetesi'nin kağıt ortamında gazete çıkarmayacağını ilan ettiğini, ekonomik nedenlerle basılı gazeteyi artık çıkarmayacağı, elektronik ortamda devam edeceği yönündeki açıklamaları anımsatan Tezcan, bunu, basın dünyası açısından önemli ve üzücü bir kayıp olarak niteledi.

Tezcan, şöyle devam etti:

"Halkın haber alma hakkı açısından üzücü bir kayıptır. Medya sektörünün bu çerçevede gazete çıkarmadan, ekonomik nedenlerle vazgeçmek zorunda kalmayacağı desteklerin özellikle sağlanması gerekir. Hükümetin bu noktada özellikle dikkatini çekmek istiyoruz. Belirli bir medya grubu özel olarak korunur, kollanırken, merkez medyada basılı gazeteden vazgeçmek zorunda kalacak ekonomik sorunların bu şekliyle bu noktaya getirilmiş olması, üzücü bir durumdur. Bu hem orada çalışan yüzlerce gazetecinin, matbaa çalışanının işsiz kalması hem de milyonlarca vatandaşımızın haber alma hakkı konusunda esaslı bir kayba uğraması demektir. Bundan sonra bu tip olayların yaşanmaması ve mümkünse yeniden basılı gazete çıkararak, geri dönüş imkanının sağlanması en büyük arzumuzdur."

"BİR YENİ DÖNEM BAŞLAMIYOR"

Bugün sabahtan itibaren televizyon ve gazetelerde yeni bir dönemin başladığının söylendiğine değinen Tezcan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bugün AK Parti Genel Başkanı'nın Cumhurbaşkanı sıfatıyla TBMM'de yemin edeceği ve bununla bir yeni dönemin başlayacağı söyleniyor. Bu bir aldatmacadır. Bir yeni dönem başlamıyor aslında 2 yıldan bu yana fiilen devam eden bir tek adam rejimi var. OHAL rejimiyle kurulan, yerleştirilen demokrasiyi yok etmiş bir tek adam rejimiyle karşı karşıyayız."

Açlık ve yoksulluk rakamlarına dikkati çeken Tezcan, açlık sınırının 2 bin 170 liraya, yoksulluk sınırının aylık 7 bin 906 liraya çıktığını bildirdi.

Tezcan, milyonlarca yoksulun olduğu bir Türkiye'nin, bugünkü "tek adam" rejiminin ürünü olduğunu savunarak, "tek adam" rejiminin yeni bir rejim gibi cilalanıp, yeni bir başlangıç gibi sunulmaya çalışıldığını iddia etti.

Tezcan, "Yeni bir rejim değil, tarihin çöplüğüne atılmış diktatörlükler yeniden hortlatılmaktadır. Bu rejim, tarihin çöplüğünden alınmış bir rejimdir ve yeni diye dayatılmaya çalışılmaktadır. Olsa olsa sadece şu söylenebilir; bir sandıklı diktatörlükle karşı karşıyayız. Bugün başlayan rejimin adı sandıklı diktatörlüktür, bugün yemin edecek kişi de sandıklı diktatördür" dedi.

"DEMOKRASİ BLOĞU OLUŞTURULMASI BİR ZORUNLULUK HALİNİ ALMIŞTIR"

Bunun panzehirinin demokrasi olduğunun vurgulayan Tezcan, "Demokrasi mücadelesine her zamankinden daha güçlü ve daha çok sarılmak zorundayız. Türkiye'nin demokrasi güçlerinin el ele verip, sandıklı diktatörlüğe karşı güçlü bir demokrasi bloğu oluşturması bir zorunluluk halini almıştır" ifadesini kullandı.

Bugünün "Adalet Mitingi"nin birinci yıl dönümü olduğunu anımsatan Tezcan, "Önümüzdeki süreçte 9 Temmuz Adalet Mitingi ve yürüyüşünün birikimini daha da büyüterek, yolumuza devam edeceğiz" dedi.

"GİDER AYAK ÇIKARMADILAR, GELİRKEN ÇIKARDILAR"

Bu rejimin, tarihin çöplüğünden ödünç alındığı iddiasını yineleyen Tezcan, son çıkarılan 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) bunun tam da ikrarı niteliğinde olduğunu bildirdi.

"18 bin 632 kişinin ihraç edildiği bu KHK gider ayak çıkardılar" denildiğini belirten Tezcan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gider ayak çıkarmadılar, gelirken çıkardılar. Gittikleri yok. Aynı rejim yeni görüntü adı altında başlarken gider ayak değil, gelir ayak çıkardı. Bununla başlıyor yeni döneme. Kendisinin tarif ettiği yeni döneme hukuku askıya alan, savunma hakkını tanımayan KHK'ler rejimi ile başlıyor. Aslında bu önümüzdeki süreçte Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle nasıl bir Türkiye yaratılmak istendiğinin açık bir ifadesidir, delilidir."

Hükümette yer alan bazı siyasilerin "FETÖ'yü temizledik, FETÖ ile mücadele bitti" dediklerini vurgulayan Tezcan, "Peki temizlediysen 18 bin 632 ihraç, OHAL kararnamesi ihtiyacı nereden çıktı?" diye sordu.

Tezcan, gelecek dönemde hem askeri darbe hem sivil darbe heveslilerinin karşısında kararlı bir beraberlik içerisinde mücadele yürütülmesi gerektiğini aktardı.

"HOŞ GÖRÜN"

ODTÜ'de mezuniyette açılan pankartlara da değinen Tezcan, olayla ilgili gözaltına alınan 6 öğrencinin birinin serbest bırakıldığını bildirdi. Tezcan, "En seçkin evlatlarımızı mizahi dille yaptıkları demokratik protesto eylemi nedeniyle gözaltına alıyorsunuz. Onlar genç olmanın, üniversite öğrencisi olmanın gereğini yapıyorlar. Siz de Cumhurbaşkanı olmanın gereğini yapın, Cumhurbaşkanı gibi olun, Cumhurbaşkanı gibi Cumhurbaşkanı olun. Bu protestolarla karşılaşmayın ya da karşılaşırsanız hoş görün, hoş görmesini bilin" dedi.

Tezcan, daha önceden beraat kararı verilmiş pankartlar nedeniyle bugün yeniden soruşturma açan savcılar bulunduğunu kaydetti.

İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili hala tahliye kararı verilmemiş olmasını "vahim bir tablo" olarak niteleyen Tezcan, bu konuda anayasa hükmünün açık olduğuna işaret etti.

Berberoğlu'nun mazbatasını almış olmasına rağmen cumartesi günü yemin edemediğini belirten Tezcan, "Yargıdan bugün bu konuda mutlaka bir karar bekliyoruz. Yasamanın faaliyetini önleyecek böyle bir bekleyişin doğru olmadığını düşünüyoruz. Anayasaya uygun olarak Berberoğlu'nun derhal tahliye edilmesi gerekir" ifadesini kullandı.

Parti Meclisi üyesi Eren Erdem ile ilgili de "haksız soruşturma ve tutuklama" kararının devam ettiğini ileri süren Tezcan, şu görüşlere yer verdi:

"Eren Erdem'in yargılama sonunda beraat edeceğinden hiçbir şüphemiz yoktur. Bugüne kadar dokunulmazlığı olmadığı halde kaçmamıştır. İki yıldır dokunulmazlığı olmadığı halde 38 kez yurt dışına çıkıp, girmiş ve kaçmamıştır. Şimdi kaçma şüphesi var diye tutuklanması sadece mizah konusu, bir kara mizah örneği olabilir."

Milletvekillerinin görüşme taleplerinin biriktirildiğini, karşılanmadığını veya çok sınırlı karşılandığını ileri süren Tezcan, "Fiili görüşme engeli yaratıldığını görüyoruz. Bu bir fiili tecrittir. Bunun da derhal sona erdirilmesi gerekir" dedi.

"ÇOK SAYIDA ŞAİBE BUGÜNE KADAR DEVAM ETMİŞTİR"

Tezcan, açıklamasının ardından bir gazetecinin Soma'daki maden faciasına ilişkin bir sorusuna, "Bu davayla ilgili birçok karanlık nokta hala devam ediyor. Soma cinayeti bir iş kazası değil, bir iş cinayetidir. Göz göre göre gelmiştir. Bu davanın üzerinde, hakimlerin üzerinde, mahkemede heyet ve hakim değişiklikleriyle ilgili çok sayıda şaibe bugüne kadar devam etmiştir" yanıtını verdi.

VİDEO: CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MUHARREM ERKEK NTV'NİN SORULARINI YANITLADI