İlişkili Haberler

CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

Toplantı sonrası CHP Sözcüsü Bülent Tezcan düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Tezcan'ın gündeminde CHP Antalya Milletvekili Mustafa Akaydın hakkında FETÖ üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılması vardı.

"Darbenin siyasi ayağını gizlemeye çalışıyorlar. Kendi ilişkilerini örtmenin telaşına düştüler" diyen Tezcan şunları söyledi:

"Somut örnek davalardaki sulandırmalar. Akaydın'ın sözlerinden hoşlanmayabilirsiniz, eleştirebilirsiniz bu başka bir tartışma. FETÖ terör örgütü üyesi diye Mustafa Akaydın hakkında fezleke düzenleniyor. Vallahi de billahi de bunu gördükten sonra benim bunların darbeyle mücadele konusunda samimi olmadıkları kanaatim kat be kat güçlendi. Bunlar bu soruşturmaları özellikle sulandırmak istiyorlar. Aklıma geliyor acaba arkada başka kripto tuzak mı var bunlara? Kripto FETÖ'cüler mi tuzak mı kuruyor bunlara. Yarın bunu derlerse şaşırmayın. Bizi kandırdılar diye bir kere daha özür dileyebilirler. Böyle ciddiyetsizlik olur mu? Bizim korkacak bir şeyimiz yok.

"YENİ BİR KUMPAS TARTIŞMASININ İÇİNE GİRİLDİ"

Türkiye'nin yeni bir kumpas tartışmasının içine girdiğini savunan Bülent Tezcan, "CHP'ye dönük bir kumpas girişimi var. Bu kumpas girişimi teşhir edildi. Suçüstü yakalandılar." ifadesini kullandı. Tezcan, şöyle konuştu:

"Ortada olmayan suçla Enis Berberoğlu'nu rehin alan anlayış, onun üzerinden Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'ye yönelmeye çalıştı. En son AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan baklayı ağzından çıkardı ve Genel Başkanımızı, CHP'yi, aslında bütün Türkiye kamuoyunu tehdit etti. Genel Başkanımıza, CHP'ye dönük tehdit sadece bize yönelik tehdit değil, bütün muhalefete yönelik bir tehditti. Bizde bu tehdide pabuç bırakmayacağımızı söyledik, söylemeye devam ediyoruz. 'Tavsiye etmeyiz' dedik. 'Mahkemeye, savcılara talimat veripte Anamuhalet partisi genel başkanını, CHP gibi dünyanın 4 köklü partisinden birisinin genel başkanını, ilk seçimde Türkiye'de seçimleri kazanacak partinin genel başkanını bir kumpas davasıyla susturamazsınız' dedik. Susturamayacaklar, konuşmaya devam edeceğiz."

Bu tür kumpasları çok iyi tanıdıklarını vurgulayan Tezcan, Erdoğan'ın, "Cezaevinden bana haber geliyor" dediğini aktardı.

ENİS BERBEROĞLU'NUN AÇIKLAMASI

Cezaevinden Enis Berberoğlu'nun açıklama yaptığını belirten ve bu açıklamayı gösteren Tezcan, şu değerlendirmede bulundu:

"Cezaevinden haberin babası geldi. Enis Berberoğlu açıklama yaptı, 'Bu söylenenlerin hepsi iftiradır. Ortada bir suç yoktur. Benim de herhangi bir şekilde olmayan bir suçla ilgili kimseye iftira atma gibi bir şey söz konusu değildir. Rivayetlere dayalı konuşmayın' dedi. Daha ne açıklaması istiyorsunuz. Olayı Enis Berberoğlu'nun ailesine kadar götürüp bir psikolojik savaş başlatmaya çalıştılar. Yakışıksız bir savaş. Ne Sayın Enis Berberoğlu'nu onlara yem edeceğiz, ne CHP'yi, ne de CHP Genel Başkanını yem edeceğiz. Çünkü bu Türkiye'de demokrasiyi yem etmek demektir. Demokrasiyi yem etmeyeceğiz. Otoriter bir diktatörlüğe demokrasiyi yem etmeyeceğiz."

"BALTAYI TAŞA VURDULAR"

Kumpasın 3 ayrı şifresi olduğunu, bunları da suç uydurma, rehin alma ve hedef gösterme olarak açıklayan Tezcan, iktidarın bunu daha önce FETÖ ile beraber yaptığını savundu.

CHP'ye gelince "baltayı taşa vurduklarını" belirten Tezcan, "Yalan haberlerle kumpası köpürten operasyonel bir gazetecilik anlayışı ortaya çıktı. Bu operasyonel gazeteceğin genel yayın yönetmeni AK Parti Genel Başkanı Erdoğan olmuştur." açıklamasını yaptı.

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal'ın bugün yazılı bir açıklama yaptığını anımsatan Tezcan, "Tekrar etmeye gerek yok. Telaş ettikleri belli, baltayı taşa vurduklarını fark ettikleri de belli ama ilginç bir şey var. Hakaret, tehdit, iftira ve küfür içeren sözlerle provokatif davrandığımızı söylüyor. Milletin vicdanına sesleniyorum; Konuşmaları dökün, dinleyin. Hakaret eden kim, küfür eden kim, provokatif davranın kim?" diye konuştu.

Kendilerinin hiçbir zaman FETÖ'nün gemisine binmediğini savunan Tezcan, "Ama siz devlet gemisini FETÖ'ye teslim ettiniz sonrada o gemiye tayfa oldunuz" dedi.

"SORUŞTURMA SULANDIRILIYOR"

Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Ethem Ulutaş ve Emre Kekeç isimli iki gence darbe sabahına karşı sela okunması meselesinden müezzinle tartışmalarından dolayı 12,5 yıl hapis cezası verdiğini hatırlatan Tezcan, bu tür kararların da yine soruşturmayı sulandırma amaçlı olduğunu dile getirdi.

ÖSYM'YE TEPKİ

Bülent Tezcan, sınavlardaki yanlış hesaplamalar yüzünden ÖSYM'yi de eleştirdi.

Yenikapı'da açıkladıkları 12 maddeden birinin liyakat sisteminin yeniden hayata geçirilmesi olduğunu hatırlatan Tezcan, "ÖSYM'de sınav usulsüzlüğü üzerine nerdeyse ihtisas yapacaklar" ifadesini kullandı.

"ZAM DEĞİL SADAKA"

Memurla toplu sözleşme görüşmelerine de değinen Tezcan, hükümetin memura zam değil, sadaka önerdiğini savundu.

Tezcan, "Yüzde 3+3 önerisi sadakadır. Biz seçim bildirgesinde de söyledik, büyüme varsa çalışanlara pay verceksin, zenginliği paylaştıracaksın, Türkiye'de bir durgunluk var, durgunluğu gidermek için memurun hakettiğini niye vermiyorsunuz?" diye konuştu.

Aynı durumun esnafla ilgili de geçerli olduğunu belirten Tezcan, esnafın borcunu sürekli yapılandırmanın bir çözüm olamayacağını, mutlaka yapısal önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

"DARBEYE SİZDEN ÖNCE BİZ KARŞI ÇIKTIK"

Tekrardan Mahir Ünal'ın açıklamasına değinen Tezcan, sözlerini şöyle sürdürdü;

"Bizim bildiğimiz bir tane yol vardır, o yol da sandıkta iktidarı değiştirmektir. Onun için 15 Temmuz darbe girişimine karşı sizden önce biz gittik Meclis'e. Onun için sizden önce biz darbecilere karşı çıktık. Onun için bu bir siyasi mesele değildir, bu bir demokrasiyi savunma meselesidir dedik. Ama siz bu mücadele birliğini bu ruhu bozdunuz, bundan bir fırsatçılık çıkararak 20 Temmuz OHAL darbesine Türkiye'yi teslim ettiniz. Bütün bu hukuksuzluklara Türkiye'yi layık gördünüz. Sayın Mahir Ünal iyi dinlesin beni; Sandık önümüzde, geliyor. İlk sandıkta Türkiye'yi bu açmaza sürükleyen, gerilimin içine sokan, çalışanları sadakaya muhtaç eden AK Parti hükümetinden inşallah milletin oylarıyla kurtulacağız. Türkiye, CHP iktidarında bu sorunları huzur içinde çözecek. Huzurlu bir Türkiye'yi vadediyoruz."

"GÖRÜNTÜLERİ BÜTÜN TÜRKİYE İZLEDİ"

Açıklamalarının ardından soruları yanıtlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'a, Ünal'ın açıklamasında bazı sorular yönelttiği hatırlatılarak, "Bu sorulardan birinde 'Sayın Kılıçdaroğlu 'Bu görüntüleri ben de seyrettim’ diyor. Görüntüleri size kim getirdi? Görüntüleri nerede, ne zaman, kimlerle izlediniz? Görüntüleri yalnız mı yoksa başkalarıyla mı izlediniz? İzlerken yanınızda kimler vardı? Sayın Kılıçdaroğlu’nun 17 Mayıs 2015’te Zaman gazetesine yaptığı ziyaretle bu görüntüler arasında ilişki var mıdır?' diyor. Nasıl yorumlarsınız?" sorusu yöneltildi.

"Bu sözlerin hepsi kurulmak istenen kumpasın şifreleridir" diyen Tezcan, şu yanıtı verdi:

"Mahir Ünal bunları kendi mi yazdı, birisi mi yazdırdı, ona mı verdi, bunları bilmiyorum. Sayın Genel Başkanımız, anamuhalefet partisi genel başkanıdır, herkesle görüşür, konuşur. Bizim başından beri söylediğimiz şey açıktır. Ortada bir suç yoktur. O fiilde suç değildir, o fiili Enis Berberoğlu'nun işlediğine ilişkin bir delil de yoktur ama bütün bunlara rağmen bir kumpas harekatı başlatılmış, bu görüntülerin izlenmesi üzerinden gelmeye çalışıyorlar. Görüntüleri bütün Türkiye izledi. Başka bir şey daha söylemiş, 'kumpas deyince bizim aklımıza kaset kumpası gelir' diye. Doğru söylüyor. Akıllarına başka bir şey gelmiyor. O kaset kumpasının arkasında hangi siyasi iradenin olduğunu biliyoruz. O siyasi irade o gün çıktı, miting meydanlarında, 'özel değil, genel bu genel' diye bağıran kimdi ben miydim? Sizin genel başkanınızdı. MHP'lilere, CHP Genel Başkanına kaset kumpasları yaparken, o kaset kumpaslarını siyaseten meydanlarda kullanan biz miydik, siz miydiniz? Her şey meydanda. İnsanın aklına yaptığı gelir, bizim aklımıza gelmiyor."