Son günlerde siyasetin ana gündemi, yeni anayasa ve başkanlık sistemi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, konuyla ilgili NTV'nin sorularını yanıtladı.

AK Parti tarafından sunulan başkanlık sisteminin diktatörlüğe yol açacağını ifade eden Vural, MHP olarak güçlendirilmiş parlamenter sistemden yana olduklarını söyledi.

"Başkanlık sistemiyle istenilen nedir? Adalet ve Kalkınma Partisi'nin parlamentoya sunduğu başkanlık sistemi nedir, vatandaşa ne getirecek?" diye soran Vural şunları kaydetti:

"Şimdi ABD'den atıf yapılıyor. 20 gelişmiş ülkenin sadece 3 tanesi başkanlık sistemiyle yönetiliyor. ABD'de de federal yapı içerisinde birlik haline gelmiş bir yapı var. Almanya'da da federal bir yapılanma var. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin önerdiği sistem tek adamcı bir sistem.

Yargıya hakim olacak çoğunluk iradesidir. TBMM milletin tamamını temsil ediyor. Çoğunluk iradesiyle seçilen bir başkan ise parlamentoyu fesh edecek yetkiye sahip. Bunların hepsi diktatörlüğe yol açacak hususlar. O bakımdan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin demokrasiyi daha fazla özümsüyerek meseleye bakmasını öneriyorum. MHP olarak önerdikleri başkanlık sisteminin demokrasiden uzak bir yapılanmanın eseri olduğunu düşünüyoruz.

Bu vatandaşın işe, aşa ihtiyacı var. Parlamenter sistem etkin olmayabilir, daha etkin bir sistem kurmalıyız. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi ön plana getireceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu eksende bir çalışma içerisine girmesini tavsiye ediyoruz."

"KİMSENİN İÇİNE SİNMİYOR"

Özgür Özel ise Başbakan Davutoğlu'nun başkanlık sistemini istemediğini savundu.

"AKP açısından başkanlık sistemini tartışmaya açmak, olmazı tartışmaya açmak demek" diyen Özel, başkanlık sisteminin kimsenin içine sinmediğini ifade etti ve şöyle devam etti:

"550 tane milletvekili sandıktan çıkarken bu parlamentoda görev yapmak için çıktı. Şimdi siz vatandaştan aldığınız emanete rağmen diyeceksiniz ki, 'sen doğru bir şey yapmadın bana yetki vermekle, ben yetkili Recep Tayyip Erdoğan'a devretmek üzere bir değişiklik yapıyorum.

Bunu da senin adına yapıyorum.' Bunu siyasetin doğasıyla bağdaşan bir yanı yok. Bir başbakan var. Öyle veya böyle hükümeti kurmakla görevlendirildi. Şimdi birileri diyor ki 'sen o yetkiyi bana ver.' 

Ayrıca parlamenter sistemi, Sayın Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 13 yıllık iktidarı dejenere etti. Bunu birkaç hususuyla yaptı. Kuvvetler ayrılığını ayaklar altına aldılar."