Çiçek: Ek düzenleme için çalışma yapacağız

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Cumhurbaşkanı'nın askere sivil yargı yolunu açan yasayla ilgili ek düzenleme talebi üzerinde çalışma yapacaklarını söyledi.

NTV Haber 14.07.2009 - 17:24

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısı yaklaşık 3 saat 20 dakika sürdü.

Toplantının ardından Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek açıklama yaptı. Çiçek, Nabucco projesi ile ilgili, "Bu proje Türkiye'nin AB konusunda vazgeçilmezliğinin göstergesidir. Bu proje Türkiye'nin güvenlik katsayısının da çok açık göstergesidir. Eğer Türkiye güvenli bir ülke olmasaydı, gelecek güvencesi olmasaydı, kimse bu yatırımı buraya yapmazdı." dedi.

Türkiye-AB ilişkisiyle ilgili olarak önceliklerin başında yargı reformu stratejisinin bir an önce sonuçlandırılmasının geldiğini belirten Çiçek "Yargı reformu strateji belgesi ilgili taraflara da gönderilecek." dedi.

Çiçek, Kurul toplantısında teşvik sistemi ve fındık stratejisi konusunda görüşmelerin yapıldığını söyledi.

ASKERE SİVİL YARGI YOLU YASASI
Cemil Çiçek, gazetecilerin, askerlere sivil yargı yolunu açan kanunla ilgili olarak CHP'nin Anayasa Mahkemesine başvurduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bazı tavsiyelerinin olduğunu belirtmesi ve bu konunun Bakanlar Kurulu'nda ele alınıp alınmadığının sorulması üzerine şunları söyledi:

''Bir yasal düzenleme yapılmıştır. Yasal düzenleme yürürlüğe girmiştir ve ana muhalefet partisi sıfatıyla CHP konuyu Anayasa Mahkemesine götürmüştür. Bu  onların Anayasa'dan doğan haklarıdır, buna saygı duyarız. Konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesi yapılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırılığıyla ilgilidir.

Bu vesileyle şunu belirtmek isterim, eğer bir konunun usulü, yöntemi belliyse sorunu çözecek makamda belliyse o zaman telaş etmeye hiç gerek yok.

Günlerce bu yasa tasarısını ve sonra da yasayı tartıştık. Özellikle yasa yürürlüğe girdikten sonra tartıştık. Kesinlikle ifade edelim, kimsenin konuyu şuraya, buraya saptırmasına gerek yok. Bu yasa, ilgili madde, muhalefetin de desteğiyle ve oylarıyla çıkmıştır. Sonradan farklı... 'Efendim önergenin altında imzamız yoktu, vardı' tarzında konuyu başka istikametlere götürmenin hiçbir anlamı yok.

Yasanın bu maddesi geçerken acaba muhalefet itiraz etti de kayıtlara mı geçmedi? Önergenin gerekçesine baktığımızda hiç kimsenin konuyu şu veya bu istikamette saptırmasına da gerek yok. Ve de çok açık olarak bu madde düzenlemesinin neden yapıldığı, neyi içerdiği orada da belli. Dolayısıyla hem oy verip hem biraz piyasa hareketlenince 'Efendim, önergenin altında imzamız vardı, yoktu' tarzındaki beyanlar bence çok doğru değil.

Oy birliğiyle çıkmış bir madde şimdi, 'Anayasa'ya aykırıdır' deniliyor. Tabiatıyla denilebilir, konu Anayasa Mahkemesine gitmiştir. Anayasa Mahkemesi konuyu kendi yönünden değerlendirecek, sonuçta bir karar verecektir. Ne karar verecekse tabiatıyla ona göre de bunun gereği yapılır.''

EN YÜCE MAKAMDAN TAVSİYE GELDİYSE...
Çiçek, ''Sayın Cumhurbaşkanımız yasayı onaylarken bu noktada da kamuoyunda bir yanlış değerlendirme oldu. (Şartlı onaydır, vesairedir) diye. Bu ilk defa olan bir şey değil. Parlamento hukukunu bilen, parlamentonun geçmişini bilen, geçmiş cumhurbaşkanlarının uygulamalarını bilen, hele hele bu konuyu gündeme getiren arkadaşımızın partisinin görevde olduğu dönemlerde eski cumhurbaşkanlarımız yasayı onaylamış ama buna karşılık (Bazı konularda da düzenleme yapılması uygun olur) diye tavsiyede bulunmuştur'' diye konuştu.

Bir düzenleme yaparken bilim adamlarının görüşlerinden, yazılanlardan, söylenenlerden istifade ettiklerini belirten Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''En yüce makamdan bir tavsiye geldiyse (Şu konularda da bir inceleme yapılması, bir değerlendirme yapılması) deniliyorsa biz bunu önemseriz ve bunun gereğini de yapmaya gayret ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız yasayı onaylarken özellikle disiplin hukuku ve hukuki güvenceler diye ifade edilen iki konuda düzenleme, çalışma yapılmasını bize, hükümete bildirmiştir. Dolayısıyla biz de şimdi bu konuyla ilgili bir çalışmayı yapacağız. Zaten daha evvel de bu konuda açıklamayı yaptık.

Bu düzenleme yapılırken, Sayın Cumhurbaşkanımız onayladığında henüz konu Anayasa Mahkemesine intikal etmemişti. Demek ki biz bir taraftan çalışma yapacağız ama öbür taraftan da Anayasa Mahkemesi konuyla ilgili bir değerlendirme yapacak. Ümit ederiz bu tereddütleri ortadan kaldıracak ve yapılan tavsiyenin de gereğini yerine getirmek üzere bu çalışmayı birlikte yapmış olacağız.''

Bir gazetecinin ''Siz yeni düzenlemeler yaparken Anayasa Mahkemesindeki sürecin sonucunu beklemeyi düşünüyor musunuz? Yoksa TBMM'nin açılmasıyla birlikte düzenlemeyi sevk edecek misiniz?'' sorusu üzerine Çiçek, ''Önümüzde belli bir zaman var. Biz çalışmaya başlayalım, netice itibarıyla yapılmak istenen şey, tereddütleri ortadan kaldırmaktır. O mahkeme kararı Anayasa'ya aykırı olur mu, olumlu veya olumsuz nasıl bir karar çıkar onu şimdiden kestirme imkanımız yok ama biz kendi yönümüzden çalışmayı başlatmış oluyoruz, o kadarını söyleyeyim'' yanıtını verdi.

Çiçek, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak da, ''Eğer 2009 yılı sonuna kadar bir kalıcı çözüm bulunamaz ise bunun sorumlusu Türkiye değildir, KKTC değildir'' dedi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...