Çiçek: Taslak da madde sayısı artabilir

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, hazırladıkları Anayasa değişikliği taslağına gelebilecek teklifleri değerlendireceklerini belirterek, madde sayısının biraz daha artabileceğini söyledi.

Haberler - Anadolu Ajansı 24.03.2010 - 15:57

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ile gazete ve televizyonların yöneticilerine Anayasa değişikliği paketi hakkında bilgi verdi.

Toplantı sonunda gazetecilere açıklamada bulunan Çiçek, Anayasa değişikliği taslağının kamuoyu bilgisine açıldığını belirterek, bu kapsamda siyasi partileri, meslek örgütlerini ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettiklerini, yarın ve cuma günü de ziyaretlerin devam edeceğini söyledi. Tartışmalarda vatandaşın doğru bilgi sahibi olması ve değerlendirmelerini sağlıklı yapabilmesi açısından basın mensuplarına ve yöneticilerine bilgi sunmayı tercih ettiklerini anlatan Çiçek, önemli bir katılımın olduğu toplantının faydalı geçtiğini kaydetti.

Çiçek, toplantıda taslağın içeriğiyle ilgili bilgi sunduklarını ifade ederek, şöyle konuştu;

''Biz doğru bilgiyi verelim, yorum kendilerine aittir. Verilen katkılardan önemli ölçüde istifade ettik. Bunu bir nezaket cümlesi olarak da söylemiyorum. Kendi taslağımızı bu eleştirilerin, soruların, katkıların ışığında değerlendireceğiz ve bu arayışın içinde olarak kuruluşları ziyaret ediyoruz. İstiyoruz ki, metin, ilave, katkı ve değişiklikler en iyi noktaya getirilsin. Arkadaşlarımız yayınları takip ediyor, televizyonlardaki açık oturum ve mülakatlar takip ediliyor, önümüzdeki günlerde en son şeklini verip, fazla da geciktirmeden bu konuyu TBMM'ye teklif olarak sunmayı düşünüyoruz.''

Çiçek, bir gazetecinin ''Öneriler doğrultusunda bir değişiklik gündeme gelebilir mi?'' sorusuna şu yanıtı verdi;

''Henüz somut olarak bize intikal eden bir husus yok. Yapılan açıklamalar daha çok siyasi açıklamalar, teklif niteliğinde açıklamalar değil. Bizim beklentimiz, teklif niteliğindedir. Ortada hukuki bir düzenleme vardır. Çünkü Anayasanın siyasal yönü olsa da özü itibariyle bir hukuki düzenlemedir. Hukuki düzenlemenin hukuk çerçevesinde, hukuk kavramlarıyla, hukuki dayanaklarıyla ortaya koyup tartışmak yerine alışageldiğimiz ve en kolay ve çabuk yaptığımız, bir türlü de yeteri kadar da faydasını göremediğimiz bir siyasi zeminde bunu tartışırsak faydalı olmaz. Bizim beklentimiz bu manadadır.

Şu ana kadar meslek örgütlerimiz siyasi partilere nazaran daha önde görünüyor. Onlar bu taslakta 'Şu maddeler de olsa daha iyi olur' diye düşüncelerini ifade ediyorlar. Bir hukuki düzenleme yapılırken, siyaset söylemi saygı değerdir, ama hukuki teklifler bu metne daha fazla katkı sağlar.''

Bir gazetecinin Anayasa metninin referanduma sunulması halinde tümünün değil, madde madde oylanması yönünde bir öneri bulunduğunu anımsatarak, bu yönde bir değişiklik düşünüp düşünmediklerini sorması üzerine Çelik, ''Bunlar söylenebilir, daha o noktaya gelmedik. Bu bize değil, TBMM'ye ait bir yetkidir. Meclise ait yetkiyle ilgili bir şey söylemem'' dedi.

PAKETİN YETERSİZ OLDUĞUNU BİLİYORUZ
Çiçek, ''Paketin yetersiz olduğu yönünde de eleştiriler var. Bunlara katılıyor musunuz?'' sorusuna şu karşılığı verdi;

''Biz de katılıyoruz. Aslında parti olarak ve kişisel olarak da görüşümüz, beş madde dışında yepyeni bir Anayasanın yapılmasıdır. Biz çıtayı öyle koymuştuk. Geçmişe bakıldığında yeni bir Anayasa talebi sadece bizim talebimiz değil. Birçok meslek örgütünün ve siyasi partinin de talebi. Bu taslağa karşı olumsuz tavır içerisinde olan siyasi partilerin de böyle bir talebi, metinleri var, ama bir polemik konusu olsun istemediğim için böyle yanıt veriyorum. Çıtayı böyle çıkardığımızda getirilen her teklif tabiatıyla eksiktir. Gelebilecek teklifleri de değerlendireceğiz, muhtemeldir ki, madde sayısı biraz daha artabilir.''

Bir gazetecinin ''Taslağa türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin bir madde de eklenebilecek mi?'' sorusu üzerine Çiçek, ''Mevcut metinde ne varsa onun üzerinden gidiyoruz'' dedi.

DOKUNULMAZLIK BİR DÜZENLEME GEREKTİRİR
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, ''Dokunulmazlık konusu da metne dahil edilip sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılabilir mi?'' sorusu üzerine şunları söyledi;

''Eğer konu, dokunulmazlık olarak düşünülecekse, bu başlı başına bir düzenlemeyi gerektirir. Bununla ilgili geçmişte yapılan açıklamalar var. Dokunulmazlık aslında Anayasal ifadesiyle yasama sorumsuzluğudur. Dokunulmazlık dediğimiz dışarıdan bir algılamadır. Dokunulmaz dediğiniz kişilerin de dokunulmadık yanı da kalmamıştır, onu da ifade edeyim. Hep milletvekilleri gündeme gelir. Geçen dönem mecliste olanların yarıdan fazlası bu dönem parlamentoda yoktur. 2002 seçimlerine baktığınızda 550 kişilik parlamentodan neredeyse 490 tanesinin dokunulmazlığı yoktur. Millet seçmemiştir ya da seçilememiştir ya da aday olmamıştır. Bunlarla ilgili yargı gereğini yapıyor.

Ancak Anayasanın kendi içinde bir dengesi var. Dokunulmazlık konusu denilen konu, bir soruşturma ayrıcalığıdır. Bu soruşturma ayrıcalığı sadece yasama organı mensuplarında değil, yürütme organında da var, yargıda da var. Bunun tümünü birden ele almak gerekecektir. Bu safhada sadece yasama organı ile ilgili talep dışında 'Yürütme ve yargınınkini de düzenleyelim' tarzında bir talep hiçbir yerden gelmiyor. Biz şimdi ortak noktaları bularak bir düzenleme yapmaya çalışıyoruz. Onun için mevcut metne de bunları koymadık.''

Sayfa Yükleniyor...